görevliler ile cümle

görevliler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:왕이 노인의 교도하는 것을 버리고 그 앞에 모셔 있는 자기와 함께 자라난 소년들과 의논하여
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:ויעזב את עצת הזקנים אשר יעצהו ויועץ את הילדים אשר גדלו אתו אשר העמדים לפניו׃
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:ויעזב את עצת הזקנים אשר יעצהו ויועץ את הילדים אשר גדלו אתו העמדים לפניו׃
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:فترك مشورة الشيوخ التي اشاروا بها عليه واستشار الاحداث الذين نشأوا معه ووقفوا امامه
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:王 卻 不 用 老 年 人 給 他 出 的 主 意 、 就 和 那 些 與 他 一 同 長 大 、 在 他 面 前 侍 立 的 少 年 人 商 議
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:王 卻 不 用 老 年 人 給 他 出 的 主 意 、 就 和 那 些 與 他 一 同 長 大 在 他 面 前 侍 立 的 少 年 人 商 議
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:王 卻 不 用 老年人 給 他 出 的 主意 、 就 和 那些 與 他 一同 長大 、 在 他 面前 侍立 的 少年人 商議
Ne var ki, Rehavam ileri gelenlerin öğüdünü reddederek birlikte büyüdüğü genç görevlilerine danıştı:王 卻 不 用 老年人 給 他 出 的 主意 、 就 和 那些 與 他 一同長大 在 他 面前 侍立 的 少年人 商議
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.그 밤에 바로와 그 모든 신하와 모든 애굽 사람이 일어나고 애굽에 큰 호곡이 있었으니 이는 그 나라에 사망치 아니한 집이 하나도 없었음이었더라
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.ויקם פרעה לילה הוא וכל עבדיו וכל מצרים ותהי צעקה גדלה במצרים כי אין בית אשר אין שם מת׃
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.فقام فرعون ليلا هو وكل عبيده وجميع المصريين. وكان صراخ عظيم في مصر. لانه لم يكن بيت ليس فيه ميت.
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.法 老 和 一 切 臣 僕 、 並 埃 及 眾 人 、 夜 間 都 起 來 了 . 在 埃 及 有 大 哀 號 、 無 一 家 不 死 一 個 人 的
O gece firavunla görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.法老 和 一切 臣僕 、 並 埃及 眾人 、 夜間 都 起來 了 . 在 埃及 有 大 哀號 、 無 一 家 不死 一 個 人 的
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.A natív szolgái ő volt használják Indiában voltak a legkevésbé sem, mint ez.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Các công chức bản xứ, cô đã được sử dụng ở Ấn Độ không phải trong ít nhất như thế này.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.De indfødte tjenestefolk, hun havde været vant til i Indien ikke var i det mindste som denne.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.De inheemse bedienden was ze gewend in India waren niet in het minst als deze.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Die eingeborenen Diener sie wurden in Indien benutzt hatte waren nicht im geringsten wie dieses.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Domačih uslužbencev je bila uporabljena za v Indiji bili niti najmanj všeč.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Funcţionarii nativ ea a fost folosită în India, nu au fost în cel puţin ca aceasta.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.I servi nativa era stata usata per in India non erano affatto così.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.그녀가 인도하는 데 사용했던 원래 하인은 다음과 같이 최소 않았다.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Les serviteurs indigènes, elle avait été utilisée pour l'Inde n'étaient pas le moins du monde comme ça.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Los funcionarios locales a que se había utilizado en la India no eran en absoluto así.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Natiivi palvelijat hän oli käytetty Intiassa ei ollut vähiten näin.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Os servos nativa tinha sido usado para na Índia não foram, no mínimo como este.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Para pelayan pribumi ia telah digunakan untuk di India tidak sedikit seperti ini.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Personen tjänare hon hade använts i Indien var inte det minsta så här.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Rodák z úradníkov, že bola použitá v Indii sa ani v najmenšom ako je tento.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Rodák z úředníků, že byla použita v Indii se ani v nejmenším jako je tento.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Rodzimych pracowników była używany w Indiach nie były w najmniejszym stopniu tak.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Η μητρική υπάλληλοι που είχαν χρησιμοποιηθεί στην Ινδία δεν ήταν το λιγότερο σαν αυτό.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Местните служители, тя е била използвана в Индия не са били в най-малко по този начин.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Рідні слуги вона була використана в Індії, були не в останню чергу, як це.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.Родные слуги она была использована в Индии, были не в последнюю очередь, как это.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.המשרתים הילידים שהיתה בעבר בהודו לא היו כלל כזה.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.كانت الأم قد خدم تعودت في الهند وليس في أقل من هذا القبيل.
