görevlisi ile cümle

görevlisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
9 yıl öğretim görevlisi olarak da çalıştı.Работи като учител в продължение на 9 години.
Reitinstitut Fegelein öğretim görevlisi olarak çalıştı ve SS-Reitersturm lideri oldu.Работи е като инструктор в Reitinstitut Fegelein и става лидер на SS-Reitersturm, конна спортна група на СС.
The Shield, Ağustos'ta baş işletme görevlisi Triple H ve The Authority'ye çalışmaya başladı.През Август, Щит започнаха да работят за главния оперативен директор Трите Хикса и Началниците.
Ocak 2007'de Aix-en-Provence'de bir güvenlik görevlisini bıçaklayarak cinayete teşebbüsten suçlandı.През януари 2007 е обвинен в опит за убийство след намушкване на пазител на реда в Екс ан Прованс.
Çoğu eyalette, county şerifi, county'nin baş kolluk görevlisidir.В съвременна Англия шерифът е главният представител на правителството в графството.
Burada öğretim görevlisi olarak çalıştı.Тук работи като преподавател.
Sağlık ocağı bulunmaktadır fakat ayda 2 kez sağlık görevlisi gelmektedir.От с. Главан, два пъти седмично пристига доктор.
Fakat sağlık görevlisi yoktur.Нямал доверие на лекари.
Öğretim görevlisi ve gazeteci olarak görev yaptı.Работи като университетски преподавател и журналист.
Kısa bir süre Illinois Üniversitesi' nde araştırma görevlisi olarak çalışır.След това работи за кратко в Университета на Илинойс.
Daha sonra Odessa askeri birimindeki görevine karargah zabıtı görevlisi olarak devam etti.По време на битката за Одеса е на охранителна мисия на военен транспорт.
Hacettepe Üniversitesi, İİBF Öğretim Görevlisi olarak çalıştı.Също като Никола Гешев тя е учила за юрист.
Ülkede şu an iki kadın tıp görevlisi general rütbesinde bulunmaktadır.Dosad su dvije žene iz medicinske grane vojske dobile čin generala.
Sağlık ocağı ve görevlisi mevcuttur.Organiziraju se dežurstva i straže.
Her UKRA üyesi Saha Güvenlik Görevlisi olmak için başvuru yapabilir.Svaki kandidat mora se prijaviti za služenje u gardi.
1989'a kadar part-time öğretim görevlisi olarak çalıştı.Na fakultetu je radio kao stalni predavač od 1989. godine.
Temiz bir devlet görevlisi karakterini yansıtmaktadır.Ovo je popis točnih pridjevskih oblika država.
Tuvalet görevlisi bir kadın kurtuldu.Spasio ga je klupski liječnik.
1945'ten 1953'e kadar, Sovyet Donanması'nda Baş araştırma görevlisi oldu.U razdoblju između 1945. i 1953. obavljala je dužnost pomoćnice šefa Glavnoga štaba sovjetske ratne mornarice.
Üvey annesi, Iris Melander bir sağlık görevlisi olarak çalıştı.Pestúnska matka Iris Melanderová bola zamestnaná v úlohe opatrovateľky.
Hâlen IBM Thomas J. Watson Araştırma Merkezi'nde araştırma görevlisidir.Pracoval tiež pre IBM vo vývojovom stredisku Thomasa J. Watsona.
Çatışmalarda, 5 güvenlik görevlisi hayatını yitirdi.5 dozorcov v bojoch zahynulo.
Tuvalet görevlisi bir kadın kurtuldu.Do Zvolena odišiel obranca Bačiak.
Daha sonra 1951 yılına kadar eski üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak görev yaptı.V roku 1951 začal pôsobiť ako vysokoškolský pedagóg.
Maraşlıdır ve bir devlet görevlisi olduğu sanılmaktadır.Ja som štátny zamestnanec, a teda musím byť policajt.
Şarkıcının annesi daha sonra bir sağlık görevlisi olan Jim Kearns’le evlendi.Od takrat je njena mama poročena z bolničarjem Jimom Kearnsom in si je spremenila ime.
Okulda bir yardımcı doçent ve 21 öğretim görevlisi bulunmaktadır.Na fakulteti je zaposlenih 119 učiteljev in asistentov.
Aynı yılın Ağustos ayından itibaren kıdemli öğretim görevlisi olarak çalıştı.Istega leta se je prvič zaposlil kot inženir.
Misch ve mekanik görevlisi Johannes Hentschel, sığınakta kalan son kişi idi.Njegov stari služabnik James Handscombe in jaz sva bila edina v hiši , ko je umrl.
Aynı Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladı (1996).Preizkusil se je tudi kot igralec v filmu Anarholiberist (1996).
Ayrıca misafir öğretim görevlisi olarak da çeşitli üniversitelerde dersler vermektedir.Kot gostujoči profesor je predaval tudi na različnih evropskih univerzah.
