görevlileri ile cümle
görevlileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Amatsya krallığını güçlendirdikten sonra, babasını öldüren görevlileri ortadan kaldırdı.Vừa khi nước người được vững_chắc , người bèn xử_tử những tôi_tớ đã giết vua cha mình .
Amatsya krallığını güçlendirdikten sonra, babasını öldüren görevlileri ortadan kaldırdı.Zodra hij de macht stevig in handen had, liet hij de moordenaars van zijn vader doden.
Amatsya krallığını güçlendirdikten sonra, babasını öldüren görevlileri ortadan kaldırdı.И щом се закрепи царството в ръката му, той умъртви слугите си, които бяха убили баща му царя.
Amatsya krallığını güçlendirdikten sonra, babasını öldüren görevlileri ortadan kaldırdı.Когда утвердилось царство в руках его, тогда он умертвил слуг своих, убивших царя, отца его.
Amatsya krallığını güçlendirdikten sonra, babasını öldüren görevlileri ortadan kaldırdı.ויהי כאשר חזקה הממלכה בידו ויך את עבדיו המכים את המלך אביו׃
Amatsya krallığını güçlendirdikten sonra, babasını öldüren görevlileri ortadan kaldırdı.ولما تثبتت المملكة بيده قتل عبيده الذين قتلوا الملك اباه.
Amatsya krallığını güçlendirdikten sonra, babasını öldüren görevlileri ortadan kaldırdı.國 一 堅 定 、 就 把 殺 他 父 王 的 臣 僕 殺 了
Amatsya krallığını güçlendirdikten sonra, babasını öldüren görevlileri ortadan kaldırdı.國一堅定 、 就 把 殺 他 父王 的 臣僕殺了
Ancak genç Hadat, babasının görevlilerinden bazı Edomlularla birlikte Mısıra kaçmıştı.Hadàd con alcuni Idumei a servizio del padre fuggì in Egitto. Allora Hadàd era giovinetto
Ancak genç Hadat, babasının görevlilerinden bazı Edomlularla birlikte Mısıra kaçmıştı.Hadade, que era ainda menino, fugiu para o Egito com alguns edemeus, servos de seu pai.
Ancak genç Hadat, babasının görevlilerinden bazı Edomlularla birlikte Mısıra kaçmıştı.그 때에 하닷은 작은 아이라 그 아비의 신복 중 두어 에돔 사람과 함께 도망하여 애굽으로 가려하여
Ancak genç Hadat, babasının görevlilerinden bazı Edomlularla birlikte Mısıra kaçmıştı.ויברח אדד הוא ואנשים אדמיים מעבדי אביו אתו לבוא מצרים והדד נער קטן׃
Ancak genç Hadat, babasının görevlilerinden bazı Edomlularla birlikte Mısıra kaçmıştı.ان هدد هرب هو ورجال ادوميون من عبيد ابيه معه ليأتوا مصر. وكان هدد غلاما صغيرا.
Ancak genç Hadat, babasının görevlilerinden bazı Edomlularla birlikte Mısıra kaçmıştı.那 時 哈 達 還 是 幼 童 . 他 和 他 父 親 的 臣 僕 、 幾 個 以 東 人 逃 往 埃 及
Ancak genç Hadat, babasının görevlilerinden bazı Edomlularla birlikte Mısıra kaçmıştı.那 時哈達還 是 幼童 . 他 和 他 父親 的 臣僕 、 幾個 以 東人 逃往 埃及
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››왕께 나아와 말하되 이제 종에게 양털 깎는 일이 있사오니 청컨대 왕은 신복들을 데리시고 이 종과 함께 가사이다
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››ויבא אבשלום אל המלך ויאמר הנה נא גזזים לעבדך ילך נא המלך ועבדיו עם עבדך׃
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››وجاء ابشالوم الى الملك وقال هوذا لعبدك جزّازون. فليذهب الملك وعبيده مع عبدك.
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››押 沙 龍 來 見 王 、 說 、 現 在 有 人 為 僕 人 剪 羊 毛 、 請 王 、 和 王 的 臣 僕 、 與 僕 人 同 去
Avşalom krala gelip, ‹‹Koyunlarımı kırktırıyorum›› dedi, ‹‹Lütfen kral ve görevlileri de kuluna katılsın.››押 沙龍來 見王 、 說 、 現 在 有人 為僕 人 剪羊毛 、 請王 、 和 王 的 臣僕 、 與僕 人 同去
Bakanlar, bakanlıkların resmi görevlilerini yönetirler.Les ministres dirigent le travail des fonctionnaires du ministère.
Bakanlar, bakanlıkların resmi görevlilerini yönetirler.Los ministros dirigen el trabajo de los funcionarios de los ministerios.
