göreceli ile cümle
göreceli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Parça listeleri göreceli yollar içersinΑν οι λίστες αποθηκεύουν τις σχετικές διαδρομές
Parça listeleri göreceli yollar içersinДали списъците със записи да записват относителния път
Parça listeleri göreceli yollar içersinИспользовать ли относительные пути в списках
Parça listeleri göreceli yollar içersinЧи списки композицій зберігають відносний шлях
Parça listeleri göreceli yollar içersinהאם רשימות־ ההשמעה ישמרו כנתיב יחסי
Parça listeleri göreceli yollar içersinسواء تخزين نسبي المسار
Parça listeleri göreceli yollar içersinプレイリストに相対パスを使うかどうか
%s: göreceli sembolik bağlar yalnızca mevcut dizinde oluşturulabilir%s: kan bare lage relative symbolske linker i aktiv filkatalog
Şimdilerde o en iyi %20'lik kesimin gücü göreceli olarak azalmaya başlıyor.그런데 이 20%학생들을 가능하게 했던 우리 교육의 강점들이 상대적으로 약해져가고 있습니다.
Şimdilerde o en iyi %20'lik kesimin gücü göreceli olarak azalmaya başlıyor.Siła tych 20% najlepszych zaczyna jednak powoli zanikać.
Şimdilerde o en iyi %20'lik kesimin gücü göreceli olarak azalmaya başlıyor.כוחם של ה-20% הטובים ביותר האלה מתחיל להתפוגג מבחינה יחסית,
Şimdilerde o en iyi %20'lik kesimin gücü göreceli olarak azalmaya başlıyor.أما اليوم, فإن قوة تلك الـ 20% بدأت في التلاشي بشكل نسبي
Şimdilerde o en iyi %20'lik kesimin gücü göreceli olarak azalmaya başlıyor.比較的陰りが見え始めています。 しかし、それ以上に気になるのが、残りの8割が受けている教育です。
Tabi ki sıradan göreceli.A typické je vždy relatívne
Tabi ki sıradan göreceli.A typičnost je vždy relativní.
Tabi ki sıradan göreceli.그리고 평범함이라는 건 언제나 상대적입니다
Tabi ki sıradan göreceli.O conceito de comum é sempre relativo
Tabi ki sıradan göreceli.Типичый — это всегда относительно. В среднем мужчина в Голландии имеет рост 180 см.
Tabi ki sıradan göreceli."אופייני" הוא תמיד רעיון יחסי
Tabi ki sıradan göreceli.فمفهوم الاكثر مثالية يكون دائما نسبي
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.Auch ein relativ neue Idee.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.E anche quella è un'idea relativamente nuova.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.Et ça aussi c'est une idée relativement nouvelle.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.이것 또한 상대적으로 새로운 아이디어입니다.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.Ook dat is een betrekkelijk nieuw idee.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.Și asta e o idee relativ nouă.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.To również stosunkowo nowa idea.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.Y que también es una idea relativamente nueva.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.Και αυτό επίσης είναι μια σχετικά καινούργια ιδέα.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.И это тоже относительно новая идея.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.Това също е относително нова идея.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.וגם זה הוא רעיון חדש יחסית.
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.وهذه أيضا فكرة جديدة نسبية
Ve bu da göreceli olarak yeni bir fikirdir.これは一連の実験的作品で
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.A táto ekológia je nevyhnutne relatívna, historická a empirická.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.A tento způsob života je nutně relativní, historický a empirický.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.En deze ecologie is noodzakelijkerwijs relatief, historisch en empirisch.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.E questa è ecologia necessariamente relativa, storica e empirica.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.És ez az ökológia szükségszerűen relatív, történelmi és empirikus.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Essa ecologia é necessariamente relativa, histórica e empírica.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Et cette écologie est nécessairement relative, historique et empirique.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Iar acea ecologie este în mod necesar relativă, istorică și empirică.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.I ta ekologia jest koniecznie relatywna, historycznie i empirycznie.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.환경과의 발란스는 물론 상대적이고, 역사적이고 경험적임을 말하지요.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Och den miljön är ovillkorligen relativ, historisk och empirisk.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Og den økologi er nødvendigvis relativ, historisk og empirisk.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Und diese Ökologie ist notwendiger Weise relativ, historisch und empirisch.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Và hệ sinh thái đó phải tương đối, lịch sử và thực nghiệm.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Y esa ecología es necesariamente relativa, histórica y empírica.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.Κι αυτή η οικολογία είναι υποχρεωτικά σχετική, ιστορική, και εμπειρική.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.А тази екология е непременно относителна, историческа и емпирична.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.И эта экология неизбежно является относительной, исторической и эмпирической.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.І ця екологія обов'язково є відносною, історичною і емпіричною.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.והאקולוגיה היא בהכרח יחסית, הסטורית ואמפירית.
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.وهذا النظام البيئي مرتبط بتاريخنا وتجاربنا
Ve bu ekoloji ister istemez göreceli geçmişe bağlı ve ampirik.歴史的、そして経験的なものです 最後の話をします
Ve göreceli olarak biraz daha karmaşık şeyler ortaya çıkar.A objeví se trošku složitější věci.
Ve göreceli olarak biraz daha karmaşık şeyler ortaya çıkar.Așa apar lucruri ușor mai complicate.
Ve göreceli olarak biraz daha karmaşık şeyler ortaya çıkar.Dan hal yang sedikit lebih kompleks muncul.
Ve göreceli olarak biraz daha karmaşık şeyler ortaya çıkar.E aparecem coisas um pouco mais complexas.