görmüyor ile cümle

görmüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Đây là một hình tròn nhỏ -- nhỏ tới mức ta không thấy được chúng.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Ecco la piccola figura di un cerchio -- così piccola che non riusciamo a vederla.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Hier is een kleine cirkelvorm -- zo klein dat we ze niet zien.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Hier ist ein kleiner Umriss eines Kreises - so klein, dass wir sie nicht sehen.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Iată aici o formă circulară mică -- aşa de mică încât noi nu o vedem.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Íme egy kis köralak -- annyira parányi hogy nem érzékeljük.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.작은 고리처럼 생긴 저건 너무 작아서 우리에겐 보이지도 않죠.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Là on a la forme d'un petit cercle, si petites qu'on ne les voit pas.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Zde mají tvar kruhu -- tak malého, že ho nemůžeme vidět.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Αυτό είναι το σχήμα ενός μικρού κύκλου, τόσο μικρού που δεν μπορούμε να τον δούμε.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Вот эти измерения в форме колец -- такие маленькие, что мы их попросту не видим.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.Ето тези измерения във форма на кръг - толкова малки, че не ги виждаме.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.הנה צורה קטנה של עיגול- כל כך קטנה שאנחנו לא רואים אותה.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.هنا شكل دائري صغير -- و هذه الأبعاد شديدة الصغر لدرجة أنها مستعصية على الرؤية.
İşte küçük bir daire, öyle küçük ki onu görmüyoruz.でも、超微細なアリであれば
Kabuklu yengeç olarak çok saygı görmüyor... ve bu yüzden bir beyaz köpek balığı olmaya özeniyor.Hij zou soms wel een grote witte haai willen zijn.
Kabuklu yengeç olarak çok saygı görmüyor... ve bu yüzden bir beyaz köpek balığı olmaya özeniyor.하지만 소라개이기 때문에 존경을 받지 못합니다. 글래서 허톤은 그가 대백상어였으면 하고 항상 바라죠.
Kabuklu yengeç olarak çok saygı görmüyor... ve bu yüzden bir beyaz köpek balığı olmaya özeniyor.שלא מקבל הרבה כבוד כסרטן נזיר, אז הוא דיי חולם להיות עמלץ לבן.
Kabuklu yengeç olarak çok saygı görmüyor... ve bu yüzden bir beyaz köpek balığı olmaya özeniyor.والذي لا يحظى الاحترام الوافي له لانه يتمنى ان يأخذ مكان القرش الابيض .. وهو يحسده دوماً
Kabuklu yengeç olarak çok saygı görmüyor... ve bu yüzden bir beyaz köpek balığı olmaya özeniyor.「自分がホホジロザメだったらなー」 と思っています
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?Kamu tidak lihat ya ada bell dipintu?
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?Nie wiesz, że jest dzwonek przy drzwiach?
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?Non hai visto che c'è un campanello alla porta?
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?Nu ai vazut soneria de la usa?
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?Siehst du nicht, dass es eine Klingel an der Türe gibt?
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?Tu n'as pas vu qu'il y a une sonnette sur la porte ?
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?Δεν βλέπεις οτι έχει κουδούνι η πόρτα;
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?Ты звонок на двери не видел?
Kapıda bir zil olduğunu görmüyor musun?الم ترى ان هناك جرسا على الباب ؟
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Căci n'am nimic împotriva mea; totuş nu pentru aceasta sînt socotit neprihănit: Cel ce mă judecă, este Domnul.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.for vel vet jeg intet med mig selv, men dermed er jeg ikke rettferdiggjort; men den som dømmer mig, er Herren.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.kajti ničesar nimam sam sebi očitati, ali to me ne opravičuje; sodnik pa mi je Gospod.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.내가 자책할 아무 것도 깨닫지 못하나 그러나 이를 인하여 의롭다 함을 얻지 못하노라 다만 나를 판단하실 이는 주시니라
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.lebo nie som si ničoho povedomý, ale tým nie som ospravedlnený; no, ten, kto ma súdi, je Pán.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.mais ce n`est pas pour cela que je suis justifié. Celui qui me juge, c`est le Seigneur.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Mert semmit sem tudok magamra, de nem ebben vagyok megigazulva; a ki ugyanis engem megítél, az Úr az.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Porque, embora em nada me sinta culpado, nem por isso sou justificado; pois quem me julga é o Senhor.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Want al ben ik mij van geen kwaad bewust, de enige die mij kan beoordelen, is de Here.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Бо нічого на себе не знаю, та сим я не оправдуюсь; суддя ж мій Бог.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Ибо хотя я ничего не знаю за собою, но тем неоправдываюсь; судия же мне Господь.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.Ние до тоя час и гладуваме и жадуваме, и сме голи, бити сме и се скитаме.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.כי אינני יודע בנפשי רע ובכל זאת לא אצדק כי הדן אתי הוא יהוה׃
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.فاني لست اشعر بشيء في ذاتي. لكنني لست بذلك مبررا. ولكن الذي يحكم فيّ هو الرب.
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.我 雖 不 覺 得 自 己 有 錯 、 卻 也 不 能 因 此 得 以 稱 義 。 但 判 斷 我 的 乃 是 主
Kendimde bir kusur görmüyorum. Ama bu beni aklamaz. Beni yargılayan Rabdir.我雖不覺得 自己 有 錯 、 卻 也 不 能 因此 得以 稱義 。 但 判斷 我 的 乃 是 主
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Cậu ta đúng là một thiên tài nhưng cậu ta chưa từng thừa nhận điều đó.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.C'était vraiment un prodige, mais il ne s'est jamais considéré comme tel.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Era sicuramente un ragazzo prodigio, sebbene non si sia mai considerato tale.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Era un auténtico prodigio, aunque nunca se consideró a sí mismo de esa manera.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Er war sicherlich ein Genie, obwohl er nie von sich selbst so gedacht hat.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Han var virkeligt et vidunderbarn. Men han så ikke sig selv på den måde.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Hij was een wonderkind, hoewel hij nooit zo over zichzelf dacht.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.그는 분명히 천재였어요, 스스로는 그렇게 생각하지 않았지만요
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Nyilvánvalóan zseni volt, bár ő saját magáról sosem gondolt volna ilyet.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Rozhodně byl zázračným dítětem, i když se tak nikdy nepovažoval.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Určite bol fenomén, hoci tak o sebe nikdy neuvažoval.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Z pewnością był cudownym talentem, ale nigdy sam tak o sobie nie myślał.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Σίγουρα ήταν παιδί θαύμα, παρότι δεν είδε ποτέ τον εαυτό του με αυτό το τρόπο...
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Он, конечно, был вундеркиндом, хотя он никогда не думал о себе так.
Kendini öyle görmüyor da olsa, kesinlikle bir dahi idi.Той със сигурност беше феномен, въпреки че никога не мислеше за себе си по този начин.

İlgili Sayfalar