gördün ile cümle

gördün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Du förstår, när TiVo lanserade deras produkt, berättade de oss alla vad de hade.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.For ser I, da TIVo lancerede deres produkt fortalte de os allesammen hvad de havde.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Gdy firma TiVo wprowadziła swój produkt na rynek, powiedziała nam o wszystkim co mają do zaoferowania.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Kajti, ko je TiVo ponudil svoj izdelek, so nam povedali vse, kar zmore.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Karena Anda perhatikan, saat TiVo meluncurkan produk mereka, mereka memaparkan apa yang mereka punyai.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.아시는 것처럼, 티보 제품이 출시 되었을 때 그들은 우리 모두에게 제품의 특징을 말했습니다.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Parce que voyez-vous, quand TiVo a lancé son produit, ils nous ont dit ce qu'ils avaient.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Perché sapete, quando TiVo ha lanciato il suo prodotto, ci ha detto tutto ciò che aveva.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Porque, quando a empresa lançou o TiVo, disse-nos o que tinha:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Porque ya ven, cuando TiVo lanzó el producto nos dijeron todo lo que tenía.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Pretože, keď TiVo uviedli na trh svoj produkt, povedali nám o sebe všetko.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Protože, víte, když TiVo spustilo svůj produkt, řekli nám všem co nabízí.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Vedeți, când TiVo a lansat produsul, ne-au comunicat tot ce aveau.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Verstehen Sie, weil als TiVo ihr Produkt rausbrachten, sie uns alles erzählten was sie hatten.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Want toen TiVo hun product demonstreerden, vertelden ze ons wat ze hadden.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Βλέπετε, όταν η TiVo λάνσαρε το προϊόν της, είπαν σε όλους τι διέθετε.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Бачите ж, коли TiVo запустив свій продукт, вони казали про те, що в них є:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Видите ли, когда TiVo запустил свой продукт, они говорили о том, что у них есть:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Защото, разбирате ли, когато ТиВо пуснаха продукта си, ни разказаха всичко, което имат.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.אתם מבינים, כאשר טיבו הוציאו את המוצר שלהם, הם סיפרו לנו מה יש להם.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.لأنه كما ترون عندما أطلقت " تيفو " منتجها، أخبرونا بكل ما يملكون.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.彼らはそれが「何か」を説明しました 「生放送を一時停止したりCMをスキップしたり
Daha önce böyle bir şey gördün mü? Bu... ...muhtemelen daha önce kullandıklarından farklı.بمّا كنت تفكر بحق الجحيم؟ .لقد زدت الطين بلة
Daha önce Daha önce böyle bir şey gördün mü? Bu... ...muhtemelen daha önce kullandıklarından farklı.Damen...?
Daha önce Daha önce böyle bir şey gördün mü? Bu... ...muhtemelen daha önce kullandıklarından farklı.Thằng khốn, dám cúp máy khi ta đang nói. thằng chó mất lịch sự. alo? ta nên...? tránh ra!
Daha önceki seçimlerde adayların evine yolladığı kitapçıkları gördün, değil mi?A parlamenti választások során hozzátok is küldtek a jelöltekről információkat, igaz?
Daha önceki seçimlerde adayların evine yolladığı kitapçıkları gördün, değil mi?Pendant la campagne des élections législatives, tu as reçu des informations sur les candidats chez toi, hein ?
Daha önceki seçimlerde adayların evine yolladığı kitapçıkları gördün, değil mi?Από άλλες εκλογές, έχεις δει τα φυλλάδια από τους υποψηφίους , σωστά;
Daha önceki seçimlerde adayların evine yolladığı kitapçıkları gördün, değil mi?خلال فترت الانتخابات تتلقين منشورات اليس كذلك؟
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,ale budete vidieť iba trhliny mesta Dávidovho, lebo ich bude mnoho, a preto soberiete vodu dolného rybníka.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Các ngươi thấy thành Ða - vít bị nhiều nơi sứt_mẻ , bèn thâu chứa nước ao dưới lại .
