görmem ile cümle
görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.이것이 우리가 석유를 음모론적 입장에서 어떻게 바라보는지의 뿌리가 됩니다.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.Og det er også grunden til, at vi ser olie som en sammensværgelse.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.Şi este într-un fel cauza pentru care vedem petrolul ca o conspiraţie.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.También es el inicio de cómo vemos el petróleo como conspiración.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.Und es ist auch der Ursprung dessen, wie wir Öl als Verschwörung sehen.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.Và nó là căn nguyên về việc chúng ta xem dầu như là 1 âm mưu như thế nào.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.W tym tkwią korzenie tego, że postrzegamy rynek ropy jako spisek.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.Αυτά αποτελούν τη ρίζα της αντίληψής μας για τη βιομηχανία πετρελαίου ως συνομωσία.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.В това се корени и причината да възприемаме петролната индустрията като конспирация.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.И именно в этом, в частности, корни нашего представления о нефтяной отрасли как о каком-то заговоре.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.ופה גם טמון השורש של תאוריות הקשר בתעשיית הנפט.
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.و كان أيضاً منشأ رؤيتنا للنفط كمؤامرة
Bu aynı zamanda bizim petrolü bir komplo olarak görmemizin de kaynağı.根本原因はここにあります ジャーナリストのアイダ ターベルが
Bu da her iki dakikada bir, Dünya'yı, Ay'ı ve Güneş'i görmemizi sağlıyordu.الأمر الذي جعلنا نرى كل دقيقتين صورة لكل من الأرض .. القمر .. الشمس
Bu diyagram, verilerin dağılımını görmemize yarar, bu örnekte veriler ağaç yaşlarıdır. - -Je to způsob, jak zobrazit rozptyl všech hodnot, které jsou zde stáří stromů.
Bu diyagram, verilerin dağılımını görmemize yarar, bu örnekte veriler ağaç yaşlarıdır. -이것은 다양한 자료의 분포를 보기 위한 방법으로
Bu diyagram, verilerin dağılımını görmemize yarar, bu örnekte veriler ağaç yaşlarıdır. -هذا حقًا طريق لرؤية الإمتداد مع جميع نقاط اختلاف البيانات
Bu diyagram, verilerin dağılımını görmemize yarar, bu örnekte veriler ağaç yaşlarıdır. -様々なデータの分布を見るために 用いられ、
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiAs casas dos meus vizinhos ficaram soterradas pela lama.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiBevor wir den Film machten, hatte er nie einen Computer gesehen.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiDia tidak pernah melihat komputer sebelumnya, kami membuat film ini.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiEt il n'avait pas vu d'ordinateur avant que nous fassions cette vidéo.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiHij had nog nooit een computer gezien.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiI zanim zrobił ten film, nigdy wcześniej nie widział komputera.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemişti이 아이는 이 영상 제작전에는 컴퓨터 조차
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiNem is látott még számítógépet mielőtt elkészítettük ezt a filmet.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemişti Photoshop kullanmasını öğrettik. evet, onu oynatabiliriz.Gli abbiamo insegnato Photoshop e ... sì, possiamo mostrarlo.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiPředtím nikdy neviděl počítač.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiSi nu a vazut in viata lui un calculator inainte sa facem acest film.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiTrước khi làm bộ phim này, em chưa được thấy chiếc máy tính nào.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiY antes de hacer este vídeo, nunca antes había visto un ordenador.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiΔεν είχε δει ποτέ υπολογιστή πριν να κάνουμε αυτήν την ταινία.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiВін ніколи раніше не бачив комп'ютера у своєму житті, ми змонтували цей фільм.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiДо этого он не видел компьютеров, до работы над этим фильмом.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiИ той не беше видял компютър преди да направим този филм.
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiוהוא לא ראה מחשב לפני כן
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemiştiولم يكن قد رأى جهاز كمبيوتر من قبل
Bu filmi yapana kadar bir bilgisayar görmemişti私たちがフォトショップを教えて・・・
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.A prostě "Oslepující jiskra samozřejmého"
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Eles estavam admirados por não terem visto uma coisa tão óbvia
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.E loro sono stati, come dire, abbastanza sconvolti da questa ovvietà.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.És ez a teljesen nyilvánvaló vakító megpillantása.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Et ils étaient, comment dire, surpris d'être passé à côté d'une telle évidence.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.바로 저것이 처절한 현실이 쉽게 외면되고 있는 하나의 사례입니다.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Şi au experimentat un fel de, ştiţi, Privirea orbitoare a sângerândului evident.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.To najwyraźniej zbyt oczywiste, żeby to dostrzec.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Und sie sahen sozusagen das verflucht Offensichtliche.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Và chúng thuộc dạng, bạn biết đấy, "Cái liếc mắt mù quáng vào sự hiển nhiên rỉ máu"
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Voor hun was dit een 'verbindende glimp van het evidente'.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Y su reacción fue como, ustedes saben: destello cegador de lo extremadamente obvio.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Και τους συνέβη ξέρετε, η αποκάλυψη του προφανούς.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.А те някак преживяха, разбирате ли, заслепяващо зърване на кървящото очевидно.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.И для них это оказалось, ну, чем-то на подобие "ослепительного проблеска явной очевидности".
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.והם היו, אתם יודעים, מבטים חטופים מסנוורים של המובן מאליו.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.وكانوا، كما تعلمون، بنظرة عمياء لنزيف واضح!.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.なんということでしょう 従って状況を
Bunu 0.3 milyar yıl gibi görmemem gerekiyordu.Je n'aurais pas dû voir ça comme 0,3 milliards d'années.
Bunu 0.3 milyar yıl gibi görmemem gerekiyordu.Neměl jsem na to pohlížet jako na 0,3 miliardy let.
Bunu 0.3 milyar yıl gibi görmemem gerekiyordu.Nie powinienem potraktować tego jako 0,3 miliarda lat.
Bunu 0.3 milyar yıl gibi görmemem gerekiyordu.No debería haberlo visto como 0.3 mil millones de años.
İlgili Sayfalar