göreyim ile cümle

göreyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimJe vais vous demander de lever la main.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimPeço-vos que respondam levantando as vossas mãos.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimPermettetemi di chiedervi un'alzata di mani.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimPermítanme pedirles que levanten las manos.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimSteek even de handen op.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimUděláme si malý průzkum.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimΘα σας ρωτήσω κάτι και σηκώστε το χέρι σας,
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimВдигнете ръце.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimПроголосуймо, піднімаючи руки.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimאני מבקש לראות ידיים:
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimاسمحوا لي بان اسألكم وتجاوبوا برفع أياديكم
Rica etmiyorum. Elleri yatakta göreyim.Dat was geen vraag, handen op het bed.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.A ty si riekol svojim služobníkom: Doveďte ho sem dolu ku mne, aby som ho videl.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Då sade du till dina tjänare: 'Fören honom hitned till mig, så att jag kan låta mitt öga vila på honom.'
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Da sprachst du zu deinen Knechten: Bringet ihn herab zu mir; ich will ihm Gnade erzeigen.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Então tu disseste a teus servos: Trazei-mo, para que eu ponha os olhos sobre ele.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.És azt mondád a te szolgáidnak: Hozzátok én hozzám azt, hogy szemeimet reá vessem.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.In rekel si hlapcem svojim: Dejte, da pride doli k meni in ga vidim s svojimi očmi.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.I řekl jsi služebníkům svým: Přiveďte ho ke mně, a pohledím na něj.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.주께서 또 종들에게 이르시되 그를 내게로 데리고 내려와서 나로 그를 목도하게 하라 하시기로
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Niin sinä sanoit palvelijoillesi: `Tuokaa hänet tänne minun luokseni, että silmäni saisivat katsella häntä`.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Og du sa til dine tjenere: Før ham ned til mig, så jeg kan få se ham med mine egne øine!
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Potem mówiłeś do nas sług swoich: Przywiedźcie go do mnie, abym go oglądał oczyma memi:
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Så sagde du til dine Trælle: Bring ham med herned til mig, at jeg kan se ham med egne Øjne!
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Toen zei u tegen ons: 'Breng hem hier, zodat ik hem kan zien.'
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Tu ai spus robilor tăi: ,,Aduceţi -l la mine ca să -l văd cu ochii mei.``
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Tuanku menyuruh kami membawa dia kemari, supaya Tuanku dapat melihatnya
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Tu as dit à tes serviteurs: Faites-le descendre vers moi, et que je le voie de mes propres yeux.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Tu avevi detto ai tuoi servi: Conducetelo qui da me, perché lo possa vedere con i miei occhi
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Tú dijiste a tus siervos: "Traédmelo para que lo vea.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Vả , chúa có dặn rằng : Hãy dẫn nó xuống đến ta , hầu cho ta thấy nó được tận_mắt .
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Vả, chúa có dặn rằng: Hãy dẫn nó xuống đến ta, hầu cho ta thấy nó được tận mắt.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Και ειπας προς τους δουλους σου, Φερετε αυτον προς εμε δια να ιδω αυτον ιδιοις οφθαλμοις.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.И ти рече на слугите си: Доведете ми го, за да го видя с очите си.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.Ты же сказал рабам твоим: приведите его ко мне, чтобы мне взглянуть на него.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.ותאמר אל עבדיך הורדהו אלי ואשימה עיני עליו׃
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.فقلت لعبيدك انزلوا به اليّ فاجعل نظري عليه.
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.你 對 僕 人 說 、 把 他 帶 到 我 這 裡 來 、 叫 我 親 眼 看 看 他
‹‹Sen de biz kullarına, ‹O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim› demiştin.你 對僕 人 說 、 把 他 帶到 我這裡來 、 叫我 親 眼看 看他
"uyanıp bunun bir kabus olduğunu göreyim"Đây là ác mộng. Nó không thể xảy ra được.
"uyanıp bunun bir kabus olduğunu göreyim"Eu tinha dois sentimentos esmagadores. Um era terror absoluto.
"uyanıp bunun bir kabus olduğunu göreyim""오, 주여. 이건 있을 수 없는 일입니다.
"uyanıp bunun bir kabus olduğunu göreyim""Oh God, laat me alsjeblieft wakker worden. Dit moet een nachtmerrie zijn, dit kan niet echt zijn.
"uyanıp bunun bir kabus olduğunu göreyim"Πρέπει να είναι εφιάλτης, δεν μπορεί να συμβαίνει.
"uyanıp bunun bir kabus olduğunu göreyim"זה חייב להיות סיוט, לא יכול להיות שזה קורה,
"uyanıp bunun bir kabus olduğunu göreyim"لابد أن هذا كابوسا، لا يمكن أن يكون هذا هو ما يحدث،
"uyanıp bunun bir kabus olduğunu göreyim"どうか起こして下さい これは悪夢でなくちゃ
İlgili Sayfalar