O Hindistan'da kullanılmış olan yerli görevlilerinin bu gibi en az değildi.彼らは卑屈なと卑屈だったとかのように、主人と話を想定していなかった
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.Da ramte Bueskytterne Kong Josias; og Kongen sagde til sine Folk: "Før mig bort, thi jeg er hårdt såret!"
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.I postřelili střelci krále Joziáše. Tedy řekl král služebníkům svým: Odvezte mne, neboť jsem velmi nemocen.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.활쏘는 자가 요시야왕을 쏜지라 왕이 그 신복에게 이르되 내가 중상하였으니 나를 도와 나가게 하라
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.Men bueskytterne rammet kong Josias; da sa kongen til sine tjenere: Før mig bort! Jeg er hårdt såret.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.И выстрелили стрельцы в царя Иосию, и сказал царь слугам своим: уведите меня, потому что я тяжело ранен.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.И стрелците устрелиха цар Иосия; и царят рече на слугите си: Изведете ме от тук, защото съм тежко ранен.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.וירו הירים למלך יאשיהו ויאמר המלך לעבדיו העבירוני כי החליתי מאד׃
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.واصاب الرماة الملك يوشيا فقال الملك لعبيده انقلوني لاني جرحت جدا.
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.弓 箭 手 射 中 約 西 亞 王 . 王 對 他 的 臣 僕 說 、 我 受 了 重 傷 、 你 拉 我 出 陣 罷
Okçular Kral Yoşiyayı vurunca, kral görevlilerine, ‹‹Beni buradan götürün, ağır yaralıyım!›› dedi.弓箭手 射中 約西亞王 . 王對他 的 臣僕說 、 我 受 了 重 傷 、 你 拉 我 出陣罷
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.El centro escolar asigna a los padres del estudiante unos datos de acceso.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.Koulu antaa lapsen vanhemmille tunnukset palveluun.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.L’école fournit les identifiants aux parents de l’enfant pour avoir accès au service.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.Skolan ger barnets föräldrar inloggningsuppgifter till tjänsten.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.Школа предоставляет родителям ребёнка доступ к данному сервису.
Okul görevlileri hizmet için gerekli olan şifreyi çocuğun ebeveynlerine verir.تقوم المدرسة بإعطاء والدي الطفل تعريفات الدخول للخدمة.
Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakkay adında zengin bir adam vardı.A aj, muž, jménem Zacheus, a ten byl hejtman nad celnými, a byl bohatý.
Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakkay adında zengin bir adam vardı.A hľa, bol tam nejaký muž, menom Zacheus, a to bol nadcolný a bol bohatý.
Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakkay adında zengin bir adam vardı.A oto mąż, którego zwano imieniem Zacheusz, który był przełożony nad celnikami, a ten był bogaty.
Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakkay adında zengin bir adam vardı.Där fanns en man, vid namn Sackeus, som var förman för publikanerna och en rik man.
Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakkay adında zengin bir adam vardı.Di kota itu ada seorang kepala penagih pajak yang kaya. Namanya Zakheus
Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakkay adında zengin bir adam vardı.Ed ecco un uomo di nome Zaccheo, capo dei pubblicani e ricco
İlgili Sayfalar