görmem ile cümle

görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Belki de daha görmemiştir.Peut-être qu'il ne l'a pas encore vu.
Belki de daha görmemiştir.Poate nu a vazut-o inca.
Belki de daha görmemiştir.Vielleicht hat er es noch nicht gesehen.
Belki de daha görmemiştir.Μάλλον δεν το είδε ακόμα.
Belki de daha görmemiştir.Може би не го е видял все още.
Belki de daha görmemiştir.Может, он еще не видел его.
Belki de daha görmemiştir..אולי הוא עדין לא ראה את זה
Belki de daha görmemiştir.ربما لم يراها.
Belki de daha görmemiştir.あ・・
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmemCreez lumea in care traiesti... ... si o remodelez dupa gustul meu.
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmemFaccio il mondo in cui vivete ... ... e posso rimodellare quel mondo, se ne ho voglia.
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmemIch mache die Welt in der du lebst und ich kann diese Welt neu gestalten wenn mir danach ist.
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmemQuand je regarde autour de moi, je ne vois ni frontières, ni murs, ni obstacles.
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmemVytvářím svět ve kterém žiješ... ...a mohu ten svět přetvářet jak se mi zachce.
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmemYo hago el mundo en el que vivís... ...y puedo cambiarlo si me da la gana.
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmemИ я изменю этот мир, если захочу
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmem...ואני יכול לעצב אותו מחדש אם מתחשק לי.
Ben etrafıma bakınırken; sınırlar, duvarlar veya kilitler görmemو أستطيع إعادة تشكيله عندما أريد.
Ben gidebileceğimiz için çok sevinmiştim çünkü onu 24 saat boyunca hiç görmemiştim.그리고 나는 매우 행복 합니다, 알다시피, 내가 있기 때문에 내가 못 봤다 그 24 시간 이내에 갈 수 있다.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.Ho bisogno di vederli per poterli fotofrafare nella mia mente.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.Ich muss es sehen damit es wie ein Foto in meinem Kopf ist.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.Χρειάζεται να το δω, σα να είναι μια φωτογραφία στο μυαλό μου.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.Чтобы их запомнить, мне надо их увидеть.
Benim görmem lazımdı, böylece zihnimde fotoğraf gibi canladırabileyim.もうじゃあ手に書いときなさいよ
Bense bir tane bile görmemiştim.Én meg még sosem láttam.
Bense bir tane bile görmemiştim.Eu nunca tinha visto uma.
Bense bir tane bile görmemiştim.Eu nu văzusem niciodată una.
Bense bir tane bile görmemiştim.Ich hatte noch nie einen gesehen.
Bense bir tane bile görmemiştim.Ik heb er nooit een gezien.
Bense bir tane bile görmemiştim.Io non ne avevo mai vista una.
Bense bir tane bile görmemiştim.Jag har aldrig sett någon.
Bense bir tane bile görmemiştim.Ja som nikdy žiadneho nevidel.
Bense bir tane bile görmemiştim.Jeg har aldrig set en.
Bense bir tane bile görmemiştim.Je n'en ai jamais vu.
Bense bir tane bile görmemiştim.Minä en ollut nähnyt yhtään aikaisemmin.
Bense bir tane bile görmemiştim.Tôi thì chưa từng thấy chúng.
Bense bir tane bile görmemiştim.Yo nunca he visto uno.
Bense bir tane bile görmemiştim.Аз никога не съм ги виждал.
Bense bir tane bile görmemiştim.Я ж не бачив жодного.
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.Ale zaraz, chcę zobaczyć dowody; jak to się dzieje w czasie rzeczywistym.
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.Chápu, že potřebujete více důkazů a nějaký příklad ze současnosti.
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.어쨌든, 이 자연 선택의 실제 예가 더 필요합니다.
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.Weet je, ik heb meer bewijs nodig - Ik moet het in real-time zien."
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.Знаете ли, аз се нуждая от повече доказателства - знаете ли - искам да го видя в реално време.
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.Знаєш, мені потрібно більше доказів, потрібно побачити це насправді.
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.Мне нужны ещё доказательства, я хочу видеть, как он работает сейчас".
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.אתה יודע, אנחנו צריכים יותר ראיות לכך. אנחנו צריכים לראות אותה בזמן אמת.
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.قد يقول أحدكم: دعني أخبرك شيئا، أريد رؤية ما يحدث في الواقع
Bildiğiniz gibi, daha fazla kanıt gerek bana, bu olanı gerçekleşirken görmem gerek.実は、この自然淘汰の一番の例は、インフルエンザなんだ。そう、あのインフルエンザ。
Birbirimizi derste görmemiz yetmiyor mu?Ça ne vous suffit pas de me voir en cours ?
Birbirimizi derste görmemiz yetmiyor mu?Nem elég, hogy az órán látjuk egymást?
Birbirimizi derste görmemiz yetmiyor mu?Δεν είναι αρκετό που συναντιόμαστε στο σχολείο;
Birbirimizi derste görmemiz yetmiyor mu?الا يكفي ان نلتقي في الجامعة؟
Bir dahaki görüşmemizde, umarım seni bu odada görmem.Legközelebb, ha jövök, remélem már nem látlak ebben a szobában.
Bir dahaki görüşmemizde, umarım seni bu odada görmem.Την επόμενη φορά που θα σε δω, ελπίζω να μην είσαι στο δωμάτιο μου.
Bir dahaki görüşmemizde, umarım seni bu odada görmem.في المرة القادمة التي اتي فيها اتمنى الا اراك في هذه الغرفة مجددا
Bir gün boyunca birbirimizi görmememiz gerektiğini söylemiştim.Úgy vélem, már mondtam, hogy egy napig nem kéne találkoznunk.
Bir gün boyunca birbirimizi görmememiz gerektiğini söylemiştim.Νομίζω σου είπα ότι δεν θα'πρεπε να βρεθούμε για μια ημέρα.
Bir gün boyunca birbirimizi görmememiz gerektiğini söylemiştim.لقد قلت بشكل واضح الا نلتقي اليوم ببعضنا البعض
Bir kadın vardı, Darfur'da çalışan, hiç bir insanın görmemesi gereken şeyleri görüyordu.Byla jednou jedna žena, která pracovala v Darfúru a viděla věci, které by žádná lidská bytost neměla vidět.
İlgili Sayfalar