görevlisi ile cümle
görevlisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Okul çağındaki çocukların sağlık sorunları ile okul sağlık görevlisi ilgilenmektedir.L’assistant médical scolaire est chargé de veiller à la santé des enfants en âge de scolarisation.
Okul çağındaki çocukların sağlık sorunları ile okul sağlık görevlisi ilgilenmektedir.Skolhälsovårdaren har hand om skolbarns hälsa.
Okul çağındaki çocukların sağlık sorunları ile okul sağlık görevlisi ilgilenmektedir.За состоянием здоровья школьников следит школьный медицинский работник.
Okul çağındaki çocukların sağlık sorunları ile okul sağlık görevlisi ilgilenmektedir.تعتني بصحة الأطفال الذين هم في سن المدرسة الممرضة المدرسية.
Okul çağındaki çocukların sağlık sorunları ile okul sağlık görevlisi ilgilenmektedir.学龄儿童健康由学校健康护理师负责。
Oxford'dan kuzey İngiltere'ye gönderildi, anne ve çocuk yuvasına ve bir sosyal hizmet görevlisi atandı.어머니는 옥스포드에서 영국의 북쪽에 있는 미혼모 시설로 보내져 사회복지사를 지정받았습니다.
Oxford'dan kuzey İngiltere'ye gönderildi, anne ve çocuk yuvasına ve bir sosyal hizmet görevlisi atandı.Szóval, Oxfordból Észak-Angliába küldik egy anya-gyermek otthonba, s egy szociális munkást kap.
Oxford'dan kuzey İngiltere'ye gönderildi, anne ve çocuk yuvasına ve bir sosyal hizmet görevlisi atandı.Z Oksfordu wysłano ją do domu matki i dziecka i wyznaczono pracownika socjalnego.
Oxford'dan kuzey İngiltere'ye gönderildi, anne ve çocuk yuvasına ve bir sosyal hizmet görevlisi atandı.Та, пратена е от Оксфорд на север в дом за майки с деца и й бива назначен социален работник.
Oxford'dan kuzey İngiltere'ye gönderildi, anne ve çocuk yuvasına ve bir sosyal hizmet görevlisi atandı.מאוקספורד שולחים אותה לצפון אנגליה לבית יולדות, וממנים לה עובד סוציאלי.
Oxford'dan kuzey İngiltere'ye gönderildi, anne ve çocuk yuvasına ve bir sosyal hizmet görevlisi atandı.ذهبت من اوكسفورد و أُرسلت إلى شمال بريطانيا إلى بيت الأمهات والأطفال وعين لها عاملة اجتماعية
Oxford'dan kuzey İngiltere'ye gönderildi, anne ve çocuk yuvasına ve bir sosyal hizmet görevlisi atandı.母子寮で ソーシャルワーカーをあてがわれました 母には内緒のプランがありました
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,Då nu Pashur, Immers son, prästen, som var överuppsyningsman i HERRENS hus, hörde Jeremia profetera detta,
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,Da præsten Pasjhur, Immers søn, der var overopsynsmand i HERRENs Hus, hørte Jeremias profetere således,
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,Imam Pasyhur anak Imer adalah kepala pengawas Rumah TUHAN. Ketika ia mendengar aku mengumumkan semua hal itu
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,제사장 임멜의 아들 바스훌은 여호와의 집 유사장이라 그가 예레미야의 이 일 예언함을 들은지라
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,Mutta pappi Pashur, Immerin poika, joka oli Herran temppelin ylivalvoja, kuuli Jeremian ennustavan nämä sanat.
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,Og presten Pashur, Immers sønn, som var overtilsynsmann i Herrens hus, hørte Jeremias tale disse ord.
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,Pascùr figlio di Immèr, sacerdote e sovrintendente-capo del tempio, udì Geremia predire tutte queste cose
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,А Пасхор, син на свещеника Емир, който беше началник в Господния дом, чу Еремия като пророкуваше тия неща.
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,וישמע פשחור בן אמר הכהן והוא פקיד נגיד בבית יהוה את ירמיהו נבא את הדברים האלה׃
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,وسمع فشحور بن امّير الكاهن. وهو ناظر اول في بيت الرب. ارميا يتنبأ بهذه الكلمات.
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,祭 司 音 麥 的 兒 子 巴 施 戶 珥 、 作 耶 和 華 殿 的 總 管 、 聽 見 耶 利 米 豫 言 這 些 事
RABbin Tapınağının baş görevlisi İmmer oğlu Kâhin Paşhur, Yeremyanın böyle peygamberlik ettiğini duyunca,祭司 音麥 的 兒子 巴 施戶珥 、 作 耶和華 殿 的 總管 、 聽見 耶利米 豫 言這 些 事
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.AM: Eu estava preocupada, a Cheryl ao lado, e disse à rececionista:
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.A ve spěchu, s Cheryl po mém boku, jsem říkala recepční:
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Azt mondtam a recepciósnak, feldúlt voltam, Cheryllel az oldalamon.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Ho detto alla reception: "Insomma, ho molta fretta." Cheryl era di fianco a me.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Ich sagte zum Rezeptionist, ich war echt genervt, ich bin mit Cheryl an meiner Seite nur umhergehetzt.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Ik zei tegen de receptionist, ik was gehaast en Cheryl stond naast me.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Jag sa till receptionisten, jag menar, jag är helt härjad, och Cheryl är med mig.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.J'ai dit au réceptionniste, je veux dire, j'étais ennuyée, et Cheryl est à mes cotés.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Nie wiedziałam, co robić.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Recepčnému som povedala, bola som totiž utrápená a Cheryl stála vedľa.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Tôi nói với nhân viên tiếp tân và Cheryl ở bên cạnh tôi.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Yo le dije a la recepccionista, de verdad, yo acabo de llegar, y Cheryl estaba a mi lado.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Είπα στον ρεσεψιονίστ, και εγώ να βιάζομαι, με την Τσέριλ στο πλευρό μου.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Казах на рецепционистката - просто съм изтормозена, а Шерил стои до мен.
Resepsiyon görevlisine dedim ki, yani, rahatsız edildim, ve Cheryl benim tarafımdaydı.Я, вся взволнованная, говорю портье, а Шерил рядом со мной.
Sağlık görevlisi! Çabuk!Få fat i en læge!
Sağlık görevlisi! Çabuk!Läkare hitåt!
Sağlık görevlisi! Çabuk!Φωνάξτε έναν γιατρό!
Sağlık görevlisi!Lääkintämies!
Sağlık görevlisi!Médico! Depressa!
Sağlık görevlisi!Sanitariusz!
Sağlık görevlisi!Un medico! Alla svelta!
Sağlık görevlisi!¡Un médico!
Sağlık görevlisi!Врача!
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)BANDERA DE POLICÍA DEL VINOConstellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)BANDIERA DELL'UFFICIALE DEL VINOConstellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
ŞARAP GÖREVLİSİNİN FLAMASIConstellation name (optional)Constellation name (optional)