göreceğim ile cümle
göreceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak, onun dışında, seni 4-6 hafta içinde göreceğim.Maar afgezien daarvan, ga ik je in vier tot zes weken zien.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Cred că ceea ce vom vedea e apariţia unei specii diferite de hominid.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Ich glaube wir werden eine neue Spezies des Hominiden sehen.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Ik denk dat we een andere soort mensachtige gaan zien.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Io penso che stiamo per assistere ad una differente specie di ominide.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Je pense que nous allons voir apparaître une nouvelle espèce d'hominidés.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.앞으로는 다른 버전의 영장류를 볼 수 있게 될 것 같습니다.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Myślę, że zobaczymy niebawem inne gatunki hominidów.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Yo pienso que lo que vamos a ver es que vamos a ver un especie diferente de homínido.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Έχω την εντύπωση πως αυτό που πρόκειται να δούμε είναι ένα διαφορετικό είδος ανθρωπιδών.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Думаю, что мы увидим много разных видом гоминидов.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.Мисля, че онова, което ще видим, е различен вид хоминид.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.אני חושב שמה שאנחנו עומדים לראות הוא זן חדש של הומונידים.
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.أعتقد ما سوف نراه هو أننا سنرى نوع مختلف من أنواع القرود .
Bence göreceğimiz şey hominidlerin farklı bir türü.ホモ・サピエンスからホモ・エボルタスへ移行していくと考えています
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.고객을 만날 때는 BMW를 탈 수 있습니다.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Ich kann einen BMW nehmen, wenn ich Kunden besuche.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Ik kan een BMW nemen als ik klanten moet bezoeken.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Je peux prendre une BMW quand je vais voir des clients.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Kiedy jadę na spotkanie z klientem, mogę wziąć BMW.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Pot lua un BMW când mă întâlnesc cu clienţi.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Puedo utilizar un BMW cuando visito a mis clientes.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Quando vedo dei clienti, potrei prendere una BMW.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Választhatok BMW-t is, ha ügyfelekkel találkozom.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Εγώ χρησιμοποιώ μία BMW όταν συναντώ πελάτες.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Мога да взема БМВ, когато се виждам с клиенти.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Я могу взять BMW, когда я встречаюсь с клиентами.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.אני יכולה לבחור ב-מ-וו לפגישה עם לקוחות,
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.يمكنني أخذ سيارة بي أم دبليو (BMW) عند رؤية الزبائن.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.サーフィンなら 大きなエレメントにも乗れます
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Ich konnte mir nie vorstellen die Ägypter zu sehen, diese fantastischen Ägypter.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Ik had nooit gedacht dat ik die Egyptenaar zou zien, de ongelooflijke Egyptenaar.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Jag hade aldrig kunnat föreställa mig att se den här egyptiern, den här fantastiska egyptiern.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Je n'avais jamais imaginé voir ces Égyptiens, ces incroyables Égyptiens.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.놀라움을 주는, 지금의 이집트인을, 볼 것이라고는 결코 생각하지 못했습니다.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Mai avrei immaginato di vedere questi egiziani così stupendamente cambiati.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Nie wyobrażałem sobie, że zobaczę tych Egipcjan, takich - niesamowitych.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Nikdy by mi nenapadlo, že uvidím takýto Egypt, úžasný Egypt.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Nu mă gândisem niciodată că voi vedea acest egiptean, acest egiptean uimitor.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Nunca me passara pela cabeça ver este Egípcio, este Egípcio extraordinário.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Nunca se me cruzó por la cabeza ver a estos egipcios, estos egipcios sorprendentes.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Sohasem gondoltam, hogy látom majd ezt az egyiptomit, a csodálatos egyiptomit.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Tidak pernah ada dalam pikiran saya untuk melihat rakyat Mesir, rakyat Mesir yang menakjubkan.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Tôi đã không hề có trong đầu hình ảnh về người Ai Cập, người Ai Cập đáng kinh ngạc.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Ποτέ δεν είχα φανταστεί πως θα δω αυτό τον Αιγύπτιο, το φανταστικό Αιγύπτιο.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Никога не бях допускал да видя тази египтяни, невероятни египтяни.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.Я никогда не думал даже увидеть таких египтян, чудесных египтян.
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.חשבתי שנעדרתי 12 שנים. מעולם לא חשבתי שאזכה לראות את המצרי הזה -
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.لم أكن لأتخيل يوما لأرى هذا المصري العظيم على حقيقته لأرى هذا المصري العظيم على حقيقته
Böyle bir Mısırlıyı, bu inanılmaz Mısırlıyı göreceğimi hiç düşünmemiştim.この驚くべきエジプト人を目にするとは 想像すらしませんでした 恐怖はもはや恐れるものではなくなりました
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.Bukan demikian cara kerjanya, dan kita akan melihatnya.
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.Dies ist nicht, wie es wirklich funktioniert, wie wir später sehen werden.
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.Dit is niet hoe het feitelijk werkt, zoals we later zullen zien.
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.Ez nem így működik, ahogy azt később látni fogjuk.
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.Jak uvidíme později, ve skutečnosti to tak neprobíhá.
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.Lecz tak w rzeczywistości nie jest, co zobaczymy później
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.Ma non funziona così, come vedremo oltre.
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.Τα πράγματα όμως δεν λειτουργούν έτσι, όπως θα δούμε αργότερα.
Bu daha sonra göreceğimiz gibi gerçekten değil, böyle.לא הדרך שבה זה באמת עובד, כמו שנראה בהמשך.
Bugün, Seung Jo'nun nerede yaşadığını göreceğim.Astazi, voi merge sa vad unde locuieste Seung Jo.