görmemişti ile cümle
görmemişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sibel Erkan zarar görmemiştir.ゴーベルは負傷しなかった。
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.4月13日以降、彼を見た者はいない。
Klip sonundaki yazıda "Video boyunca hiçbir Robbie zarar görmemiştir" yazıyor.ちなみにその動画の最後には"No robots were harmed in the making of this video" (「この動画の撮影中に傷つけられたロボットはいません」)というテロップが出された。
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.法官說,「我這輩子從未見過這種事」。
İsim Panama hükümeti tarafından rağbet görmemiştir ve Amerika Köprüsü ismi tercih edilmiştir.「塞切尔渡口大桥」这个名字并不受巴拿马政府欢迎,他们更倾向于使用「美洲大桥」这个名字。
Ayrıca çift, "Şovun bu tarafını daha önce görmemiştik ne de özellikle görmek istedik." sonucuna vardı.两人还称,“这正是我们之前没有在节目中看到的一个方面,而且也不怎么想看到。
Saygı sevgi görmemiştir onlar, öldüler mi, adlarını anan olmaz.由於死亡的承辦人並非軍人,當局未有公佈其姓名。
Sibel Erkan zarar görmemiştir.莫西西里本人没有受伤。
Her şeye rağmen “Benzer yıldızlar topluluğu” kavramı astronomi camiası tarafından hemen kabul görmemiştir.星協的概念並沒有立刻被天文學界接受。
Conley ise sözünün arkasında durdu, gerçekten de görmemişti.丁克雖口頭允諾但實際上沒去。
Giresun merkezi, 1397 yılından bu yana düşman işgali görmemiştir.백제는 393년 이후로 관미성을 공격하지 못했다.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.그들 중 일부는 머스킷을 본 적도 없었다.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der."내 생애에서 한번도 이런 비슷한 상황을 목격한 적이 없었다.
Bu sebeplerden dolayı fazla kabul görmemiştir.이에 대한 이유는 아쉽게도 찾지 못하였다.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.여기에는 역시 전문도 질렸고, 1년 정도는 그를 쳐다보지도 않았다.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.מאז לא ראה אותה איש.
Ayrıca çift, "Şovun bu tarafını daha önce görmemiştik ne de özellikle görmek istedik." sonucuna vardı.השניים ציינו כי "זהו צד של הסדרה שלא ראינו בעבר, ולא רצינו לראות".
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.מעולם בחיי לא הכו אותי כך."
Fakat kızı o günden sonra hiç görmemiştir.מאז לא נראתה הילדה.
Sibel Erkan zarar görmemiştir.סיינפלד לא נפגע.
Bu dönemden sonra terk edilmiş, birkaç bin yıl iskan görmemiştir.באופן מפתיע לא נבזז קבר זה במשך אלפי השנים מאז הוקם.
Bunu izleyen diğer iki parçanın videosu, "Paper Bag" ve "Limp" ise çok ilgi görmemiştir.הסינגלים האחרים מהאלבום, "Paper Bag" ו-"Limp", לא זכו להצלחה.
Kariyerinde resmi maçlarda hiç kırmızı kart görmemiştir.Никога не използва истинското си име в състезателната си кариера.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Михаил IV е красив, умен и щедър, но необразован и страда от епилепсия и воднянка.
Daha sonraki yüzyıllarda iskan görmemiştir.Život ni u narednim stoljećima nije bio ništa lakši.
Kariyerinde resmi maçlarda hiç kırmızı kart görmemiştir.Za cijele svoje nogometne karijere nikad nije dobio crveni karton.
Antarktika'nın bazı bölgeleri 2 milyon yıldır yağmur yüzü görmemiştir.Suhe doline na Antarktici bile su bez leda tisućama godina.
Fakat kızı o günden sonra hiç görmemiştir.Nakon toga ga nikad više nije vidjela.
Sibel Erkan zarar görmemiştir.Sibrel nije bio teže ozljeđen.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Od tých čias o ňom už nikto nikdy nepočul.
Fakat kızı o günden sonra hiç görmemiştir.Nevesta ho nikdy predtým ani potom nevidela.
Kendisini Britanyalı olarak görmemiştir.On sám sa cítil byť Čechom.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Klub vlastnil šesť rokov, no svoje straty nebral tragicky.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Henrich VI. bol veľmi inteligentný a prahol po vzdelaní.
Ahlatlıbel gibi bu yerleşim de daha öncesinde ve daha sonrasında iskan görmemiştir.Podobne poplave niso bile zabeležene nikoli poprej, niti kasneje.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Mihael IV. je bil lep, pameten in radodaren, vendar neizobražen in je trpel zaradi epileptičnih napadov.
En sonunda, Peel Komisyonu'nu kabul görmemiştir.Michelson se do konca ni sprijaznil s PTR.
Kariyerinde resmi maçlarda hiç kırmızı kart görmemiştir.Vendar pa sodniki na tem prvenstvu niso pokazali nobenega rdečega kartona.
Lakin kesilen sahneler yüzünden film ABD'de gereken ilgiyi görmemiştir.Mislim, da je super to, da film ni iskal nobenega opravičila fašizma.
Bildirdiğine göre hiçbir sıcaklık hissetmemiş veya alev görmemişti.Ugotovil je, da prisotnost ogljikovega dioksida ne omogoča gorenja ali dihanja.
Eylem olarak fazla etkin olamamış, toplumdan destek görmemiştir.Bil je zelo žalosten, saj ni imel družbe.
Nerva bu saldırıdan zarar görmemişti ancak tamir etmeye çalıştığı otoritesi zarar görmüştür.Nerva nenukentėjo, bet jo autoritetas buvo sugriautas.
Son üç albümdür Chester'ı bu kadar hırslı ve azimli görmemiştim.Ma ei olnud kunagi näinud, et ta oleks olnud millestki nii vaimustatud ja liigutatud.
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Ta ei näinud oma isa kunagi.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.Jeret pole sarjas nähtud.
Adı Goran Ehlme, İsveçli - Goran. Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.Его звали Горан Эльме, и у него был большой опыт работы с морскими леопардами, а я их никогда не встречал.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Aber der Weizen und Spelt ward nicht geschlagen, denn es war Spätgetreide.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Ale pšenica a tenkeľ neboly zbité, pretože boly pozdné.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Ale pšenice a špalda nebyla ztlučena, nebo pozdní byla.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.còn lúa mì và tiểu mạch trổ muộn, nên không bị đập.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.còn lúa_mì và tiểu_mạch trổ muộn , nên không bị đập .
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.De a búza és a tönköly nem vereték el, mert azok késeiek.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.derimod blev Hveden og Spelten ikke slået ned, thi de modnes senere.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.grîul şi ovăzul nu se stricaseră, pentru că erau tîrzii.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.그러나 밀과 나맥은 자라지 아니한고로 상하지 아니하였더라
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.le froment et l`épeautre n`avaient point été frappés, parce qu`ils sont tardifs.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.ma il grano e la spelta non erano stati colpiti, perché tardivi
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.mas não foram danificados o trigo e a espelta, porque não estavam crescidos.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.men hvete og spelt var ikke slått ned, for de kommer senere.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.men vetet och spälten slogos icke ned, ty de äro sensäd.