görevlisi ile cümle
görevlisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tuvalet görevlisi bir kadın kurtuldu.SAVED BY A SERVANT GIRL.
Ayrıca West Point'te öğretim görevlisi olarak çalıştı.He also served as an instructor of engineering at West Point.
Bazıları ise tapınaklarda temizlik görevlisi olarak çalıştırılırlardı.They are escorted by temple personnel during such visits.
Maraşlıdır ve bir devlet görevlisi olduğu sanılmaktadır.They are suspected to be funeral statuary.
Sanatçı, 2011 yılından bu yana Northwestern Üniversitesi'nde öğretim görevlisi.Jones has taught at Northwestern University since 2010.
Amerika ve Küba'da öğretim görevlisi olarak bulundu.The teachers had been trained in the U.S. and Kabul.
Aynı yıl Strasbug'daki St. Nicholas Kilisesi'nde din görevlisi olarak atandı.That same year, he succeeded his father as organist at St. Nicholas Church in Sint-Niklaas.
6 Eylül 1928, Tokyo, Japonya) Japon bir mimar ve öğretim görevlisidir.29 July 1956, Tokyo, Japan) was a teacher of English and educator in Japan.
Bankanın iki görevlisine de aynı ceza verildi.The two bank clerks were released there.
Fakat daha sonra kadın santral görevlisi istihdamı artmıştır.Recently, the 'admission officer system' is on the increase.
1857 yılından sonra Glasgow'da Serbest Kilise Eğitim Koleji matematik öğretim görevlisi oldu.Starting in 1857 he was mathematical lecturer at the Free Church Training College in Glasgow.
Tomas Gümrük ve Sınır Koruma Görevlisi olarak Seul ABD Büyükelçiliği'ne atanmıştı.Tomas was assigned to the U.S. embassy in Seoul as a Customs and Border Protection Officer.
Kamu görevlisi ve sendikacı olarak çalışmıştır.He thus acts as constable and sheriff.
1984 - BM görevlisi Enver Ergun, Viyana'da Ermeni saldırganlarca öldürüldü.November 19, 1984, Austria: Enver Ergün, UN official, is assassinated in Vienna.
Temmuz ve Ağustos 2009 arasında gerçekleşen saldırılarda bir kolluk görevlisi öldürülmüştür.A UNAMID peacekeeper was killed between June and August 2009.
Bazı ülkelerde devlet görevlisi olmayan özel dedektifler de vardır.In addition there are numerous non-state-owned private training establishments.
Microsoft, Microsoft Görevlisi Konsolu da satmaktadır.Microsoft also ships the Microsoft Attendant Console.
Gişe görevlisi Kim Hunter ...Kelly Hunter Major ......
1987 ile 1993 yılları arasında ODTÜ’de araştırma görevlisi olarak çalıştı.From 1987 to 1993 he also worked as Independent Consultant.
Köy Odası , Camisi ve Din Görevlisi vardır .There is a public house, the Coach and Horses.
Daha sonra 1951 yılına kadar eski üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak görev yaptı.He subsequently served, until 1951, as lecturer in law in his former university.
Din Görevlisinin El Kitabı.The Intelligence Officer's Bookshelf.
Ford vakfında araştırma görevlisi olarak çalıştı.He worked on the research staff at the Ford Foundation.
Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerde kamu görevlisi gibi cezalandırılır.Those found responsible will be held accountable for their crimes as individuals.
Bu bir sağlık görevlisi, kalp masajı uygulamakta. az önce kafasından vurulmuş bir askere.This is a helicopter medic giving CPR to a soldier who had been shot in the head.
Bu gördüğünüz Mae West, New Orleans'ta bir hayvanat bahçesi görevlisinin evinde hala hayatta.This is Mae West, still alive at a zookeeper's home in New Orleans.
Tam güvenlik, güvenlik kontrolü, güvenlik görevlisi, güvenlik soruşturması...Real security, security checks, security watch, security clearance.
Bu koruma görevlisi.It's the guard.