Bakanlar, bakanlıkların resmi görevlilerini yönetirler.Ministerit johtavat ministeriöiden virkamiesten työtä.
Bakanlar, bakanlıkların resmi görevlilerini yönetirler.Ministrarna leder arbetet för ministeriernas tjänstemän.
Bakanlar, bakanlıkların resmi görevlilerini yönetirler.Министры руководят работой чиновников министерства.
Bakanlar, bakanlıkların resmi görevlilerini yönetirler.يقوم الوزراء بقيادة أعمال موظفي الدولة في الوزارات.
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.A prišli aj colní dať sa pokrstiť a povedali mu: Učiteľu, čo budeme robiť?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Au venit şi nişte vameşi să fie botezaţi, şi i-au zis: ,,Învăţătorului, noi ce trebuie să facem?``
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Chegaram também uns publicanos para serem batizados, e perguntaram-lhe: Mestre, que havemos nós de fazer?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Cũng có những người thâu thuế đến để chịu phép báp-tem; họ hỏi rằng: Thưa thầy, chúng tôi phải làm gì?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Cũng có những người thâu thuế đến để chịu_phép báp - tem ; họ hỏi rằng : Thưa thầy , chúng_tôi phải làm_gì ?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.És eljövének a vámszedõk is, hogy megkeresztelkedjenek, és mondának néki: Mester, mit cselekedjünk?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Es kamen auch die Zöllner, daß sie sich taufen ließen, und sprachen zu ihm: Meister, was sollen denn wir tun?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Il vint aussi des publicains pour être baptisés, et ils lui dirent: Maître, que devons-nous faire?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.세리들도 세례를 받고자 하여 와서 가로되 선생이여 우리는 무엇을 하리이까 하매
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Men også toldere kom for å døpes, og de sa til ham: Mester! hvad skal vi gjøre?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Men også Toldere kom for at døbes, og de sagde til ham: "Mester! hvad skulle vi gøre?"
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Niin tuli myös publikaaneja kastettaviksi, ja he sanoivat hänelle: "Opettaja, mitä meidän pitää tekemän?"
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Pridejo pa tudi cestninarji, da bi jih krstil, in mu reko: Učenik, kaj naj storimo mi?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Přišli pak i celní křtíti se, i řekli jemu: Mistře, co budeme činiti?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Przyszli też i celnicy, aby byli chrzczeni, i rzekli do niego: Nauczycielu! a my cóż czynić będziemy?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Så kommo ock publikaner för att låta döpa sig, och de sade till honom: »Mästare, vad skola vi göra?»
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.También fueron unos publicanos para ser bautizados y le preguntaron: --Maestro, ¿qué haremos
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Vennero anche dei pubblicani a farsi battezzare, e gli chiesero: «Maestro, che dobbiamo fare?»
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Ηλθον δε και τελωναι δια να βαπτισθωσι, και ειπον προς αυτον Διδασκαλε, τι θελομεν καμει;
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Дойдоха и бирниците да се кръстят, и му рекоха: Учителю, ние какво да правим?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Прийшли ж і митники хреститись, і промовили до него: Учителю, що нам робити?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.Пришли и мытари креститься, и сказали ему: учитель! что нам делать?
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.ויבאו גם מוכסים להטבל ויאמרו אליו רבי מה נעשה׃
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.وجاء عشارون ايضا ليعتمدوا فقالوا له يا معلّم ماذا نفعل.
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.又 有 稅 吏 來 要 受 洗 、 問 他 說 、 夫 子 、 我 們 當 作 甚 麼 呢
Bazı vergi görevlileri de vaftiz olmaya gelerek, ‹‹Öğretmenimiz, biz ne yapalım?›› dediler.又 有 稅吏來 要 受洗 、 問 他 說 、 夫子 、 我們當 作 甚 麼呢
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Bien, básicamente tenemos líderes públicos, oficiales públicos que están fuera de control.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Então, basicamente nós temos líderes públicos, funcionários públicos que estão fora de controlo.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Im Grunde genommen haben wir öffentliche Führungskräfte und Beamte, die außer Kontrolle geraten sind.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Jadi, pada dasarnya kita mempunyai para pemimpin rakyat, para pejabat negeri yang tak terkontrol.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Niektórzy liderzy i urzędnicy państwowi wymknęli się spod kontroli
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Nos, olyan vezetőink, olyan hivatalnokaink vannak, akiknek már elment a józan eszük.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Pe scurt, avem lideri publici si oficiali care sunt in afara controlului.
Belli ki kontrol dışına çıkmış liderlerimiz ve kamu görevlilerimiz var.Pour faire simple, nos dirigeants, nos agents publics, sont devenus incontrôlables.