görmüyor ile cümle
görmüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.동식물들은 이산화탄소를 독성물질로 생각하지 않습니다.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Lebewesen halten CO2 nicht für giftig.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Les organismes ne considèrent pas le CO2 comme un poison.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Los organismos no interpretan el CO2 como veneno.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Makhluk hidup tak menganggap CO2 sebagai racun.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Organismele nu se gândesc la CO2 ca o otravă.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Organismen denken niet aan CO2 als een vorm van vergif.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Organismer tænker ikke på CO2 som gift.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Organizmy nie uważają CO2 za truciznę.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Os organismos não pensam no CO2 como veneno.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Οι οργανισμοί δεν θεωρούν το διοξείδιο του άνθρακα δηλητήριο.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Организмите не смятат въглеродния двуокис за отрова.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Организмы не рассматривают СО2 как яд.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.אורגניזמים לא רואים בCO2 כרעל.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.لا تعتبر الكائنات الحية ثنائي أوكسيد الكاربون سمّاً.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.植物や、殻を作る生物、
Örneğin, bu diferansiyel denklemde i görmüyoruz. -Par exemple, cette équation différentielle, je n'y vois aucun i. nulle part. Je ne vois pas de i nulle part.
Örneğin, bu diferansiyel denklemde i görmüyoruz. -Por ejemplo, esta ecuación diferencial, no veo una i cualquier lugar aquí.
Örneğin, bu diferansiyel denklemde i görmüyoruz. -Zobaczmy: w tym równaniu różniczkowym nie występuje i.
Örneğin, bu diferansiyel denklemde i görmüyoruz. -למשל, במשוואה דיפרנציאלית זו, לא רואים i בשום מקום.
Örneğin, bu diferansiyel denklemde i görmüyoruz. -مثلاً في معادلة الاشتقاق هذه لا أرى أي i في أي مكان
Orta riskli ve az riskli gruplara yatırım yapmış olan kişiler bundan zarar görmüyorlar.Então ela protege as parcelas sênior e mezanino de inadimplência.
Orta riskli ve az riskli gruplara yatırım yapmış olan kişiler bundan zarar görmüyorlar.Quindi questo è quello che protegge la senior tranche e la mezzaninetranche dal defaults.
Orta riskli ve az riskli gruplara yatırım yapmış olan kişiler bundan zarar görmüyorlar.保護する様な物です。 したがって、この様な状況で私達は、調達しました。
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.Also sehen wir keine Dunkelheit und auch kein Licht, wir sehen keine Schwerkraft und auch keinen Strom.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.Deci nu vedem întunericul, nu vedem lumina, nu vedem gravitaţia, nu vedem electricitatea.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.따라서 우린 어둠이나 빛, 중력 또는 전기 자체를 보는 게 아닙니다.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.Logo não vemos o escuro, nem vemos luz, não vemos a gravidade, nem a eletricidade.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.Nem látunk sötétet, nem látunk fényt, nem látjuk a gravitációt, sem az elektromosságot.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.No vemos la oscuridad, no vemos la luz, no vemos la gravedad, no vemos la electricidad.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.Quindi non vediamo l'oscurità, non vediamo la luce, non vediamo la gravità, non vediamo l'elettricità.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.Tak więc nie widzimy ciemności, nie widzimy światła, nie widzimy grawitacji, nie widzimy elektryczności.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.We zien geen duisternis, we zien geen licht, we zien geen zwaartekracht, geen elektriciteit.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.Итак, мы не видим темноты, мы не видим света, мы не видим притяжения, не видим электричества.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.Така че ние нито виждаме светлина нито тъмнина, ние не виждаме гравитацията, не виждаме и електричеството.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.כך שאין אנו רואים חושך, אין אנו רואים אור, אין אנו רואים כח-משיכה, אין אנו רואים חשמל.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.إذاً نحن لا نرى الظلام و لا نرى الضوء, لا نرى الجاذبية و لا الكهرباء.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.引力も電流も見えません それで最近ある模索を始めたのです
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Als ik aan de toekomst denk, zie ik mezelf nooit in de tijd vooruit bewegen,
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Bene, quando penso al futuro non mi vedo mai avanzare in avanti nel tempo.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Bueno, cuando pienso en el futuro, nunca me veo moviéndome hacia adelante en el tiempo.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Cum, poate vă întrebați. Ei bine, când mă gândesc la viitor nu mă văd niciodată înaintând în timp.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Je pense à l'avenir, je ne me suis jamais vu avancer dans le temps.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Khi tôi nghĩ đến tương lai, tôi không bao giờ thấy mình tiến đến thời gian.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.제가 미래에 대해 생각할 때, 저는 제 스스로가 시간을 향해서 움직인다고
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Nos, amikor a jövőre gondolok, soha nem látom magam előre haladni az időben.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Wenn ich an die Zukunft denke, sehe ich mich nie in der Zeit nach vorn bewegen.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Λοιπόν, όταν σκέφτομαι το μέλλον, ποτέ δε βλέπω τον εαυτό μου να προχωράει μπροστά στο χρόνο.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Когато мисля за бъдещето, никога не се виждам придвиждайки се напред във времето.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Когда я думаю о будущем, я никогда не представляю себя движущимся вперёд во времени.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.Коли я думаю про майбутнє, я ніколи не уявляю, як я рухаюсь вперед в часі.
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.ובכן, כשאני חושב על העתיד, אני לעולם לא רואה את עצמי נע קדימה
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.حسنا عندما أفكر في المستقبل لاأرى أنني أتقدم في
Peki, ben gelecek hakkında düşündüğümde, kendimi asla zamanda ilerlemiş olarak görmüyorum.自分が時間を 前向きに進むのではなく 時間が後ろ向きに 自分へと
Pilatus, başkâhinlerle halka, ‹‹Bu adamda hiçbir suç görmüyorum›› dedi.A Pilát povedal najvyšším kňazom a zástupom: Nenachádzam nijakej viny na tomto človekovi.
Pilatus, başkâhinlerle halka, ‹‹Bu adamda hiçbir suç görmüyorum›› dedi.Da sa Pilatus til yppersteprestene og folket: Jeg finner ingen skyld hos denne mann.
Pilatus, başkâhinlerle halka, ‹‹Bu adamda hiçbir suç görmüyorum›› dedi.Então disse Pilatos aos principais sacerdotes, e �s multidões: Não acho culpa alguma neste homem.
Pilatus, başkâhinlerle halka, ‹‹Bu adamda hiçbir suç görmüyorum›› dedi.I dí Pilát k předním kněžím a k zástupům: Žádné viny nenalézám na tomto člověku.
Pilatus, başkâhinlerle halka, ‹‹Bu adamda hiçbir suç görmüyorum›› dedi.I rzekł Piłat do przedniejszych kapłanów i do ludu: Żadnej winy nie znajduję w tym człowieku.
Pilatus, başkâhinlerle halka, ‹‹Bu adamda hiçbir suç görmüyorum›› dedi.빌라도가 대제사장들과 무리에게 이르되 내가 보니 이 사람에게 죄가 없도다 하니