Ana içeriğe geç
Sözlük

görmüşsün ile cümle

görmüşsün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ona, "Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.They said, 'You look like a Queen.
Bu yanılsamayı önceden görmüşsünüzdür.And you must have seen this illusion.
Çoğunuz - belki de hepiniz- bunu görmüşsünüzdür: Mandelbrot seti, çok ünlü bir fraktal.A lot of you-all might have seen-- this is the Mandelbrot set, a very famous set of fractals.
Yanlış görmüşsün, Anne.I think you saw it wrong...
Zaten şimdiye kadar bir çok kez görmüşsünüzdür.Let me draw it in a different color. So y equals x squared looks something like this.
Eminim bunu daha önce görmüşsünüzdür.I'm sure you've seen this before.
Bunu muhtemelen bir önceki videoda görmüşsünüzdür.Now, in the last video you probably saw this.
Daha önce bunlardan birini muhtemelen görmüşsünüzdür. Bir Lego ParçasıYou've probably seen one of these, a Lego Brick.
Muhtemelen haberlerde görmüşsünüzdür.You probably saw it on the news.
Bu görüntüyü hepiniz görmüşsünüzdür.Well, this image you've all seen.
Geri kalanınız da böyle çocuklar görmüşsünüzdür.And the rest of you have seen such children.
Umarım bu soruyla şu sorunun aynı olduğunu görmüşsünüzdür. -So hopefully you see that this problem is the exact same thing as this problem.
Eminim şimdiden burada bir bağlantı görmüşsünüzdür.Now, you're probably already seeing a relationship here.
Birçoğunuz Oliver Sacks'in yeni çıkan "Müzikofili" adlı harika kitabını görmüşsünüzdür.A lot of you have probably seen Oliver Sacks' wonderful new book called "Musicophilia".
Bu grafiği daha önce görmüşsünüz galiba.And you've probably seen that before.
Bunlarda görmüşsünüzdür.These are the "your speed limit" signs.
Belki görmüşsünüzdür:(Laughter)
Muhtemelen daha önce nöron resimleri görmüşsünüzdür.Now you've probably seen pictures of neurons before.
Muhtemelen buna benzer birşeyi daha önce görmüşsünüzdür.You've probably seen something like this before.
Ve son olarak, belki önceden görmüşsünüzdür, bu bir hiperbol.And then the last one, you might have seen this before, is a hyperbola.
Örneğin, 2 tam 1 bölü 2 gibi bir sayı görmüşsünüzdür. -Well, you've probably seen someone write, let's say, two and one half.
Örneğin, şu resmi daha önce görmüşsünüzdür.For instance, you might have seen this picture before.
Eğer haftada birkaç kez Twitter'a girdiyseniz, muhtemelen sizde bunu görmüşsünüzdür.If you've gone onto Twitter in the last couple of weeks, you've probably seen this.
Çevrimiçi çizim araçları -- muhtemelen birçoğunu görmüşsünüzdür.Online drawing tools -- you've probably seen a lot of them.
Ona, "Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.Dieser sagt aber: „Das war doch nur eine Prüfung.
Ona, "Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.Les respondió: «Venid y lo veréis.»
Siz de görmüşsünüzdür.U zult het ook wel gezien hebben.
Ona, "Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.Серед них картини: «Увага!
Ona, "Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.Dia menjawab, “Dari isyarat mata kalian terhadapnya.
Ona, "Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.天孫(あめみま)豈(あに)見そなわすや」と言う、とある。
- Bakıyor muydum? - Muhtemelen göz yaşlarımı görmüşsündür.Deed ik dat?
- Bakıyor muydum? - Muhtemelen göz yaşlarımı görmüşsündür.Je le regardais?
Bana bunun gibi gözüken bir kredi kartı basacaklar. Sanırım hepiniz daha önce kredi kartı görmüşsünüzdür.Vydají mi kreditní kartu, ...která vypadá asi takhle.
Bana bunun gibi gözüken bir kredi kartı basacaklar. Sanırım hepiniz daha önce kredi kartı görmüşsünüzdür.І вони видають кредитну картку, яка виглядає приблизно ось так.
Belki görmüşsünüzdür:Anda mungkin pernah melihatnya:
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II".보셨을지도 몰라요, "예수 탄생 2". 어쨌던, 우리 아들 제임스가 요셉의 역을 맡게 됐어요.
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II".Dat heb je misschien gezien:
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II"."Nașterea II".
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II"."Natividad II".
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Joulunäytelmä II." James sai Joosefin roolin, ja me olimme innoissamme.
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II". Neyse, James, Joseph rolünü almıştı ki biz bu konuda epey heyecanlıydık."Krybbespil II." Men James havde rollen som Joseph, hvilket vi var henrykte over.
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II".(Смех)
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II".لا بد أنكم شاهدتموه: "الميلاد 2". عموما، حصل جيمس على دور يوسف،
Belki görmüşsünüzdür: "Doğum II".息子がヨゼフ役をやるというので興奮しました
Belki görmüşsünüzdür:Du kan ha sett den:
Belki görmüşsünüzdür:Forse l'avete visto:
Belki görmüşsünüzdür:"Jasełka II".
Belki görmüşsünüzdür:Lehet, hogy látták is:
Belki görmüşsünüzdür:Morda ste ga videli:
Belki görmüşsünüzdür:Možná jste to viděli:
Belki görmüşsünüzdür:Možno ste ho videli:
Belki görmüşsünüzdür:"Nativité II." Bon, James a eu le rôle de Joseph, nous étions enchantés.
Belki görmüşsünüzdür:Quý vị có thể đã xem nó rồi đấy ạ:
Belki görmüşsünüzdür:Talvez a tenham visto:
Belki görmüşsünüzdür:Vielleicht haben Sie sie gesehen. (Lachen)
Belki görmüşsünüzdür:Μπορεί να τη έχετε δει:
Belki görmüşsünüzdür:Може би сте го гледали:
Belki görmüşsünüzdür:Можливо, ви його бачили:
Birçoğunuz Oliver Sacks'in yeni çıkan "Müzikofili" adlı harika kitabını görmüşsünüzdür.여러분 대다수께서 올리버 색의 신작 "뮤지코필리아"를 읽어보셨을 겁니다
Birçoğunuz Oliver Sacks'in yeni çıkan "Müzikofili" adlı harika kitabını görmüşsünüzdür.Molti di voi avranno probabilmente visto il nuovo, bellissimo libro di Oliver Sacks, chiamato Musicophilia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod