görmüş ile cümle

görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Birkaç kez görmüştük bu resmi.І це фото ми бачили вже декілька разів.
Birkaç kez görmüştük bu resmi.Това е снимка, която сме виждали няколко пъти.
Birkaç kez görmüştük bu resmi.זוהי תמונה שראינו כבר מספר פעמים.
Birkaç kez görmüştük bu resmi.وهي صورة رأيناها عدة أوقات.
Birkaç videoda bir matrisin sütun uzayının ne kadar kolay bulunduğunu görmüştük. -En este caso el espacio columna de A es igual a todas las combinaciones lineales de los vectores columna de A.
Birkaç videoda bir matrisin sütun uzayının ne kadar kolay bulunduğunu görmüştük. -لقد رأينا في عدة عروض ان مساحة عامود الاقتران توجد مباشرة
Birkaç video önce, bu grafiğin neye benzediğini görmüştünüz.En je hebt een aantal video's terug kunnen zien hoe de grafiek eruit ziet.
Birkaç video önce, bu grafiğin neye benzediğini görmüştünüz.E se você viu que esse gráfico parecia com vários vídeos anteriores.
Birkaç video önce, bu grafiğin neye benzediğini görmüştünüz.Nous avons déjà vu l'allure de ce graphique dans une vidéo précédente.
Birkaç video önce, bu grafiğin neye benzediğini görmüştünüz.Widzieliście, jak wygląda ten wykres kilka filmów wcześniej.
Birkaç video önce, bu grafiğin neye benzediğini görmüştünüz.Y tu viste como era esta grafica varios videos atras.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.A ναυτικός ο αδελφός είχε δει αυτό το υπέροχο θέαμα που πολύ πρωί.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Brat Mariner je videl to čudovito pogled, ki zelo zjutraj.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Brat námorník videl tento nádherný pohľad, ktorý dnes ráno.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Bratr námořník viděl tento nádherný pohled, který dnes ráno.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Brother mariner látta ezt a csodálatos látvány, hogy aznap reggel.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Ein Bruder Seemann hatte diesen wunderbaren Anblick zu sehen, die sehr früh.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.En bror sjöman hade sett denna underbara syn denna morgon.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Mariner brat widział ten wspaniały widok, bardzo rano.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.동생 Mariner는 매우 아침 멋진 광경을 보았습니다.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Michael's Lane. Een broeder mariner had gezien dit prachtig gezicht, dat zeer ochtend.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Mihail. Marinarilor frate a văzut această privelişte minunată, care foarte dimineaţa.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Một thủy thủ người anh em đã nhìn thấy điều này cảnh tuyệt vời rất sáng đó.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Pelaut saudara telah melihat pemandangan yang indah yang sangat pagi.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Um marinheiro irmão tinha visto esta vista maravilhosa naquela mesma manhã.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Un marinaio fratello aveva visto questa meravigliosa vista quella mattina.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Un marinero hermano había visto esta maravillosa vista esa misma mañana.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Un marin frère avait vu ce spectacle merveilleux que le matin même.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Veli Mariner oli nähnyt tämän ihanan näky aamuna.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.А брат моряк е виждал тази прекрасна гледка, че много сутрин.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Брат моряк бачив це дивовижне видовище, що самого ранку.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.Брат моряк видел это удивительное зрелище, что самого утра.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.وكان شقيق بحار شهدت هذا المنظر الرائع من صباح ذلك اليوم للغاية.
Bir kardeşi denizci o sabah bu harika manzara görmüştü.彼はお金を直ちにatひったくら持ち、真っ逆さまにノックされていたし、彼がいたとき
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Egyszer egy férfit látott egy köntösben, aki pipázott, és rájött, hogy az ő maga.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Einmal sah er einen Mann im Bademantel, der eine Pfeife rauchte, und erkannte, dass er sich selbst sah.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.En una ocasión vio a un hombre en bata fumando una pipa, y se dio cuenta de que era él mismo.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Kerran hän näki kylpytakkiin pukeutuneen piippumiehen ja tajusi sen esittävän häntä itseään.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.한 번은 한 남자가 잠옷을 입고 파이프를 피우고 있는 것을 보았는데 곧 그 남자가 바로 자신이라는 것을 알았습니다.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Một lần ông ấy thấy một người đàn ông mặc áo choàng tắm đang hút thuốc, và nhận ra đó chính là bản thân mình.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Numa ocasião viu um homem de roupão a fumar cachimbo, e apercebeu-se de que era ele próprio.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Odată a văzut un om în halat de baie fumând o pipă, şi şi-a dat seama că era chiar el.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Op één moment zag hij een man in badjas die een pijp rookte, en besefte dat hij het zelf was.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Pri jednej príležitosti videl muža v župane, ako fajčí fajku a zistil, že to bol on sám.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Při jedné příležitosti viděl muže v županu, který kouřil dýmku a zjistil, že to byl on sám.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Raz ujrzał mężczyznę w szlafroku, palącego fajkę i uświadomił sobie, że widzi siebie samego.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Una volta vide un uomo in accappatoio che fumava una pipa, e si rese conto di vedere se stesso.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Une fois, il vit un homme en peignoir qui fumait la pipe, et réalisa que c'était lui-même.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Ved én lejlighed så han en mand i badekåbe, der røg pibe, og indså, det var ham selv.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Vid ett tillfälle såg han en man i badrock, rökandes en pipa, och insåg att det var han själv.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Και σε μια περίπτωση είχε δει έναν άνδρα με μπουρνούζι να καπνίζει πίπα και αντιλήφθηκε ότι ήταν ο ίδιος.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.В един случай видял мъж по хавлия да пуши лула и осъзнал, че това е самият той.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Однажды он увидел человека в халате, курившего трубку, и понял, что это он сам и есть.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.Одного разу він побачив чоловіка, який був одягнений в халат і курив люльку, і він усвідомив, що це він сам.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.נופים שונים ומשונים. פעם אחת הוא ראה אדם בחלוק רחצה מעשן מקטרת, והבין שזה הוא עצמו.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.ففي إحدى المناسبات رآى رجل في مئزر الحمام، يدخن الغليون، ثم أدرك ان هذا الشخص هو نفسه.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.それは彼自身だったのです 見覚えのあるのは それだけでした
Bir keresinde dediğine göre restaronda çizgili tişörtlü bir adam görmüş.Egyszer, ahogy mesélte, egy férfit látott csíkos ingben, egy étteremben.
Bir keresinde dediğine göre restaronda çizgili tişörtlü bir adam görmüş.Einmal sagte sie, sie sähe einen Mann in einem gestreiften Hemd in einem Restaurant.
Bir keresinde dediğine göre restaronda çizgili tişörtlü bir adam görmüş.En una ocasión dijo que vio a un hombre con una camisa a rayas en un restaurante.

İlgili Sayfalar