görmedik ile cümle
görmedik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
“Ben,” dedi, onların görmedikleri bir şeyi gördüm.He said: "I saw what they did not see.
“Doğrusu biz bu tevhid inancını son dinde de görmedik.We never heard of it in the former faith.
Kadınlar, "ALLAH korusun; biz ondan bir kötülük görmedik!," dediler."God preserve us," they said; "we know no evil against him."
Geçmişte Adem'den söz almıştık; ancak unuttu. Biz onda bir azim ve kararlılık görmedik.We had commanded Adam before, but he disregarded it: We found him lacking in resolution.
"Biz ondan hiçbir kötülük görmedik."'We know no evil against him.'
Onun bir fenalığını görmedik" dediler.'We know no evil against him.'
Allah için, biz ondan hiçbir kötülük görmedik, dediler.'God save us!' they said.
“Doğrusu biz bu tevhid inancını son dinde de görmedik. Bu sırf bir uydurma!”We have not heard of this in the last religion; this is surely an invention.
Biz, Allah'ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız."We shall never believe in you till we see Allah plainly."
Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım.I see what you see not. Verily!
Biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana inanmayız!” dediniz.We shall never believe in you till we see Allah plainly."
Bir zamanlar ya Musa demiştiniz, Allah'ı apaçık görmedikçe inanmayız sana.And recall that you said, “O Moses, we will not believe in you unless we see God plainly.”
Siz şunu da söylemiştiniz: "Ey Mûsa! Biz, Allah'ı apaçık görmedikçe sana asla inanmayacağız."And recall that you said, “O Moses, we will not believe in you unless we see God plainly.”
Bir zaman da: “Ey Mûsâ! Biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana inanmayız!” dediniz.And recall that you said, “O Moses, we will not believe in you unless we see God plainly.”
Bir zamanlar, "Ey Musa, ALLAH'ı fiziksel olarak görmedikçe inanmayız," demiştiniz.And recall that you said, “O Moses, we will not believe in you unless we see God plainly.”
Biz onda bir azim ve kararlılık görmedik.We found him lacking in firmness of resolution.
Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası çok şiddetlidir."I see what you do not see. Indeed I fear Allah, and Allah is severe in retribution.’
Rycroft, "Buna karşılık SC'nin hiçbir ödün verdiği görmedik."In turn, we did not see RS make any concessions.
Hepsi bu." İşçi, son zamanlarda dükkanda kimseyi görmediklerini de sözlerine ekledi.He had not seen anyone in the shop recently, he added.
Ama ülkede pek çok kimse, müttefiklerinden yeterli desteği görmediklerini düşünüyor.But many in the country feel they do not get the support they would like from their allies.
Bu zamana kadar buu diyebilecek bir şey görmedik.So far we've seen nothing to suggest there is.[50]
Daha sonra, araştırmacılar katılımcılara sıra dışı bir şey görüp görmediklerini sormuş.Afterwards, researchers ask participants if they saw anything unusual during the primary task.
Sokakta veya dağda kimseyi görmedik.We didn't see anyone in the streets or on the mountain.
Gürcü çoban köpekleri, sürünün parçası olarak görmedikleri hayvanlara saldırabilirler.Georgian shepherds can attack animals that they do not consider to be part of the pack.
Almanlar tarafından yakalandıklarından beri birbirlerini görmedikleri açıktır.It is apparent that they have not seen each other since their capture by the Germans.
Alice dün orada olabilir, ama biz onu görmedik.Alice war gestern vielleicht da, aber wir haben sie nicht gesehen.
Onu görmedik.Wir haben ihn nicht gesehen.
Henüz dibi görmedik.Noch ist die Talsohle nicht in Sicht.
Çoğumuz vampir bile görmedik.Auch kann sie keine Menschen in Vampire verwandeln.
Sizi uzun zamandır görmedik.On ne vous a pas vu depuis longtemps.
Onlar hiç kimseyi görmediklerini söylediler.¿Por qué va a descubrir todo el mundo todos mis secretos tarde o temprano?
O zamandan beri onu görmedik.No lo he visto desde entonces.
Onu henüz görmedik.Todavía no lo hemos visto.
Çocuklar uzun süredir görmedikleri dedelerini ve anneannelerini gördükleri için mutluydular.Los niños estaban contentos de ver al abuelo y a la abuela que no veían hace tiempo.
Hiçbir şey görmedik.No hemos visto nada.
(Onu görmedik.)¿No lo ves?"
CIA ise, waterboarding'i bir işkence olarak görmediklerini açıkladı.La CIA ha dichiarato di non considerare il waterboarding tortura.
Birçokları, onların hak ettikleri takdiri görmediklerini söyledi.Molti viaggiatori hanno descritto ciò che hanno visto.
Ormanda pek geyik görmedik.Мы не видели в лесу много оленей.
Onu görmedik.Мы её не видели.
Birçokları, onların hak ettikleri takdiri görmediklerini söyledi.Многие из них совершенно не верили тому, что увидели там.
Çoğumuz vampir bile görmedik.Долгое время они не могут найти других вампиров.
Böylesini görmedik.لم نكن نتوقّع ذلك.
(Onu görmedik.)الله تعالى يرانا ولا نراه عند البصريين.
Birçok öğrencisi daha sonra onu yanlarından geçerken hiç görmediklerini söyleyecektir.فليرَ أولئك القادمون لاحقاً لرؤيته أن أسماءهم لن تُنسى.
Olumsuz düşünce: “İki gündür birbirimizi görmedik.Disse o deputado: "Eu não errarei duas vezes.
Çoğumuz vampir bile görmedik.Aprende que nem todos os vampiros eram do mal.
(Onu görmedik.)Er is niemand (te zien).
Yeni havalı numaralar, bazı daha önce görmedikleri elektriksel hareketler göstereceğim." demiştir.Ritmes en geluiden zoals je nog nooit gehoord hebt."
Onu görmedik.We hebben hem niet gezien.
Yeni havalı numaralar, bazı daha önce görmedikleri elektriksel hareketler göstereceğim." demiştir.Там будуть деякі цікаві трюки, деякі електронні речі, яких не бачили раніше, напевно».
Çoğumuz vampir bile görmedik.Довгий час вони не можуть знайти інших вампірів.
Bir şey görmedik.Ми нічого не бачили.
Hiçbir şey görmedik.Ми нічого не бачили.
Olumsuz düşünce: “İki gündür birbirimizi görmedik.Svůj výsledek komentuje: „Dva týdny jsem měla pocit, že mě nikdo nezastaví.
Hiç bir maç bile görmedik.N-am văzut nici măcar un meci.
Onu herhangi bir yerde görmedik.Nu l-am văzut pe nicăieri.
Onu henüz görmedik.Emme ole vielä nähneet häntä.
Onu görmedik.Δεν τον είδαμε.
Onlar hiç kimseyi görmediklerini söylediler.Jeg kan ikke acceptere din undskyldning.