görevlisine ile cümle
görevlisine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bagajını taşıdığı için oda görevlisine bahşiş vermeyi unutma.Don't forget to tip the porter for carrying your luggage.
Oda görevlisine bagajımızı taşımasını söylemeyi unutma.Don't forget to tell the porter to carry our luggage.
Sami neler olduğunu güvenlik görevlisine anlattı.Sami told the security guard what happened.
Tom anahtarlarını otopark görevlisine teslim etti.Tom handed his keys to the parking attendant.
Bankanın iki görevlisine de aynı ceza verildi.The two bank clerks were released there.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.I said to the receptionist -- I mean, I am just harried, and Sheryl's at my side --
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.We told a security guard that she was missing, though she wasn't missing.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Pharaoh was angry with his two officers, the chief cupbearer and the chief baker.
Padişahtan en aşağı saray görevlisine kadar herkesin yemekleri bu mutfaklarda pişerdi.Die Schwestern arbeiteten in der Küche trotz aller Gefahr weiter.
Bankanın iki görevlisine de aynı ceza verildi.En Pologne, ont été condamnés deux membres de l'équipe du camp.
Padişahtan en aşağı saray görevlisine kadar herkesin yemekleri bu mutfaklarda pişerdi.Стало традицією готувати в цій кухні для офіцерів всіх частин, які приходили.
AM: Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.호텔 직원에게 부탁했어요. 사실 매우 성가시게 요구를 했고 체릴이 제 편에 서 있었죠
AM: Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Şi i-am spus recepţionerului.
AM: Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.איימי: אמרתי לפקידת הקבלה... הייתי כל כך מתוסכלת, ושריל עמדה לידי.
AM: Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.إيمي : قلت للمضيفة .. انا على عجلة من امري .. وقد كانت شيريل بقربي
AM: Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.「ちょっと、靴に問題があるのですが
Bu hizmet ve destekler için belediyenin sosyal görevlisine başvurunuz.Du kan ansöka om tjänster och stödfunktioner hos stadens socialarbetare.
Bu hizmet ve destekler için belediyenin sosyal görevlisine başvurunuz.Estos servicios y tipos de asistencia se solicitarán a un trabajador social municipal..
Bu hizmet ve destekler için belediyenin sosyal görevlisine başvurunuz.Voit hakea palveluja ja tukitoimia kaupungin sosiaalityöntekijöiltä.
Bu hizmet ve destekler için belediyenin sosyal görevlisine başvurunuz.Vous pouvez solliciter ces services auprès des travailleurs sociaux de la ville.
Bu hizmet ve destekler için belediyenin sosyal görevlisine başvurunuz.Вы можете подать заявление на оказание услуг для инвалидов городскому социальному работнику своего района.
Bu hizmet ve destekler için belediyenin sosyal görevlisine başvurunuz.بإمكانك التقدم بالطلب للخدمات ولفعاليات الدعم من العامل الاجتماعي التابع للبلدية.
Bu hizmet ve destekler için belediyenin sosyal görevlisine başvurunuz.您可向市政府社会工作专员申请服务。
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.David pa pusti svoje stvari v roki čuvaja prtljage in teče v vojne vrste ter dospe in pozdravi svoje brate.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.다윗이 그 짐을 짐 지키는 자의 손에 맡기고 군대로 달려가서 형들에게 문안하고
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.Давид оставил свою ношу обозному сторожу и побежал в ряды и, придя, спросил братьев своих о здоровье.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.ויטש דוד את הכלים מעליו על יד שומר הכלים וירץ המערכה ויבא וישאל לאחיו לשלום׃
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.فترك داود الامتعة التي معه بيد حافظ الامتعة وركض الى الصف وأتى وسأل عن سلامة اخوته.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.大 衛 把 他 帶 來 的 食 物 、 留 在 看 守 物 件 人 的 手 下 、 跑 到 戰 場 、 問 他 哥 哥 們 安
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.大 衛把 他 帶來 的 食物 、 留在 看守 物件 人 的 手下 、 跑到 戰場 、 問 他 哥哥 們安
Ekonomik sorunlarınız varsa belediyenin sosyal görevlisine danışabilirsiniz.Jos sinulla on taloudellisia ongelmia, voit kysyä neuvoa kunnan sosiaalityöntekijältä.
