gördük ile cümle

gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
70'lerin başlarında işe başladığımda, kanalın hemen altından sığırların ne gördüklerini gördüm.牛の視点に立ってみました おかしいと思われましたが フェンスにかかったコートや
90'ların başında Toplumun gereksinimlerini gördük ve bu bizi onlar için çalışmak için geri götüren şey oldu.Vì sự cần thiết và vì những người chúng tôi thấy vào những năm đầu thập kỉ 90 đã khiến chúng tôi quay trở lại
90'ların başında Toplumun gereksinimlerini gördük ve bu bizi onlar için çalışmak için geri götüren şey oldu.Wir sahen die Not der Menschen in den frühen 90ern, die uns zurückkehren ließ, um für sie zu arbeiten.
90'ların başında Toplumun gereksinimlerini gördük ve bu bizi onlar için çalışmak için geri götüren şey oldu.И эта нужда, и люди, которых мы видели в начале 90-х, заставили нас вернуться и работать на их благо.
Afrika'da bir büyüme gördük.Đầu thế kỉ 21, chúng ta thấy được sự tăng trưởng lại Châu Phi.
Afrika'da bir büyüme gördük.아프리카에도 성장이 나타납니다.
Afrika'da bir büyüme gördük.התחלנו לראות צמיחה באפריקה.
Afrika'da bir büyüme gördük.شاهدنا نموا في أفريقيا.
Afrika'da bir büyüme gördük.楽観的になるのには理由があります
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.A családi küldetés ott lógott a falon, és a feleségemm azt mondta: "Alkalmazható itt valami ezek közül?"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.Das Familienleitbild hing an der Wand und meine Frau fragte: "Ist irgendetwas Passendes dabei?"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu."가정 사명 선언문"이 벽에 걸려 있었고, 아내는 "자, 여기 적용되는 것이 있니?" 라고 물었습니다.
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.La charte familiale était contre le mur, et ma femme a demandé, "Ça entre dans une de ces catégories ? "
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.Pernyataan misi keluarga terpampang di pintu, dan istri saya berkata, "Jadi, apakah ada yang sesuai di sana?"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.Rodzinna misja wisiała na ścianie. Żona zapytała, "czy cokolwiek z tego ma zastosowanie?"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.Sứ mệnh gia đình treo trên tường, và vợ tôi nói: "Thế mọi thứ trên đó đều được áp dụng sao?"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.На стіні висіло наше сімейне кредо. Моя дружина запитала: "То про який пункт ми зараз говоримо?"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.Семейная миссия висела на стене, и жена сказала: "Ну, что-нибудь тут подходит к случаю?"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.הצהרת הכוונות המשפחתית היתה תלויה על הקיר, ואשתי אמרה, "משהו מכל זה מתאים?"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.وكان بيان مهمة الأسرة على الجدار، وقالت زوجتي، "لنرى، أي شيء هناك يبدو قيد تطبق؟"
Aile görev tanımımız duvarda asılıydı, ve eşim, 'Orada gördüklerinden uygun olanı var mı ?' diye sordu.妻が聞きました 「ここに当てはまるものはある?」 娘はリストを眺めて言いました
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."No nos sentimos cómodas con la manera en que nuestra familia, parientes y amigos ven el mundo".
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."Non siamo a nostro agio con il modo in cui i nostri familiari, parenti e amici vedono il mondo. "
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."Наc не устраивает то, как члены наших семей, родственники и друзья смотрят на этот мир».
Aklınızı mı kaçırdınız? Geçen geceki tepkisini gördükten sonra bunu nasıl sorabilirsiniz?미쳐나봐.
(Alkışlar) (Video): Madd Chadd: İnsanlar beni ilk gördüklerinde çok farklı tepkiler alıyorum.Quand les gens me voient pour la première fois je reçois plein de réactions différentes en fait.
