göreceli ile cümle
göreceli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Birincisi : bütün değerler görecelidir.Tou první je, že veškerá hodnota je vlastně relativní.
Birincisi : bütün değerler görecelidir.Yang sebenarnya, adalah, pertama, bahwa semua nilai sebenarnya relatif.
Birincisi : bütün değerler görecelidir.Zum einen, dass jeder Wert in Wirklichkeit relativ ist.
Birincisi : bütün değerler görecelidir.Το πρώτο είναι, η αξία είναι σχετική.
Birincisi : bütün değerler görecelidir.А именно - първо, всяка стойност всъщност е относителна.
Birincisi : bütün değerler görecelidir.Первый: все ценности в действительности относительны.
Birincisi : bütün değerler görecelidir.מה הם? ובכן, הראשון הוא שכל ערך הוא יחסי.
Birincisi : bütün değerler görecelidir.الأول كان أنه في الحقيقة كل القيم هي قيم نسبية
Birincisi : bütün değerler görecelidir.全ての価値は相対的であり 知覚による価値であること
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.2匹目の犬は完全な抑うつ状態に陥ります
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.Der erste Hund kann grundsätzlich relativ zufrieden sein.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.Di solito il primo cane può essere relativamente soddisfatto.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.En general, el primer perro puede estar relativamente contento.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.En général il arrive que le premier chien soit satisfait.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.Generelt kan den første hund være relativt tilfreds.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur. İkinci köpek ise tamamen depresyona girer.Pierwszy pies był względnie zadowolony, drugi popadał w głęboką depresję.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur. İkinci köpek ise tamamen depresyona girer.První pes bývá obecně docela spokojený, zatímco druhý propadá hluboké depresi.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur. İknci köpek ise tamamen depresyona girer.Il primo cane può essere relativamente soddisfatto, mentre il secondo cade nella più totale depressione.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.În general, primul câine pare relativ mulţumit.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.대개 첫 번째 개는 상대적인 만족감을 느끼고
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.Nhìn chung, con chó đầu tiên có thể cảm thấy tương đối hài lòng.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.Over het algemeen kan de eerste hond relatief content zijn.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.Vo všeobecnosti môže byť prvý pes relatívne spokojný.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.V splošnem je lahko prvi pes dokaj zadovoljen.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.Σε γενικές γραμμές ο πρώτος σκύλος μπορεί να είναι σχετικά ευχαριστημένος.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.Обикновено първото куче може да бъде относително спокойно.
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.באופן כללי, הכלב הראשון יכול להיות מרוצה באופן יחסי
Bu deneyde ilk köpek göreceli olarak daha mutludur.في العموم الكلب الاول يستطيع ان يكون راضياً
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.Die relative Größe und Masse eines Elektrons ist gering im Vergleich mit Atomen.
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.Es que el tamaño relativo - tenemos estos electrones, que representan muy poco de la masa de un átomo.
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.Este că mărimea relativă-- deci, avem aceşti electroni, care reprezintă o foarte mică masă din atom.
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.그건 상대적인 크기가-- 그래서 전자가 있습니다. 원소의 굉장히 작은 양의 질량을 나타내는 전자가요.
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.To jest ta względna wielkość - więc mamy te elektrony, których waga w porównaniu do atomu jest minimalna.
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.Це те, що відносний розмір... отже, ми маємо ці електрони, які займають дуже малу частину маси атома.
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.וזה הגודל היחסי. יש לי אלקטרונים שהם מייצגים מסה מאוד קטנה של האטום.
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.إنه القياس المتعلق بها-- إذاً فلدينا هذه الإلكترونات، التي تمثل جزء صغير جداً من كتلة الذرة.
Bu göreceli boyuttur--yani, bu elektronlarımız var, atomun küçük bir ağırlığına denk gelen.この電子,それは原子の質量にはほとんど関係しません. 原子の約 1/2000 の質量が電子です.
Buradaki moleküller birbirleri arasında göreceli bir şekilde hareket etmezler.Diese Moleküle werden sich nicht relativ zueinander bewegen.
Buradaki moleküller birbirleri arasında göreceli bir şekilde hareket etmezler.Te cząsteczki nie będą poruszać się zależnie od siebie.
Buradaki moleküller birbirleri arasında göreceli bir şekilde hareket etmezler.Tyto molekuly se vůči sobě navzájem nebudou hýbat.
Buradaki moleküller birbirleri arasında göreceli bir şekilde hareket etmezler.何億兆より多くを描くことができますが、ポイントを得ることを考える
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Dalam sebagian besar rentang waktu itu, makhluk hidup relatif sangat sederhana -- makhluk bersel satu
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Ez idő nagy része alatt a Földön, az élő szervezetek viszonylag egyszerűek voltak - egysejtűek.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Für den Großteil der Lebenszeit auf der Erde waren lebende Organismen relativ einfach - Einzeller.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.I det meste af den tid for livet på jorden, har levende organismer været relativt simple -- encellede.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.지구상의 생명은 대부분의 시간동안 비교적 단순한 구조였습니다. 단세포였죠.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Majoritatea acelui timp al vieții pe Pământ, organismele vii au fost relativ simple -- unicelulare.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Per tutto quel periodo della vita sulla Terra, gli organismi erano relativamente semplici -- monocellulari.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Przez większość czasu "życia na Ziemi" organizmy żywe były stosunkowo proste -- pojedyncze komórki.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Under den största delen av livets tid så har organismer varit relativt enkla -- encelliga organismer.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Väčšinu toho času života na Zemi boli živé organizmy relatívne jednoduché, jednotlivé bunky.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Většinu času života na Zemi byly živé organismy relativně jednoduché -- jednobuněčné.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.Большую часть этого времени живые организмы на Земле были относительно простыми — одноклеточными.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.רוב הזמן של קיום החיים על הארץ, היצורים החיים היו פשוטים יחסית -- חד-תאיים.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.خلال معظم هذة الفترة من الحياة على الأرض، كانت الأنظمة الحية بسيطةً نسبيّاً ــ خلايا أحادية.
Bu sürenin çok büyük bir kısmında yaşayan organizlamar göreceli olarak epey basitti-- tek hücreliler.比較的簡単な構造でした 単細胞です しかしそれは多様性を持ち
Bütün bunlar göreceli hızlı bir şekilde olmuş.All dies geschah relativ schnell.
Bütün bunlar göreceli hızlı bir şekilde olmuş.Allt det där hände relativt snabbt.
Bütün bunlar göreceli hızlı bir şekilde olmuş.Dat alles gebeurde relatief snel.
Bütün bunlar göreceli hızlı bir şekilde olmuş.이 모든 것은 상대적으로 매우 빠르게 일어났습니다.