görmem ile cümle

görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kopegi bu resime yerlestiren yaratmaktir, kopegin arka bacaginda bir tavuk gormemizi saglayan yaraticiliktir.Schepping is wat die hond in beeld bracht. Creativiteit doet ons die kip zien op zijn achterwerk.
Kopegi bu resime yerlestiren yaratmaktir, kopegin arka bacaginda bir tavuk gormemizi saglayan yaraticiliktir.Творчеството е поставило това куче в тази картина, а креативността ни кара да виждаме пиле върху задницата му.
Kopegi bu resime yerlestiren yaratmaktir, kopegin arka bacaginda bir tavuk gormemizi saglayan yaraticiliktir.أنت تعرف ، الخلق هو ما وضع هذا الكلب في تلك الصورة ، والإبداع هو ما يجعلنا نرى تلك الدجاجه في مؤخرته.
Kopegi bu resime yerlestiren yaratmaktir, kopegin arka bacaginda bir tavuk gormemizi saglayan yaraticiliktir.クリエイティビティは 犬の後ろ足に ニワトリを見せるものは何かということです クリエイティビティとは 因果関係とも大きく関係しています
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Chúng ta không có vấn đề gì để thấy khối lập phương, nhưng màu đang thay đổi ở đâu?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Ei ole hankala erottaa kuutiota, mutta missä väri muuttuu?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Kita tidak kesulitan melihat kubusnya, tapi di mana warnanya berubah?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?입방체를 보는 데엔 아무런 지장이 없어요. 그런데 어디서 색깔이 바뀌는 걸까요?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Não temos nenhum problema em ver o cubo, mas onde é que a cor muda?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?N-avem nicio problema să vedem cubul, dar unde se modifică culoarea?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Nemáme problém vidět tu kostku, ale kde se mění ta barva?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Nimamo težav videti kocko, a kje se spremeni barva?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Nincs semmi problémánk a kocka felismerésével, de hol változnak meg a színek?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Non abbiamo nessun problema a vedere il cubo, ma dove cambia il colore?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?No nos cuesta ver esto en absoluro, pero ¿dónde cambia el color?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?On peut voir le cube sans difficulté, par contre le changement de couleur ?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Sześcian widzimy bez problemu, ale gdzie zmienia się kolor?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?We kunnen de kubus zo zien, maar waar verandert de kleur?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Wir haben keine Mühe, den Würfel zu sehen, aber wo ändert sich die Farbe?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Δεν έχουμε κανένα πρόβλημα να δούμε τον κύβο, αλλά που είναι η αλλαγή χρώματος;
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Без проблем виждаме куба, но къде се променя цвета?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?Мы без проблем видим куб, но где границы перехода цвета?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?אין לנו שום בעיה לראות את הקוביה, אך היכן משתנה הצבע?
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?ليس لدينا مشكلة في رؤية المكعب , و لكن أين تغير اللون ؟
Küpü görmemizde bir sorun yok, ama renk değişimi nerde?あなたの脳が ここに小さな画家達を送り込んだのでしょうか?
Kuzey. Onu görmem lazým. Kuzey diye birini tanýyor musunuz siz?Θα παντρευτούμε.
Kuzey. Onu görmem lazým.Познавате ли някой Кузей?
Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.Dia memiliki banyak pengalaman dengan anjing laut tutul yang belum pernah saya lihat.
Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.그리고 그는 레오파드 바다표범과 많은 경험이 있습니다. 저는 한번도 못봤고요.
Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.Ma doświadczenie z lampartami morskimi.
Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.Má spoustu zkušeností s tuleni leopardími, já jsem nikdy žádného neviděl.
Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.ויש לו ניסיון רב עם הידרורגות נמריות. אני מעולם לא ראיתי אחת.
Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.ولديه خبرة واسعة فيما يخص فهود البحر .. ولم اكن من قبل قد شهدت واحداً منها
Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.小さなゴムボートで入り江に入っていくと
Luke'un odayı temizlediğini görmemiş ve öfkelenmişti.그래서 청소를 두번 씩이나 한겁니다. 아버지가 화가 나 있는 걸 알았기 때문이죠.
Luke'un odayı temizlediğini görmemiş ve öfkelenmişti.Luka prvýkrát nevidel a bol nahnevaný.
Luke'un odayı temizlediğini görmemiş ve öfkelenmişti.Luke nicht beim ersten Mal gesehen hatte und der Vater sauer war.
Luke'un odayı temizlediğini görmemiş ve öfkelenmişti.לא ראה את לוק עושה זאת בפעם הראשונה, והאב כעס.
Luke'un odayı temizlediğini görmemiş ve öfkelenmişti.لم ير لووك ينظفها أول مرة، وكان الأب غاضبًا لهذا السبب.
Luke'un odayı temizlediğini görmemiş ve öfkelenmişti.サボっているのではと怒ったのです このような清掃員や技師、看護師の行動は
lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.laisse-moi une nouvelle fois rencontrer Yon-hwa.
lütfen Yon-hwa'yı yine görmeme izin ver.אנא תני לי לפגוש .את יון-אווה שוב
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.아씨 메리는 어떤 남자의 얼굴 이러한 원형 및 파란 눈을 본 적이 없었다.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.Maestra Maria non aveva mai visto così e così rotondo occhi azzurri in faccia ogni ragazzo.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.Nunca había visto a la señorita Mary ronda tal y ojos azules en la cara de cualquier niño.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.Nyonya Maria tidak pernah melihat dan bulat seperti mata biru seperti di wajah setiap anak laki-laki.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.Pani Maria nigdy nie widziałem tak okrągłe i takie niebieskie oczy w każdej twarzy chłopca.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.Pani Marie nikdy nevidel tak guľaté a modré oči, ako v každom chlapcovi do tváre.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.Paní Marie nikdy neviděl tak kulaté a modré oči, jako v každém chlapci do tváře.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.Ποτέ δεν είχε Mistress Mary δει τέτοια γύρο και τέτοια μπλε μάτια στο πρόσωπο κάθε αγοριού.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.מעולם לא ראיתי העלמה מרי עגול כזה ועיניים כחולות כאלה פנים של כל ילד.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.لم يكن ينظر إلى ماري العشيقة هذه الجولة والعيون الزرقاء من هذا القبيل في مواجهة أي الصبي.
Mistress Mary, bir çocuk yüzü gibi yuvarlak ve gibi mavi gözleri görmemişti.と彼は反対偏って木の幹に、茶色のリスがしがみついていたと
Muhtemelen hiç böyle bir şey görmemişsinizdir.Có thể bạn chưa từng nhìn thấy thứ gì như robot này.
Muhtemelen hiç böyle bir şey görmemişsinizdir.아마도 이런 것은 처음 보실 겁니다.
Muhtemelen hiç böyle bir şey görmemişsinizdir.Önök még valószínűleg nem láttak ilyet.
Muhtemelen hiç böyle bir şey görmemişsinizdir.Pewnie nigdy nie widzieliście czegoś takiego.
Muhtemelen hiç böyle bir şey görmemişsinizdir.Pravděpodobně jste neviděli nic podobného.
Muhtemelen hiç böyle bir şey görmemişsinizdir.Pravdepodobne ste ešte nevideli nič podobné.
Muhtemelen hiç böyle bir şey görmemişsinizdir.Probabil că nu aţi văzut nimic asemănător.
İlgili Sayfalar