Ekonomik sorunlarınız varsa belediyenin sosyal görevlisine danışabilirsiniz.Om du har ekonomiska problem kan du fråga om råd hos kommunens socialarbetare.
Ekonomik sorunlarınız varsa belediyenin sosyal görevlisine danışabilirsiniz.Si tiene problemas económicos, puede pedir consejo a los trabajadores sociales del municipio.
Ekonomik sorunlarınız varsa belediyenin sosyal görevlisine danışabilirsiniz.إذا كانت لديك مشاكل اقتصادية فبإمكانك طلب المشورة من عامل الخدمات الاجتماعية للبلدية.
Ekonomik sorunlarınız varsa belediyenin sosyal görevlisine danışabilirsiniz.若您遇到经济困难,可向当地社会工作专员咨询。若您或您的家庭收入不足支付每日生活必需开销时,可向Kela申领最低生活保障金。
Ekonomik sorunlarınız varsa kendi belediyenizin sosyal görevlisine ya da Kela’ya başvurabilirsiniz.Jos sinulla on taloudellisia ongelmia, voit kysyä neuvoa oman kuntasi sosiaalityöntekijältä tai Kelasta.
Ekonomik sorunlarınız varsa kendi belediyenizin sosyal görevlisine ya da Kela’ya başvurabilirsiniz.إذا كان لديك مشاكل اقتصادية، فبإمكانك السؤال عن الاستشارات من عامل الخدمات الاجتماعية في بلديتك أو من الكيلا.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.A faraon sa rozhneval na oboch svojich dvoraninov, na náčelníka čašníkov i náčelníka pekárov.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.El faraón se enfureció contra sus dos funcionarios, el jefe de los coperos y el jefe de los panaderos
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Faraon s'a mîniat pe cei doi dregători ai săi: pe mai marele paharnicilor şi pe mai marele pitarilor.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Il faraone si adirò contro i suoi due eunuchi, contro il capo dei coppieri e contro il capo dei panettieri
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.In Faraon se raztogoti zoper dvornika svoja, zoper velikega točaja in zoper velikega peka;
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.I rozhněval se Farao na oba úředníky své, na vládaře nad šeňkýři, a na vládaře nad pekaři.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Ja farao vihastui näihin kahteen hoviherraansa, ylimmäiseen juomanlaskijaan ja ylimmäiseen leipojaan,
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.바로가 그 두 관원장 곧 술 맡은 관원장과 떡 굽는 관원장에게 노하여
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Maka marahlah raja kepada kedua pelayannya itu
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Megharaguvék azért a Faraó az õ két fõemberére, a fõpohárnokra, és a fõsütõmesterre.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Och Farao blev förtörnad på sina två hovmän, överste munskänken och överste bagaren,
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Og Farao blev vred på sine to hoffmenn, den øverste munnskjenk og den øverste baker
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.og Farao vrededes på sine to Hofmænd, Overmundskænken og Overbageren,
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Pelo que se indignou Faraó contra os seus dois oficiais, contra o copeiro-mor e contra o padeiro-mor;
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Pharaon fut irrité contre ses deux officiers, le chef des échansons et le chef des panetiers.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Pha-ra-ôn nổi giận cùng hai quan mình, là tửu chánh và thượng thiện,
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Pha-ra-ôn nổi_giận cùng hai quan mình , là tửu chánh và thượng thiện ,
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Και ωργισθη ο Φαραω κατα των δυο αυλικων αυτου, κατα του αρχιοινοχοου, και κατα του αρχισιτοποιου.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.И прогневался фараон на двух царедворцев своих, на главного виночерпия и на главного хлебодара,
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Та Фараон, като се разгневи на двамата си придворни - началника на виночерпците и началника на хлебарите -
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.ויקצף פרעה על שני סריסיו על שר המשקים ועל שר האופים׃
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.فسخط فرعون على خصيّيه رئيس السقاة ورئيس الخبازين.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.法 老 就 惱 怒 酒 政 和 膳 長 這 二 臣