görmüş ile cümle
görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Es war eines der erstaunlichsten Ereignisse, das ich je in einer Familie beobachtet habe.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Ez volt a leglenyűgözőbb családi együttműködés, amit valaha láttam.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Fue una de las dinámicas familiares más asombrosas que he visto.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Het was een van de meest verbazingwekkende gezinsdynamieken die ik ooit zag.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Itu adalah salah satu dinamika keluarga yang paling menakjubkan yang pernah saya lihat.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.제가 본 가족 역할 분담 중 단연 최고였습니다.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Najbardziej zdumiewająca rodzinna dynamika, jaką kiedykolwiek widziałem!
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Ήταν μια από τις πιο εντυπωσιακές οικογενειακές δυναμικές που έχω δει ποτέ.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Това беше една от най-невероятните семейни динамики, които бях виждал.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Это было самым удивительным семейным действом, что я видел.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.Я ще ніколи в житті не бачив такого руху у сім'ї.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.זו היתה דינמיקה משפחתית מהמדהימות שראיתי.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.كان ذلك من أكثر الديناميكيات إثارة للدهشة، وسط عائلة ما.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.これは うちでは絶対にムリだ 僕は強く主張しました
Bu iki masaya dikkat edin. Bu yanılsamayı önceden görmüşsünüzdür.Dus, neem bijvoorbeeld deze twee tafels en u heeft deze illusie vast eerder gezien.
Bu iki masaya dikkat edin. Bu yanılsamayı önceden görmüşsünüzdür.Entonces piensen acerca de estas dos mesas, seguramente han visto esta ilusión.
Bu iki masaya dikkat edin. Bu yanılsamayı önceden görmüşsünüzdür.Popatrzcie na te dwa stoły, pewnie już widzieliście tę iluzję.
Bu iki masaya dikkat edin. Bu yanılsamayı önceden görmüşsünüzdür.Tænk på de her to borde, og i må have set den her illusion.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Aceștia sunt ochii negrii ai lui Kareem Și acesta este fundalul alb pe care îl vedeți aici.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Ce sont les yeux foncés de Kareem et ça, c'est l'arrière plan blanc que vous voyez ici.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Đây là đôi mắt tối của Kareem và cái nền trắng mà bạn thấy ở đây
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Dit zijn de donkere ogen van Kareem en dat is de witte achtergrond die je hier ziet.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Estos son los ojos oscuros de Kareem y esto es el fondo blanco que veis aquí.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Hier sind Kareems dunkle Augen und das hier ist der weiße Hintergrund.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.이것은 케림의 검은눈인데 여기 보이는대로 하얀 배경입니다.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Qui vedete gli occhi neri di Kareen e quello è lo sfondo bianco che vedete qui.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.To są ciemne oczy Kareema, a to jest białe tło, które widać też tutaj.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Вот — тёмные глаза Карима, а вот — светлый фон, который вы видите здесь.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Това са тъмните очи на Карим и това е белият фон, който виждате тук.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.Це темні очі Керіма, а це - білий фон, який ви бачите тут.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.אלו הן העיניים הכהות של קארים וזה הרקע הלבן שאתם רואים כאן.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.هذه عيون كريم الداكنة وهذه هي الخلفية البيضاء التي نراها هنا.
Bu Kareem'in koyu renkli gözleri ve burada görmüş olduğunuz da beyaz zemin.眼の白い部分はここになります。 さらに、動き、についても出力します。
Bu klip Grand Theft Auto 3 oyunundan. Bunu dün kısaca görmüştük.Hier haben wir einen Clip aus "Grand Theft Auto 3", das wir gestern bereits kurz gesehen haben.
Bu konudaki son videomuzda bilançonun aktif toplamının eşittir pasif toplamı olduğunu görmüştük.それは少し直感的に作る事を始めるべきです。
Bu manşetleri görmüş olmalısınız. Bu Catherine Casey.아마도 이런 헤드라인을 보셨을 텐데요. 캐서린 캐시입니다.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız. Bu Catherine Casey.أعني ربما تكونوا قد رأيتم تلك العنواين. هذه هي كاثرين كاسي
Bu manşetleri görmüş olmalısınız. Bu Catherine Casey.彼女はベビーブーム世代で初めて社会保険を受け取った人です
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Je suppose que vous avez probablement vu ces gros titres.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Je zag waarschijnlijk deze krantenkoppen al.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Prawdopodobnie widzieliście te nagłówki.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Probabil aţi văzut aceste titluri prin ziare.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Supongo que ya habrán leído estos titulares.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Voglio dire probabilmente l'avete letto in prima pagina.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Wahrscheinlich haben Sie diese Schlagzeilen gesehen.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Εννοώ πως πιθανότατα είδατε αυτές τις επικεφαλίδες.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Вы, наверное, помните эти газетные заголовки.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.Искам да кажа, вероятно сте виждали тези заглавия.
Bu manşetleri görmüş olmalısınız.לא רק איך שאנחנו משלמים עבור טיפול,
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Det kan være du allerede kender det.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Du kanske har sett något liknande.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Ihr habt sowas Ähnliches vielleicht schon mal gesehen.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Možná jste už něco takového viděli.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Možno ste už niečo také videli.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Pewnie widzieliście już coś takiego.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Potreste aver visto qualcosa del genere.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Vous pouvez avoir vu quelque chose comme cela.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.Вы, возможно, видели что-то похожее на это.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.יכול להיות שאתם מכירים משהו כמו זה.
Buna benzer birşey görmüş olabilirsiniz.複数の四角いブロックがケースの中に入っていて