görmemiştim ile cümle
görmemiştim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Böyle bir şey hiç görmemiştim. Siz gördünüz mü?מעולם לא ראיתי דבר כזה. אתם ראיתם?
Böyle bir şey hiç görmemiştim. Siz gördünüz mü?انا لم ارى مثله هل رأيتم أنتم؟
Böyle bir şey hiç görmemiştim. Siz gördünüz mü?普通は動物を囲い込んで内側に電気をかけますね
Böyle bir şey hiç görmemiştim.Soha nem láttam ilyet.
Böyle bir şey hiç görmemiştim.Δεν το έχω ξαναδεί ποτέ.
Böyle bir şey hiç görmemiştim.Не бях виждал подобна преди.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Ada beberapa yang belum pernah aku lihat.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Czegoś takiego nigdy przedtem nie widziałem.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Da ist Zeug dabei, das hab' ich noch nie gesehen.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Hay materiales que nunca habia visto.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Her er ting, jeg aldrig har set før.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Il y a des trucs que j'ai jamais vus.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim. Pekala.Ci sono delle cose che non ho mai visto prima.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim. Pekala.Dit spul heb ik nog nooit gezien.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim. Pekala.Fúrjuk át!
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim. Pekala.Här finns sånt jag aldrig sett förut.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim. Pekala.Tässä on jotain, mitä en ole ennen nähnyt.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim. Pekala.Teh stvari še nisem videl.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim. Pekala.Τέτοια μέταλλα δεν έχω ξαναδεί.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim. Pekala.Има материал, какъвто не съм виждал.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Sunt chestii pe care nu le-am mai văzut.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Tyhle horniny neznám.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.Има материал, какъвто не съм виждал.
Bunun gibi bir şey hiç görmemiştim.هناك أشياء هنا لم أشاهدها من قبل
Bunun yanındaki metan. Daha evvel hiç metan volkanı görmemiştim.근처에는 메탄이 있습니다. 저는 메탄으로 이루어진 화산을 한번도 보지 못했습니다.
Bunun yanındaki metan. Daha evvel hiç metan volkanı görmemiştim.Никога не бях виждал вулкани от метан.
Bunun yanındaki metan. Daha evvel hiç metan volkanı görmemiştim.ליד זה היה מתאן. מעולם לא ראיתי הרי געש שפולטים מתאן.
Bunun yanındaki metan. Daha evvel hiç metan volkanı görmemiştim.وقريباً من تلك الأحواض وجدنا غاز "الميثان". لم أرى في حياتي براكين من الميثان.
Bunun yanındaki metan. Daha evvel hiç metan volkanı görmemiştim.溶岩でなく、ものすごく大きいメタンの泡が
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Ele nunca viu uma rapariga pouco aqui antes, um 'ele está empenhado em achando tudo sobre ti.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.El nu a văzut un pic târfă aici înainte, un "el aplecat pe findin" despre toate tine.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.그는 전에 약간의 하층 계급의 여자를 본 적이 없어요, 모두에 대해 '그는 findin에 구부 러의'
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Hän ei ole koskaan nähnyt pikku piika täällä ennen, "hän taivutettu findin" kaikki noin sinua.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Han har aldrig sett en liten jänta här tidigare, en "han är böjd på findin 'reda på allt om dig.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Il n'a jamais vu une fille peu ici avant, un "il est déterminé à findin" tout sur toi.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Je to nikdy neviděl něco holka tady dříve, "on je zaměřený na findin" všechny kolem tobě.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Je to nikdy nevidel niečo dievča tu skôr, "on je zameraný na findin" všetky okolo tebe.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Non ha mai visto una fanciulla poco qui prima, un 'lui è deciso a Findin' fuori tutto te.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.On nigdy nie widział trochę dziewucha tu wcześniej, "że jest nastawionych na findin" się wszystkiego o ciebie.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.On nikoli ni videl malo wench tukaj pred tem, "je bil ukrivljen na findin" vse okoli tebi.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Que nunca ha visto una chica poco aquí antes, un 'está empeñado en findin' todo sobre te.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.Ποτέ δεν έχει δει μια μικρή πόρνη εδώ πριν, μια "αυτός είναι αποφασισμένοι να findin" τα πάντα για εσένα.
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.הוא אף פעם לא ראיתי חתיכה קטנה פה, "הוא נחוש שתמצא" הכל על
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.وقال انه لم يشاهد فتاة صغيرة هنا من قبل ، وهي "ليعكف على findin' خارج كل شيء
Burada daha önce küçük bir zamparalık görmemiştim, tüm ilgili 'o bulduğun bükük' sana.汝。股関節の何から何かを隠そうとしてする必要はない
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Car les gens voient ça et se disent -- Je ne savais pas que cela existait -- et ils le remarquent.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.För att folk såg den och sa -- jag visste inte att den där fanns -- och så lade de märke till den.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Ich wusste gar nicht, dass es ihn gibt - dass sie ihn bemerkt haben.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Karena orang melihatnya lalu bilang -- saya baru tahu ada film itu-- dan mereka menyadarinya.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Ker so ga ljudje videli in rekli -- nisem vedel, da obstaja -- in so ga opazili.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.사람들의 주목을 끌게 되는거죠 "저게 나왔던건가? 내가 왜 못봤지?" 이런 식으로 시선을 잡아 끌게 됩니다.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Lidé to viděli a řekli -- Netušil jsem, že to tady bylo -- a zaznamenali to.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Mert látták az emberek és ezt mondták - Nem is tudtam, hogy van - és észrevették.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler."Não sabia que isto existia" e repararam nele.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Omdat mensen het zagen en zeiden -- ik wist niet dat het er was -- en het viel hun op.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Pentru ca oamenii il vad si spun - nu stiam ca asta era acolo - si il observa.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Perché la gente l'ha visto e ha detto - "non sapevo cosa c'era - e l'ha notato.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Ponieważ ludzie to zobaczyli i stwierdzili - nie wiedzieliśmy, że to tu było - i dostrzegli to.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Porque la gente la vio y dijo, "No sabía que eso existía", y se dieron cuenta.
Çünkü insanlar onu gördü ve dedi ki-- Bunun burda olduğunu görmemiştim-- ve onu farkettiler.Vì mọi người nhìn thấy và thốt lên -- Tôi không biết là nó đã được phát hành -- và họ chú ý đến nó.