görmedi ile cümle
görmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.En fin de compte, nous devons tous croire des choses que nous n'avons pas vues.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.Es verdad que tenemos que creer en asuntos que no hemos visto.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız. İnanıyoruz da.Uiteindelijk moeten we allemaal dingen geloven zonder ze gezien te hebben.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.In fondo, sapete, dobbiamo tutti credere a cose che non abbiamo visto.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.Într-un final, cu toţii trebuie să credem lucruri pe care nu le-am văzut.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.궁극적으로 우리 모두는 우리가 보지 못하는 것들을 믿어야 합니다.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.Ni vet, i slutändan måste vi alla tro på saker vi inte sett.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.Ostatecznie i tak wierzymy w to, co niewidzialne.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.Tulajdonképpen mindannyiunknak hinni kell dolgokban, amiket nem láttunk.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.Wir alle müssen letztlich Dinge glauben, die wir nicht sehen können.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.Ξέρετε ότι τελικά, όλοι καλούμαστε να πιστέψουμε σε πράγματα που δεν έχουμε δει.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.В конце концов, мы вынуждены поверить вещам, которых мы не видели.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.Знаете, в крайна сметка, ние всички трябва да вярваме в неща, които не сме видели.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.אתם יודעים בסופו של דבר, כולנו חייבים להאמין בדברים שלא ראינו.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.تعلمون في النهاية ، إننا نؤمن بأشياء لم نراها من قبل.
Biliyorsunuz, özünde, hepimiz görmediğimiz şeylere inanmak zorundayız.私たちが合理的 また知性的であろうと 取り組んでいるのと同じように
Biliyorum bu kelimeler size ilginç geliyordur. Tabi eğer bunları okulda algebra dersinizde görmediyseniz.Eu sei todas essas palavras soam familiar ao menos, você ja foi confundido por elas em suas aulas de álgebra
Birazcık yemek yemelisin. <i>Seung Jo'yu iki haftadır görmedim. <i>Evet..Ar trebui sa mananci putin. <i>Nu l-am vazut pe Seung Jo de 2 saptamani deja <i>Da...
Birazcık yemek yemelisin. <i>Seung Jo'yu iki haftadır görmedim. <i>Evet..Du borde äta lite. <i>Jag har inte sett Seung Jo i 2 veckor redan. <i> Ja...
Birazcık yemek yemelisin. <i>Seung Jo'yu iki haftadır görmedim. <i>Evet..<i>もう2週間もスンジョに会ってない <i>そうね・・ <i>私が努力までしなくても
Birazcık yemek yemelisin. <i>Seung Jo'yu iki haftadır görmedim. <i>Evet..Ты должна немного поесть. <i>Я не видела Сын Чжо уже две недели. <i>Да...
Birazcık yemek yemelisin. <i>Seung Jo'yu iki haftadır görmedim. <i>Evet..يجب عليك على الاقل اكل القليل <i> لم ارى سونغ جو لاسبوعين <i> حسنا..
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşAnteeksi en huomannut sinua seisoo siellä että kuollut
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşI-am spus fi cu ochii sau Kaplan care cuvintele sale cu atenție
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşKilka dni później w innym hotelu w Śródmieście
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuş며칠 후 다른 호텔에서의 시내 지역 뭐라고 요 난 당신을 못 봤어요 거기 서서
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşNéhány nappal később egy másik szálloda A belvárosi kerület
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşProsim vas nisem videl stal , ki je umrl
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşUrsäkta jag inte se dig står där som dog
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşXin lỗi, tôi đã không nhìn thấy bạn đứng đó đã chết tôi đã nói để được xem hoặc kaplan
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşКілька днів по тому в іншому готелі в Центральний район Прошу вибачення я не бачив тебе стояти , Які померли
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşМоля за извинение, аз не видя ли стоеше там
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşכעבור כמה לילות, במלון אחר ב מחוז מרכז העיר מבקש את סליחתך אני לא רואה אותך עומד שם
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşبضع ليال في فندق آخر في وقت لاحق في في وسط المدينة حي عفوا لم أر لك واقفا
Birkaç gece sonra başka bir otelde de şehir bölge pardon seni görmedim Orada durmuşあなたの許しを請う私はあなたを見ていない そこに立って それは死んだ
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?Después de tanto tiempo sin verte veo que has envejecido bastante.
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?Det er længe siden. Du er slet ikke ældet.
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?Det var ett tag sen. Du har inte åldrats alls.
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?En ole nähnyt sinua vähään aikaan- -ja olet vanhentunut aika paljon.
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?Fico uns tempos sem o ver, e envelheceu um bocado, não foi?
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?Non ti vedo da un po', e ti trovo parecchio invecchiato, non è così?
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?Tak krótko cię nie widziałem, a ty się zdążyłeś zestarzeć.
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?Έκανα να σε δω λίγο καιρό, αλλά εσύ γέρασες πολύ.
Bir süredir görmedim, ama bayağı yaşlanmışsın, ha?Давненько я тебя не видел, тебя долго не было, и ты изрядно постарел!
Bir tanesini bile görmedi.Cậu bé này chưa bao giờ nhìn thấy xe đạp.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.A samozřejmě ani na žádné nikdy nejel, ale hodně toho vyzkoumal pomocí vyhledávače Google.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.Er ist natürlich nie mit einem gefahren, aber er hat intensiv durch Google recherchiert.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.Hij heeft er nooit een gezien en nooit op gereden, maar hij heeft gezocht op het internet via Google.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.Nem motorozott egyiken sem, természetesen, de sokat kutatott a Google keresőn keresztül.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.Nigdy na żadnym nie jechał ani żadnego nie widział ale znalazł wiele informacji przez Google.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.No se ha subido a ninguna, por supuesto, pero ha investigado mucho a través del buscador Google.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.Tanto meno guidata una, è ovvio, ma ha fatto molte ricerche su Google.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.И никогда не катался, конечно же, но он нашел много информации при помощи Google.
Bir tanesini bile görmedi. Hiçbirini sürmedi, tabiki, fakat Google aracılığıyla bir çok arama yaptı.Разбира се, не се е возил на такъв, но е правил много проучвания чрез търсене в Google.
Bir tanesini bile görmedi.Il n'en a pas vu.
Bir tanesini bile görmedi.그 아이는 오토바이를 본 적도, 당연히 타본 적도 없습니다.
Bir tanesini bile görmedi.Δεν έχει δει ποτέ του μία.
Bir tanesini bile görmedi.הוא לא ראה אחד. כמובן שהוא לא רכב על אחד,
Bir tanesini bile görmedi.لم يشاهد واحدة. لم يركب واحدة, بالطبع
Bir tanesini bile görmedi.でもグーグルを使って一生懸命調べたんです