gördük ile cümle
gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.Vi så også at de var meget professionelt fremstillet af folk der åbenlyst havde insider information.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.We zagen ook dat ze erg professioneel waren ontworpen door mensen die duidelijk alle voorkennis hadden.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.Επίσης, είδαμε ότι είναι επαγγελματικά σχεδιασμένες από ανθρώπους που προφανώς είχαν πληροφορίες εκ των έσω.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.וראינו גם שהן מתוכננות באופן מאוד מקצועי על ידי אנשים שהיה להם באופן ברור את כל המידע הפנימי.
Aynı zamanda gördük ki, içeriden alınmış her türlü bilgiye sahip oldukça profosyonel mühendisler çalışmışlar.明らかに内部情報を有する連中によって。 彼らはこまごました事柄すべてを知っていました。
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Dowiedzieliśmy się również, że wiele z problemów ludności północnej Afryki najbardziej dotyka ludzi młodych.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.E abbiamo capito che molti problemi delle popolazioni nordafricane colpivano soprattutto i giovani.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.또한 우리는 북아프리카 사람들이 처한 많은 문제들이 어린이들에게 가장 큰 영향을 미친다는 것을 알게 되었습니다.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Megtudtuk, hogy sok probléma, ami Észak-Afrikát sújtja a fiatalokra van a legnagyobb hatással.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Nous avons aussi appris que les problèmes que rencontraient ces peuples affectaient surtout les jeunes.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Také jsme zjistili, že mnoho z problémů v severní Africe se nejvíce týká mladých lidí.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Wir erfuhren ausserdem, dass viele der Probleme der Leute in Nordafrika junge Leute am meisten betreffen.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Ми також побачили, що проблеми жителів Північної Африки найбільше зачіпають молодь.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Также мы узнали, что много проблем в Северной Африке больше всего затрагивает молодёжь.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.למדנו גם שהרבה מהבעיות שעומדות לפני אנשי צפון אפריקה משפיעות בעיקר על הצעירים.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.و علمنا ايضا الكثير عن عن المشاكل التي تواجه سكان شمال افريقيا اكثر ما تؤثر على الشباب
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.若い人に一番影響していると知りました 111日間の砂漠ランニングの後、私は妻の元に帰りました
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Abbiamo anche scoperto che più la gente cambia, più sta meglio.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Am mai descoperit ca cu cat oamenii fac mai multe schimbari, cu atat mai mult se insanatosesc.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Außerdem stellten wir fest, je mehr sich die Leute verändern, desto besser ging es ihnen.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Chúng tôi cũng thấy rằng nếu người ta thay đổi càng nhiều, họ tiến triển tốt hơn
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.또한 더 많이 변화할수록 더 큰폭으로 회복합니다.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Odkryliśmy również, że im bardziej ludzie się zmieniają, tym lepiej się mają.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.On a aussi découvert que plus les gens changeaient, mieux ils allaient.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.También vimos que entre mayor el cambio, mayor la mejoría.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Vi fandt også ud af at jo mere mennesker ændrer sig, jo bedre fik de det.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.We hebben ook aangetoond dat hoe meer men zich aanpaste, hoe beter het ging.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Επίσης βρήκαμε ότι όσο περισσότερο άλλαζαν, τόσο περισσότερο καλυτέρευαν.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Мы также поняли, чем больше люди меняются, тем здоровее они становятся.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.Също така открихме, че колкото повече се променяха хората толкова повече се подобряваха.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.גילינו גם שככל שאנשים מתנהגים אחרת, כך מצבם משתפר.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.كما اننا أيضاً وجدنا كلما زاد تغيير الاشخاص كلما زاد مستوى تحسنهم.
Ayrıca insanlar ne kadar değişirse, o kadar daha iyi olduklarını gördük.年齢や重症度は関係ありませんでした
Az sonra bir Zırhlı Personel Taşıyıcı yüksek hızla bize doğru geldiğini gördükLuego vimos como un vehículo blindado (APC) venía hacia nosotros, a toda velocidad.
Az sonra bir Zırhlı Personel Taşıyıcı yüksek hızla bize doğru geldiğini gördükSedan såg vi ett pansarfordon komma mycket snabbt emot oss.
Az sonra bir Zırhlı Personel Taşıyıcı yüksek hızla bize doğru geldiğini gördükToen zagen we een APC, een militair panstervoertuig, met een enorme snelheid onze kant opkomen
Az sonra bir Zırhlı Personel Taşıyıcı yüksek hızla bize doğru geldiğini gördükثم رأينا مدرعة تتجه نحونا بسرعة شديدة
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.Näimme sinua muistuttavan ihmisen maan alla Centralissa.
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.Nei sotterranei di Central abbiamo visto un uomo quasi uguale a te.
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.Vimos a alguien que se parecía a ti, bajo Central.
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.Vimos alguém parecido contigo, pai, no subsolo de Central.
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.Vi så en, der lignede dig under jorden i Central.
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.Vi såg nån som såg ut som dig under jorden i Central.
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.W podziemiach Central widzieliśmy kogoś, kto wyglądał jak ty.
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.Είδαμε κάποιον ίδιο με σένα, κάτω από τη γη στο Σέντραλ.
Baba, Central'da yeraltında sana benzeyen birini gördük.В подземелье Централа мы видели кого-то, очень похожего на тебя.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A my sme videli a svedčíme, že Otec poslal Syna za Spasiteľa sveta.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A myśmy widzieli i świadczymy, iż Ojciec posłał Syna, aby był Zbawicielem świata.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A myť jsme viděli, a svědčíme, že Otec poslal Syna svého spasitele světa.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Chúng ta lại đã thấy và làm chứng rằng Ðức Chúa Cha đã sai Ðức Chúa Con đặng làm Cứu Chúa thế gian.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Chúng_ta lại đã thấy và làm_chứng rằng Ðức_Chúa_Cha đã sai Ðức_Chúa_Con đặng làm Cứu_Chúa thế_gian .
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.E noi stessi abbiamo veduto e attestiamo che il Padre ha mandato il suo Figlio come salvatore del mondo
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.E nós temos visto, e testificamos que o Pai enviou seu Filho como Salvador do mundo.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.És mi láttuk és bizonyságot teszünk, hogy az Atya elküldte a Fiút a világ üdvözítõjéül.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Et nous, nous avons vu et nous attestons que le Père a envoyé le Fils comme Sauveur du monde.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.In mi smo videli in pričujemo, da je Oče poslal Sina kot Zveličarja sveta.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Ja me olemme nähneet ja todistamme, että Isä on lähettänyt Poikansa maailman Vapahtajaksi.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.아버지가 아들을 세상의 구주로 보내신 것을 우리가 보았고 또 증거하노니
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Och vi hava själva sett, och vi vittna om att Fadern har sänt sin Son till att vara världens Frälsare.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Og vi har sett og vidner at Faderen har sendt sin Sønn til frelse for verden.