gördüyse ile cümle
gördüyse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biri bir şey gördüyse bilmek istiyorum.If anyone saw anything, I want to know.
Ya biri bunu gördüyse?What if somebody saw this?
Galileo Galilei teleskobunu gökyüzüne çevirip ne gördüyse kayıt etti.Galileo Galilei turned a telescope to the heavens and recorded what he saw.
Yani eğer burada örüntüyü gördüyseniz, dördüncü terimimize geldiğimizde, burada terim eksi 1 olacak.So, if you see the pattern here, when we have our fourth term, we have the term minus 1 right there.
Bu tip soruları önceden gördüyseniz, 0'a eşitleyeceğimizi bilirsiniz. -Now, if you've seen these problems in the past, we always want to set these things equal to 0.
Ve eğer gördüyseniz paneller aslında dönebiliyor.And then, if you saw, the panels actually rotate.
Ve daha önce Vermeer'in çizimlerini gördüyseniz, inanılmaz sessiz ve sakin olduklarını bilirsiniz.And if you've seen Vermeer's paintings before, you know that they're incredibly calm and quiet.
Eğer yayınlanan "Control Room" filmini gördüyseniz, neden olduğunu biraz anlarsınız.If you've seen the film "Control Room" that was sent out, you'd understand a little bit why.
Bu maymun ortamda ne kadar hindistan cevizi gördüyse üç eşit gruba ayırdı.So he divides what he sees into three piles.
Hatta, eğer Disney World'de Gelişim Carousel'ini gördüyseniz bunu da görmüşünüzdür.In fact, if you've seen the Carousel of Progress at Disney World, you've seen this.
Eğer kesirleri gördüyseniz,And you could say, hey Sal, that looks like a fraction.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.I would see Africans in the same way that I, as a child, had seen Fide's family.
Böyle bir integral gördüyseniz, bu bir çift katlı integralin içi. -But if you just saw an integral like this, this is the inside of a double integral.
Eğer bıçağın yapısı çok zarar gördüyse kılıç kullanılmaz hâle gelmiştir.Ist dadurch die Form der Klinge stark beschädigt, so ist die Klinge verloren.
Galileo Galilei teleskobunu gökyüzüne çevirip ne gördüyse kayıt etti.Галилео Галилей применял телескоп для наблюдения небесных объектов и записывал результаты наблюдений.
Eğer bıçağın yapısı çok zarar gördüyse kılıç kullanılmaz hâle gelmiştir.Однако в случае образования поперечной трещины меч становится непригодным к использованию.
Galileo Galilei teleskobunu gökyüzüne çevirip ne gördüyse kayıt etti.Галілео Галілей застосовував телескоп для спостереження небесних об'єктів і записував результати спостережень.
Galileo Galilei teleskobunu gökyüzüne çevirip ne gördüyse kayıt etti.Galileo Galilei đã hướng kính viễn vọng lên bầu trời và ghi lại những gì ông nhìn thấy.
Galileo Galilei teleskobunu gökyüzüne çevirip ne gördüyse kayıt etti.이오는 갈릴레오 갈릴레이가 발견했고, 다른 위성들과 묶여 갈릴레이 위성으로 불린다.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Afričane bi videla na enak način, kot sem, kot otrok, videla Fidejevo družino.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Aş vedea africanii la fel cum vedeam familia lui Fide când eram copil.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Avrei visto gli africani come vedevo, da bambina, la famiglia di Fide.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Eu veria os africanos da mesma forma que eu, quando criança, tinha visto a família do Fide.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Ich würde Afrikaner auf die gleiche Weise betrachten, wie ich als Kind Fides Familie betrachtet hatte.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Ik zou Afrikanen op dezelfde manier zien zoals ik als kind, Fide's familie had gezien.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Jag skulle se afrikaner på samma sätt som jag, när jag var liten, såg på Fides familj.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.J'aurais vu les Africains de la même manière que, moi, enfant, j'avais vu la famille de Fide.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.어릴 적 피데네 가족을 보던 시선으로 아프리카인을 바라 보았을 거예요.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Näkisin afrikkalaiset samoin kuin olin lapsena nähnyt Fiden perheen.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Postrzegałabym Afrykanów jak rodzinę Fidela jako dziecko.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Saya akan melihat orang-orang Afrika dengan cara yang sama seperti saya sewaktu kecil melihat keluarga Fide.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Tôi cũng sẽ nhìn người Châu Phi theo cái cách mà tôi đã nhìn gia đình của Fide khi tôi còn nhỏ.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Ugyanolyannak látnám az afrikaiakat, amilyennek gyerekként Fide családját tartottam.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Viděla bych Afričany stejným způsobem, jako jsem jako dítě viděla Fideho rodinu.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Videla by som Afričanov rovnako, ako som ako dieťa videla Fideho rodinu.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Yo veía a los africanos de la misma forma en que, como niña, vi la familia de Fide.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Θα έβλεπα τους Αφρικανούς με τον ίδιο τρόπο που, όταν ήμουν μικρή, έβλεπα την οικογένεια του Φιντέ.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Бих виждала африканците по същия начин, по който аз като дете бях виждала семейството на Фиде.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Я б уявляла африканців такими ж, якою я бачила в дитинстві сім'ю Фіде.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.Я бы представляла африканцев такими же, как в детстве я видела семью Фиде.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.הייתי רואה אפריקאים ממש באותה צורה שבה ראיתי, כילדה, את משפחתו של פיד'ה.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.لكنت سأرى الأفارقة بنفس الطريقة التي أنا كطفلة، رأيت أسرة فيدي.
Afrikalıları, çocukken Fide'nin ailesini nasıl gördüysem, aynı şekilde görürdüm.見ていたように アフリカ人を見ていたことでしょう アフリカのシングルストーリーは結局のところ西洋文学から来ていると思います
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Aber Moses - falls Sie den Film "Die Zehn Gebote" gesehen haben -
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Ale Mojżesz, jeśli widzieliście film: "Dziesięć przykazań",
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Ale Mojžiš, - ak ste videli film "Desať Božích prikázaní"-
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Ale Mojžíš, jestli jste viděli film "Desatero přikázání",
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Dar Moise, dacă aţi văzut filmul, "Cele Zece Porunci,"
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"하지만 모세는, 만약 "십계"라는 영화를 보셨다면,
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Maar Mozes, als je de film 'De Tien Geboden' hebt gezien...
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Mais Moïse, si vous avez vu le film, "Les dix commandements,"
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Nhưng Moses, nếu bạn xem bộ phim, "10 điều răn"
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Si vieron la película "Los Dies Mandamientos", se acordarán que
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Tapi Musa, jika anda melihat film, "The Ten Commandments,"
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Але Мойсей, якщо ви бачили фільм "Десять заповідей",
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Но Моисей, если вы видели тот фильм "Десять Заповедей",
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"Но Мойсей, ако сте гледали филма, " 10-те Божи заповеди, "
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"אבל משה, אם ראיתם את הסרט, "עשרת הדברות,"
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"لكن موسى، إذا شاهدتم الفلم، " الوصايا العشر،"
Ama Musa, filmi gördüyseniz, " On Emir,"モーゼが表に出ると 藪が燃えています