Lanet olsun, bu koruma görevlisi.Shit, it's the guard.
Hani bu, bu gü-- güvenlik görevlisi var ya soygundan, onun ođlu bu anne, tamam.Mom, mom okay, you know the security guy? he is his son.
Bu bebeğin yaralarını temizleyip üzerlerini kapatanlar o sağlık görevlisi genç kadınlardı.It was the young women, the health aids, who cleaned the wounds of this baby and dressed the wounds.
Laboratuvar, araştırma görevlisi ve veriler... (Kahkahalar)Lab, research assistant, data. (Laughter)
Finansmanı yöneten AB görevlisi boyanmış olan binaya aceleyle geldi.The French E.U. official in charge of the funding rushed to block the painting.
-Celp görevlisiyim.-I'm the subpoena server.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.And I'm an academic, so I put audiences to sleep for free.
Ne de kıdemli bir sosyal hizmetler görevlisi.Neither am I a veteran social worker.
Bir dakika, nesin sen, sosyal hizmetler görevlisi mi?Hold on a second, what are you, some kind of outreach social worker?
Kemirgenlerle mücadele görevlisiyim ve Lauranýn babasý!Im a rodent control operative, and Im also Lauras father!
Ve şimdi, 5 yıl sonra, müzeler için özel organizasyon görevlisi olarak çalışıyor.Now, five years later, she's a special events planner for museums.
Güvenlik görevlisi yaralanmış, onunda silahını almışlarThe guard is wounded, his gun left inside.
Bir hükümet görevlisi yerli mallar kullanmalı. Ama kalitesi çok farklı.A government official should use domestic products, but the quality is so different.
Dr. Dearn Sidelinger, San Diego'nun yardımcı kamu sağlığı görevlisi.Dr. Dean Sidelinger is San Diego's deputy public health officer.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.I said to the receptionist -- I mean, I am just harried, and Sheryl's at my side --
Araştırma görevlisi olmadan danışman olamazsınız.You can't be a consultant without having been a research associate.
"Ne demek istiyorsun, Londra'nın görevlisi kim- yani, hiç kimse görevli değil" diye cevaplar."What do you mean, who's in charge of London's — I mean, no one is in charge."
Sıralar dolusu güvenlik görevlisi vardı.I saw layers of security.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Two years ago, I was the highest-rated lecturer at MlT's entrepreneurial master's program.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lights glaring in off the street, and we had to hire a security guard and all these things.
Ama sosyal hizmet görevlisinin, farklı bir planı vardı.But the social worker, he had a different agenda.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.We told a security guard that she was missing, though she wasn't missing.
Bu yüzden toplantılara katılıyordum ve zaman zaman güvenlik görevlisi olarak görev alıyordum.And I attended meetings and was part of the security on occasions.
Satıcılar ile alıcılar arasında aracılık eden bir ofis görevlisini atadılarThey appointed an officer who would mediate between the vendor and the purchaser.
Ve ofis görevlisi çalınan kartın çalışıp çalışmadığını doğrular.And the officer would then verify if the stolen credit card worked.
Jeff Han: Ben New York Üniversitesi'nde araştırma görevlisiyim.I'm a research scientist at NYU in New York.
Ben Princeton'da kadrolu bir eğitim görevlisiyim.I'm a tenured professor at Princeton, but my, my opposite, he's a paid show.
"Hükümet görevlisi değil misin?" diye sordular, "Hayır." dedim."You didn't get a government job?" I said, "No."
Yüzlerce rötuş görevlisi, ışıklandırma ve makyaj uzmanları vardı.There were scores of retouchers and lighting experts and make-up experts.
Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.Pharaoh was angry with his two officers, the chief cupbearer and the chief baker.
Kenheredeki kilisenin görevlisi olan kızkardeşimiz Fibiyi size salık veririm.I commend to you Phoebe, our sister, who is a servant of the assembly that is at Cenchreae,
ARABA GÖREVLİSİConstellation name (optional)OFFICER FOR CART