(Alkışlar) (Video): Madd Chadd: İnsanlar beni ilk gördüklerinde çok farklı tepkiler alıyorum.Wenn die Leute mich zum ersten Mal sehen, dann reagieren sie ganz unterschiedlich.
(Alkışlar) (Video): Madd Chadd: İnsanlar beni ilk gördüklerinde çok farklı tepkiler alıyorum.Когато хората ме видят за пръв път, всъщност има много различни реакции.
(Alkışlar) (Video): Madd Chadd: İnsanlar beni ilk gördüklerinde çok farklı tepkiler alıyorum.Когда кто-то видит меня впервые, реакции бывают самые разные.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Ale na přelomu 20. a 21. století a počátkem 21. stolet byl v Africe zaznamenán růst.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Dar la sfârşitul secolului douăzeci, începutul secolului douăzeci şi unu, am văzut creştere în Africa.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.De a huszadik század végén, a huszonegyedik század elején, már növekedést láttunk Afrikában.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Ma alla fine del ventesimo secolo, all'inizio del ventunesimo secolo, abbiamo visto crescere l'Africa.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Maar aan het eind van de twintigste eeuw, het begin van de eenentwintigste eeuw, zagen we groei in Afrika.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Mas no final do século XX, início do século XXI, vimos o crescimento em África.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Men i slutningen af det 20. århundrede, starten af det 21. århundrede, så vi en vækst i Afrika.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Men vid slutet av 1900-talet, och i början av 2000-talet, såg vi tillväxt i Afrika.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Pero al final del Siglo XX principios del Siglo XXI, comenzamos a ver crecimiento en África.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Tapi pada akhir abad ke-20, awal abad ke-21 kita menyaksikan pertumbuhan di Afrika.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Αλλά στο τέλος του εικοστού αιώνα, στην αρχή του εικοστού-πρώτου αιώνα, είδαμε ανάπτυξη στην Αφρική.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Но в конце ХХ века, и в начале ХХI века в Африке начался рост.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Но в края на двадесети век и в началото на двадесет и първи век видяхме растеж в Африка.
Ama, 20. yüzyılın sonunda, 21. yüzyılın başlangıcında, Afrika'da bir büyüme gördük.Проте в кінці двадцятого сторіччя, на початку двадцять першого сторіччя ми бачимо зростання в Африці.
Ama aynı şeyi gördük -Ale jinak to bylo to samé: ekonomika žďáření (vymyť a vypal).
Ama aynı şeyi gördük -Dar noi am observat acelasi lucru -- am avut agricultura pe pamant defrisat.
Ama aynı şeyi gördük -하지만 같은 현상이 계속 나타났습니다
Ama aynı şeyi gördük -Lecz było tak samo - rolnictwo typu "wyrąb i wypal",
Ama aynı şeyi gördük -Mais c'est le même principe -- il y avait l'agriculture sur brûlis;
Ama aynı şeyi gördük -Mas vimos a mesma coisa.
Ama aynı şeyi gördük -Nhưng chúng ta thấy điều tương tự.
Ama aynı şeyi gördük -אך ראינו את אותו הדבר -
Ama aynı şeyi gördük -ولكننا رأينا نفس الشيء --
Ama aynı şeyi gördük -焼き畑農業をご存知ですよね。
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Dar ar trebui să îi vedeţi pe părinţi când mă văd alături de copiii lor.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.그런데 어린이들의 부모님들은 제가 그 자녀들을 데리고 노는 걸 보시면,
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Mais vous devriez voir les parents quand ils me voient avec leurs enfants.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Ma se poteste vedere le facce dei genitori quando mi vedono con i loro figli.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Pero deberían ver a los padres cuando me ven con sus hijos.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.Trzeba wam zobaczyć rodziców, kiedy widzą mnie ze swoimi pociechami.
Ama beni çocuklarıyla gördüklerinde anne ve babaları görmelisiniz.עם הילדים שלהם. הם אומרים,

İlgili Sayfalar