görmelisin ile cümle
görmelisin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.Tienes que verlo: Campo de la Biblia en Uniforme.
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.To musíš vidět -- biblický vojenský výcvik.
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.Toto musíš vidieť -- Cvičisko Biblia.
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.Trebuie să vezi asta -- Bible Boot Camp.
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.Tu dois voir ça - Bible Boot Camp.
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.Πρέπει να το δεις αυτό - Βιβλικό Στρατόπεδο Εκπαίδευσης.
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.Трябва да видиш -- лагер за изучаване на библията.
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.Ты должен это увидеть. Библейский тренировочный лагерь
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.אתה חייב לראות את זה -- מחנה אימונים דתי.
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.لابد وأن ترى هذا -- معسكر تدريب انجيلي .
Bunu görmelisin -- İncil Eğitim Kampı.キリスト教徒はどうかしている
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.- Indépendance ? - <i>Il faut le voir pour le croire.</i>
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.Independence, respondam. <i>É preciso ver isto para crer.</i>
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.- Kom ind, Independence. <i>- I skulle se det her!</i>
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.-Ozvěte se, Independence.
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz. Pekala takım, şunları geçelim..יוסטון,"אינדיפנדנס" התרסקה
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.-Trả lời đi Độc Lập -Họuston, phải thấy cảnh này mới tin được.
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.هيا إندبندنس هيوستن عليك رؤية هذا لكى تصدقه
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Anda cukup perlu datang untuk melihat seberapa baik anak-anak kami melakukannya.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Ar trebui doar să veniţi să vedeţi cât de bine se descurcă.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Bạn nên ghé qua để xem những đứa trẻ của chúng tôi xoay xở như thế nào.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Dovreste venire a vedere come sono bravi i nostri bambini.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.El kellene jönniük, hogy lássák milyen jól csinálják a gyerekeink.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Je moet zelf maar eens komen kijken hoe goed onze kinderen het doen.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.여러분이 직접 와서 보시면 아시겠지만 우리 아이들은 정말 잘 해요.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Měli byste se prostě stavit a podívat se, jak dobře se našim dětem daří.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Powinniście kiedyś zobaczyć, jak świetnie sobie radzą.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Sie sollten vorbeikommen und sehen wie gut unsere Kinder sind.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Sólo tendrían que venir y ver cuan bien les está yendo a nuestros niños.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Vous devriez passer chez nous pour voir comment nos enfants réussissent.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Πρέπει να έρθετε να δείτε πόσο καλά τα καταφέρνουν τα παιδιά μας.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Вам надо самим видеть, насколько хорошо они справляются.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.Трябва просто да минете и да видите колко добре се справят нашите деца.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.אתם צריכים לבוא ולראות כמה שהילדים שלנו מצליחים.
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.يجب عليكم فقط ان تأتوا وتشاهدوا بأنفسكم كيف هم بارعين أطفالنا
Çocuklarla karşılaşıp bunu ne kadar iyi başardıklarını görmelisiniz.是非 見に来て欲しいものです またスラムの親たちは
Çünkü, gördüğünüz gibi biz en azından su aygırlarını besleyebilmiştik Saçmalıkları bir görmelisiniz -- (Alkış)Protože, víte, my jsme přinejmenším nakrmili hrochy.
Çünkü, gördüğünüz gibi biz en azından su aygırlarını besleyebilmiştik Saçmalıkları bir görmelisiniz -- (Alkış)Toen ik had gezien wat die deden, werd ik behoorlijk trots op ons project in Zambia.
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Bíró úr, úgy vélem el kellene mennie, és saját szemével látnia a helyszínt."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Edelachtbare, ik denk dat u de scène zelf eens moet gaan bekijken."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Euer Gnaden, ich denke, Sie sollten hingehen und sich den Tatort selbst anschauen."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Excelência, penso que deveria sair "e olhar a cena em pessoa."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz."Jag sade, "Herr Domare, jag tycker att du bör gå ut och själv titta på brottsplatsen."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""재판장님, 제 생각에는 판사님께서 가셔서 직접 현장을 보시는게 좋겠습니다."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Onorată Instanță, cred că ar trebui să ieșiți afară să priviți scena cu ochii dvs."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Su Señoría, creo que debería salir y mirar la escena Ud. mismo."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz."Tôi nói, "Thưa ngài, tôi nghĩ là ngài nên ra ngoài và tận mắt nhìn thấy hiện trường vụ án".
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Uważam, że Wysoki Sąd powinien obejrzeć miejsce zbrodni osobiście".
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Vaše ctihodnosti, myslím, že byste měl jít ven a podívat se na místo činu sám."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Votre Honneur, je pense que vous devriez sortir pour voir la scène par vous-même."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""Ваша честь, я думаю вам нужно съездить туда и осмотреть место самостоятельно".
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz.""כבודו, נראה לי שעליך לצאת ולראות בעצמך את זירת האירוע."
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz."قلت "معاليك، اعتقد انه يجب عليك الخروج ومشاهده مسرح الجريمه بنفسك"
"Efendim, bence olay yerini gidip kendi gözlerinizle görmelisiniz."「裁判官 ご自身で一度現場を ご覧になっては如何でしょうか?」 お願いというより少し挑戦的な 口調だったかもしれませんが・・・(笑)
"Eh! 'em görmelisiniz "dedi."Eh! Anda akan melihat mereka semua, "katanya.
"Eh! 'em görmelisiniz "dedi."Eh! ar trebui să vedeţi 'Em All ", a spus ea.
"Eh! 'em görmelisiniz "dedi."Eh! bạn sẽ thấy tất cả ", bà nói.
"Eh! 'em görmelisiniz "dedi."Eh! du borde se 'em all ", sade hon.
"Eh! 'em görmelisiniz "dedi."Eh! Du skulle se dem alle, "sagde hun.
"Eh! 'em görmelisiniz "dedi."Eh! látnunk kell őket minden, "mondta.