görmemiş ile cümle
görmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha önce hiç uçak görmemiştim.ホテルに宿泊したこともありませんでした
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Cô ấy nhìn chằm chằm vào anh như thể cô chưa bao giờ thấy anh ta trước khi.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Dia menatapnya seolah-olah dia belum pernah melihatnya sebelumnya.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Dívala se na něj, jako kdyby nikdy ho neviděl.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Elle le regarda comme si elle ne l'avait jamais vu avant.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Hän tuijotti häntä jos hän ei ollut koskaan ennen nähnyt häntä.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Hon stirrade på honom som om hon aldrig hade sett honom förut.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Hun stirrede på ham som om hun aldrig havde set ham før.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.그녀가 전에 그를 본 적이있다면 같은 그녀는 그를 보았다.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Lei lo guardò come se lei non lo aveva mai visto prima.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Ona je strmel vanj, kot če bi bila prej videl.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Patrzyła na niego, jakby nigdy nie widziała go wcześniej.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Pozerala sa na neho, ako keby nikdy ho nevidel.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Se uita la el, ca în cazul în care nu a avut niciodată văzut înainte.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Sie starrte ihn an, als ob sie ihn nie zuvor gesehen hatte.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Úgy nézett rá, mintha még sosem láttam.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Ze staarde hem alsof ze hem nog nooit gezien.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Εκείνη τον κοίταξε σαν να μην τον είχε δει ποτέ πριν.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Вона дивилася на нього, наче вона ніколи не бачила його раніше.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Она уставилась на него, как будто она никогда не видела его раньше.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.Тя се втренчи в него, като, ако тя никога не го бях виждал преди.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.حدقت هي عليه كما لو أنها لم تكن قد رأته من قبل.
Daha önce onu görmemiştim sanki ona baktı.それから彼女はスカーレットなった。それから彼女は、シートのように白くなった。
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.번역 시스템에서 언어가 스스로 번역할 수 없었던 것이 타도에바에서는 서로 연결되어 있어 가능합니다.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Linguages que nunca estariam juntas em um sistema tradicional podem estar conectadas no Tatoeba.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti. Muhteşem, değil mi?Dar de unde ne luăm propoziţiile şi cum le traducem?
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Sprachen, die einander in einem traditionellen System nie begegnen würden, können in Tatoeba verbunden werden.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Sprog, der aldrig ville have været fundet sammen i et traditionelt system, kan forbindes i Tatoeba.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Talen, die nooit samen zouden zijn opgenomen in een traditioneel systeem, komen elkaar nu tegen op Tatoeba.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Езици, които никога не са се срещали заедно в обичайни системи, могат да бъдат свързани в Tatoeba.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Языки, которые никогда не нашли бы друг друга в традиционных системах, могут соприкоснуться в Tatoeba,
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.,שפות שלעולם לא היו מוצאות את עצמן ביחד במערכת מסורתית ,יכולות להתחבר בטטואבה
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.اللغات التي لم تتفاعل فيما بينها عبر نشاط لغوي تقليدي بإمكانها أن تحدث ذلك التفاعل في تاتويبا.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.タトエバでは結びつくことになります。 ね、素敵でしょう?
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Au fost crescute de mame analfabete, care nu au făcut teme niciodată.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Az édesanyjuk, aki felnevelte őket, írástudatlan, aki soha nem írt semmilyen házi feladatot.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Byly vychovány matkami, které jsou negramotné, které nikdy nedělaly žádný domácí úkol.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Foram criadas por mães que eram analfabetas, que nunca fizeram trabalhos escolares.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Han sido educados por madres analfabetas, que nunca jamás han hecho los deberes.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Họ đã được nuôi dưỡng bởi những bà mẹ mù chữ, những người chưa bao giờ làm bài tập về nhà.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.그들은 문맹인 어머니 밑에서 자랐습니다. 학교라고는 구경도 못해본 사람들이죠.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Mereka dipelihara oleh ibu yang buta huruf yang tidak pernah membantu mengerjakan PR
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Sie wurden groß gezogen von Müttern, die Analphabeten sind, die niemals Hausaufgaben gemacht haben.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Sono state allevate da madri analfabete, che non hanno mai fatto i compiti in vita loro.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Vychovali ich negramotné mamy, ktoré si v živote nerobili domácu úlohu.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Ze zijn opgevoed door moeders die ongeletterd zijn, die nooit huiswerk hebben gemaakt.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Έχουν ανατραφεί από μητέρες που είναι αναλφάβητες, που ποτέ δεν είχαν διάβασμα.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Докарани са от майки, които са били необразовани, които никога не са писали домашни.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.Их вырастили неграмотные матери, не знавшие, что такое учить дома уроки на завтра.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.הן גודלו ע"י אמהות אנאלפביתיות, שמעולם לא הכינו שיעורי בית.
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.علماً بان امهاتهن هن اميات لا يعلمن القراءة ولا الكتابة .. ولم يحصلن على اي تعليم
Eğitim görmemiş ve hayatında hiç ev ödevi yapmamış anneler tarafından büyütüldüler.読み書きができず宿題などしたことがありませんでした 世界中の途上国で
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""A legőrültebb az volt az egészben, hogy addig semmit nem láttam azok közül a kenyeret leszámítva."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Ce qui était dingue c'est que je n'avais rien vu de tout ça avant, à part le pain."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Das verrückteste daran war, dass ich nichts von dem kannte, außer dem Brot."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Det galnaste var att jag aldrig hade sett något av allt det där - förutom bröd.
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Điều điên khùng nhất là, Ba chưa bao giờ thấy những thứ đó, ngoại trừ bánh mì."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Drăcia era că nu mai văzusem nimic din astea înainte, cu excepţia pâinii".
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Hal yang paling gila adalah, saya tidak pernah lihat semuanya sebelumnya, kecuali roti."
"En çılgın olanı, ekmek dışında, diğer yiyecekleri daha önce hiç görmemiştim.""Het meest gekke was dat ik dit allemaal nog nooit gezien had, op brood na."