Burada öğretim görevlisi olarak çalıştı.Danes tudi tam dela kot učitelj.
Dönüşünde bir müddet öğretim görevlisi olarak üniversitede çalıştı.Po povratku v domovino je nekaj časa delal kot učitelj.
Elektronik bir ortam, oyun görevlisi gerekliliğini ortadan kaldırır ve muharebe çözünürlüğü hızını arttırır.Elektroninė terpė leidžia panaikinti žaidimo meistro būtinybę ir padidina kovų sprendimų spartą.
Öğretim görevlisi ve gazeteci olarak görev yaptı.Jis dirbo matematikos mokytoju ir žurnalistu.
Bundan şüphelenen yetimhane görevlisi polise haber verir.Išgirdę riksmą tarnai pakviečia policiją.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Liusija po incidento paliko policijos gretas ir įsidarbino oro uosto apsaugos darbuotoja.
Maraşlıdır ve bir devlet görevlisi olduğu sanılmaktadır.Mianmariečiai manė, kad jis nusipelnė valstybinių laidotuvių.
Hâlen IBM Thomas J. Watson Araştırma Merkezi'nde araştırma görevlisidir.Põhiline arendustöö toimus IBM T.J. Watsoni uurimiskeskuses.
Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerde kamu görevlisi gibi cezalandırılır.Kuid ma arvan, et inimesi, kes sooritavad kuritegusid, tuleb kohelda kurjategijatena, olenemata nende usust.
1983-1989 yıllarında SBKP Merkez Komitesi Propaganda Bölümü'nde ajitasyon ve öğretim görevlisi olarak çalıştı.Ta töötas aastatel 1983–1984 ELKNÜ Keskkomitee propaganda- ja kultuuriosakonna instruktorina.
1832 yılında Neuchâtel Üniversitesi’ne doğa tarihi üzerine öğretim görevlisi olarak atandı.Aastal 1832 määrati Agassiz Neuchâteli ülikooli loodusloo professoriks.
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin Afrika'da hastalığı kapıp beraberinde getirmesi sonucu tanıştı.A járvány úgy került az USA-ba, hogy egy férfi légikísérő bevitte.
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin Afrika'da hastalığı kapıp beraberinde getirmesi sonucu tanıştı.C'est un steward sur une compagnie aérienne qui l'a introduit aux États-Unis.
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin Afrika'da hastalığı kapıp beraberinde getirmesi sonucu tanıştı.Epidemia dotarła do USA przez stewarda na pokładzie samolotu który zaraził się w Afryce.
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin미국에 소개된 수치를 보면
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisininהמחלה חדרה לארה"ב
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisininظهر الوباء أول مرة في الولايات المتحدة
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin飛行機のある男性乗務員がアフリカ滞在中に感染し
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,a Azariáš, syn Hilkiášov, syn Mešullamov, syn Cádokov, syn Merajótov, syn Achitúbov, vojvoda domu Božieho.
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,Azariáš syn Helkiáše, syna Mesullamova, syna Sádochova, syna Meraiotova, syna Achitobova, kníže v domě Božím.
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,in Azarija, sin Hilkija, sinu Mesulama, sinu Zadoka, sinu Merajota, sinu Ahituba, poglavar v hiši Božji,
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,하나님의 전을 맡은 자 아사랴니 저는 힐기야의 아들이요 므술람의 손자요 사독의 증손이요 므라욧의 현손이요 아히둡의 오대손이며
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,и Азария, сын Хелкии, сын Мешуллама, сын Садока, сын Мераиофа, сын Ахитува, начальствующий в доме Божием;
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,ועזריה בן חלקיה בן משלם בן צדוק בן מריות בן אחיטוב נגיד בית האלהים׃
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,وعزريا بن حلقيا بن مشلام بن صادوق بن مرايوث بن اخيطوب رئيس بيت الله
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Azarya,還有 管理 神殿 希勒家 的 兒子 亞薩 利雅.希勒家 是 米書蘭 的 兒子 、 米書蘭 是 撒督 的 兒子 、 撒督 是 米拉約 的 兒子 、 米拉約 是 亞希突 的 兒子
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi Seraya또 하나님의 전을 맡은 자 스라야니 저는 힐기야의 아들이요 므술람의 손자요 사독의 증손이요 므라욧의 현손이요 아히둡의 오대손이며
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi SerayaSaraiáš syn Helkiáše, syna Mesullamova, syna Sádochova, syna Meraiotova, syna Achitobova, přední v domě Božím.
Ahituv oğlu Merayot oğlu Sadok oğlu Meşullam oğlu Hilkiya oğlu tapınak baş görevlisi SerayaSeraiáš, syn Chilkiáša, syna Mešullama, syna Cádoka, syna Merajóta, syna Achitúbovho, vojvoda domu Božieho.

İlgili Sayfalar