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Các ngươi thấy thành Ða-vít bị nhiều nơi sứt mẻ, bèn thâu chứa nước ao dưới lại.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,És meglátjátok, hogy Dávid városán sok repedés van, és összegyûjtitek az alsó tó vizét.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,E vistes que as brechas da cidade de Davi eram muitas; e ajuntastes as águas da piscina de baixo;
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,I k zbořeninám města Davidova dohlédli jste, nebo mnohé byly, a shromáždili jste vody rybníka dolního.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,In ogledujoč razpoke mesta Davidovega, vidite, da jih je mnogo; in nabirate vode iz spodnjega ribnika;
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,I poglądaliście na rozwaliny miasta Dawidowego, bo ich wiele było; i zgromadziły się wody sadzawki dolnej.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,너희가 다윗성의 무너진 곳이 많은 것도 보며 너희가 아래 못의 물로 모으며
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,le brecce della città di Davide avete visto quante fossero; avete raccolto le acque della piscina inferiore
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Och I sågen att Davids stad hade många rämnor, och I samladen upp vattnet i Nedre dammen.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,og I så, hvor mange Revner der var i Davidsbyen. I samlede Nedredammens Vand,
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,og I ser at Davids stad har mange revner, og I samler vannet i den nedre dam,
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Te huomasitte monta repeämää Daavidin kaupungin muurissa ja kokositte vedet Alalammikkoon;
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Und ihr werdet die Risse an der Stadt Davids viel sehen und werdet das Wasser des untern Teiches sammeln;
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Vă uitaţi la spărturile cele multe făcute cetăţii lui David, şi opriţi apele iazului de jos.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Visteis que eran muchas las brechas de la ciudad de David, y recogisteis las aguas del estanque de abajo
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Και ειδετε οτι αι χαλαστραι της πολεως του Δαβιδ ειναι πολλαι, και συνηθροισατε τα υδατα του κατω υδροστασιου.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,И като видяхте, че проломите на Давидовия град са много, Събрахте водите на долния водоем,
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,Но вы видите, что много проломов в стене города Давидова, и собираете воды в нижнем пруде;
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,ואת בקיעי עיר דוד ראיתם כי רבו ותקבצו את מי הברכה התחתונה׃
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,ورأيتم شقوق مدينة داود انها صارت كثيرة وجمعتم مياه البركة السفلى.
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,你 們 看 見 大 衛 城 的 破 口 很 多 、 便 聚 積 下 池 的 水
Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız,你 們 看 見 大衛城 的 破口 很多 、 便 聚 積下池 的 水
Demezsen ne sınıfındasın,uşşa sınıfında. Uşşa sınıfını gördün mü Besmele çeksin?الى أي فئة تنتمون إذا كنتم لا تقولونها ؟ فئة الهش .
Denemek zorundayız. Çek'e yaptıklarını gördün. Yüzünü yediler.Nie masz co liczyć na tych frajerów.
Denemeye bile kalkma! Nerede gördün onu?Åh nej, så lätt går det inte, flicka lilla!
Detektif Winters'ı aradıktan sonra bara girdiğini gördün mü? Aaa...Wood.Τον είδες να μπαίνει στο μπαρ αφού κάλεσε τον ντετέκτιβ Γουΐντερς; ωχ...Γουντ.
Detektif Winters'ı aradıktan sonra bara girdiğini gördün mü?Beh, lo hai visto tornare nel bar dopo aver chiamato il Detective Winters? uh...
Detektif Winters'ı aradıktan sonra bara girdiğini gördün mü?En fait, tu l'as vu revenir à l'intérieur après avoir appelé le détective Winters?
Detektif Winters'ı aradıktan sonra bara girdiğini gördün mü?А ты не видел, заходил ли он обратно в бар после того как позвонил детективу Уинтерсу?
İlgili Sayfalar