görk ile cümle

görk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Und sollst Aaron, deinen Bruder, heilige Kleider machen, die herrlich und schön seien.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Και θελεις καμει στολην αγιαν εις τον Ααρων τον αδελφον σου προς δοξαν και τιμην.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.И да направиш свети одежди на брата си Аарона, за слава и великолепие.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.И сделай священные одежды Аарону, брату твоему, для славы и благолепия.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.ועשית בגדי קדש לאהרן אחיך לכבוד ולתפארת׃
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.واصنع ثيابا مقدسة لهرون اخيك للمجد والبهاء.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.你 要 給 你 哥 哥 亞 倫 作 聖 衣 為 榮 耀 、 為 華 美
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.你 要 給 你 哥哥 亞倫 作 聖衣為榮耀 、 為華美
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Dal nord giunge un aureo chiarore, intorno a Dio è tremenda maestà
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.dela miază-noapte ne vine aurora, şi ce înfricoşată este măreţia care înconjoară pe Dumnezeu!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Del norte viene un dorado esplendor; alrededor de Dios hay una temible majestad
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Do norte vem o áureo esplendor; em Deus há tremenda majestade.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.fra Norden kommer en Lysning. Over Gud er der frygtelig Højhed,
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Fra Norden kommer gull; om Gud er der en forferdende herlighet.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.I guldglans kommer han från norden. Ja, Gud är höljd i fruktansvärt majestät;
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.북방에서는 금 빛이 나오나니 하나님께는 두려운 위엄이 있느니라
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Le septentrion le rend éclatant comme l`or. Oh! que la majesté de Dieu est redoutable!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Mindenható! Nem foghatjuk meg õt; nagy az õ hatalma és ítélõ ereje, és a tiszta igazságot el nem nyomja.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od północy jako złoto przychodzi, ale w Bogu straszniejsza jest chwała.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od severa prichádza blesk ako zlato; ale nad Bohom je strašná sláva.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od severa prihaja zlat lesk – okoli Boga je strašna veličast;
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Pohjoisesta tulee kultainen hohde; Jumalan yllä on peljättävä valtasuuruus.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Ráng vàng từ phương Bắc đến ; Nơi_Ðức_Chúa_Trời có oai_nghiêm đáng_sợ thay !
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Ráng vàng từ phương Bắc đến; Nơi Ðức Chúa Trời có oai nghiêm đáng sợ thay!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Sinar keemasan muncul di utara, dan kemuliaan Allah mengagumkan hati kita
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Von Mitternacht kommt Gold; um Gott her ist schrecklicher Glanz.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Všemohoucí, jehož vystihnouti nemůžeme, ač jest veliký v moci, však soudem a přísnou spravedlností netrápí.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.και χρυσαυγης καιρος ελθη απο βορρα. Φοβερα δοξα υπαρχει εν τω Θεω.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Светлая погода приходит от севера, и окрест Бога страшное великолепие.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Та е дошло златозарно сияние от север; А как ще погледнат на Бога, у Когото е страшна слава!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.מצפון זהב יאתה על אלוה נורא הוד׃
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.من الشمال يأتي ذهب. عند الله جلال مرهب.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.金 光 出 於 北 方 . 在 神 那 裡 有 可 怕 的 威 嚴
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.金光 出於 北方 . 在 神 那 裡 有 可怕 的 威嚴
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Aber um in der Pracht meiner eigenen Freude.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Ale radovať sa v nádhere svoje vlastné.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Ale radovat se v nádheře své vlastní.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Ampak, da se veselite v sijaju svojega.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Dar sa se bucure de splendoarea de propriile mele.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.De örülni a pompa a saját.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Jednak, aby cieszyć się blaskiem własne.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.하지만 내 자신의 화려에 즐거워합니다.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Ma a rallegrarsi splendore della mia.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Mais pour se réjouir dans la splendeur de la mienne.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Men for at fryde sig pragt af min egen.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Mutta iloita loisto omani.
Ama benim kendi görkemini sevinirler. [Sahneden çıkarlar.]Maar om verheugen in pracht en praal van mijn eigen.
Ama benim kendi görkemini sevinirler. [Sahneden çıkarlar.]Mas para alegrar-se no esplendor da minha.
Ama benim kendi görkemini sevinirler. [Sahneden çıkarlar.]Men att glädjas i glansen av min egen.
Ama benim kendi görkemini sevinirler. [Sahneden çıkarlar.]Sin embargo, para regocijarse en el esplendor de la mía.
Ama benim kendi görkemini sevinirler. [Sahneden çıkarlar.]Tetapi untuk bersukacita dalam kemuliaan saya sendiri.
Ama benim kendi görkemini sevinirler. [Sahneden çıkarlar.]Tuy nhiên, để vui mừng trong sự lộng lẫy của riêng tôi.
Ama benim kendi görkemini sevinirler. [Sahneden çıkarlar.]シーンIII。キャピュレットの家の部屋。 [レディキャピュレット、とナースを入力してください。]
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Αλλά για να χαίρεται το μεγαλείο της δικής μου.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Но да се весели в разкош на моите собствени.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.Но радоваться великолепие моей собственной.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.אבל לשמוח בפאר משלי.
Ama benim kendi görkemini sevinirler.ولكن لنفرح في روعة من بلدي.
Ama bu o kadar görkemli için komik bir ev.Aber das ist eine lustige Haus für alle, es ist so großartig.
Ama bu o kadar görkemli için komik bir ev.Ale to je legrační dům pro všechny je to tak velké.

İlgili Sayfalar