gördü ile cümle
gördü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'u en son gördüğümde elma yiyordu.The last time I saw Tom he was eating an apple.
Tom'u hiç yemek yerken gördün mü?Have you ever seen Tom eat?
Hiç Tom'un yemek yediğini gördün mÜHave you ever seen Tom eat?
Çocuki arabayı gördü.The boy has seen the car.
Tom Mary'nin bir şey içtiğini gördü ama onun ne olduğundan emin değildi.Tom saw Mary drinking something, but he wasn't sure what it was.
Tom Mary'nin başka birini öptüğünü gördüğünde kızgındı.Tom was furious when he saw Mary kiss someone else.
Gördüğüm kişi Tom'dur.Tom is the one I saw.
Ben onu gördüm.I saw that one.
Ben birini gördüm.I saw one.
Onlardan birini ilk gördüğün zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the first time you saw one of those?
Tom, Mary'nin nerede yaşadığını gördü.Tom saw where Mary lives.
Bugün birçok sarı kelebek gördük.We saw a lot of yellow butterflies today.
O seni gördüğünde zevkten dört köşe olacak.Tom will be tickled pink when he sees you.
Beyaz bayrak sallayan birini gördüm.I see someone waving a white flag.
Tom'u lacivert bir minibüse binerken gördüm.I saw Tom getting into a dark blue van.
Ecza dolabında bir şişe siyah saç boyası gördüm.I saw a bottle of black hair dye in the medicine cabinet.
Hiç mor kelebek gördün mü?Have you ever seen a purple butterfly?
Tom'un onu yaptığını gördük.We saw Tom do it.
Biz onun hepsini gördük.We saw it all.
Her ikimiz de onu gördük.We both saw it.
Tom aradığı şeyi üst rafta gördü.Tom saw what he was looking for on the top shelf.
Tom bir yılan gördü.Tom saw a snake.
Tom gördüklerini detaylı olarak açıkladı.Tom explained in detail what he had seen.
Tom'u ilk kez gördüğümde evimin yanındaki parkta bir bankta oturuyordu.The first time I saw Tom, he was sitting on a bench in the park near my home.
Tom'u gördüğüme eminim.I'm certain I saw Tom.
Tom'u öperken gördüm seni.I saw you kissing Tom.
Tom'un Mary'nin içkisine alkol kattığını gördüm.I saw Tom spike Mary's drink.
Tom'un gözlerinde korku gördüm.I saw fear in Tom's eyes.
Bir zamanlar bir panda gördüm.I saw a panda once.
Onu bir dergide gördüm.I saw it in a magazine.
O, gördüğüm şey olmalı.That must be what I saw.
Gördüğüm muhtemelen oydu.That was probably what I saw.
O muhtemelen gördüğüm şey.That is likely what I saw.
Tom'un Mary ile konuştuğunu gördüm.I saw Tom talking to Mary.
Tom'u Mary'yle konuşurken gördük.We saw Tom talking to Mary.
Tom, Mary'yi John'la konuşurken gördü.Tom saw Mary talking to John.
Tom'la konuşurken gördüğümüz adam kimdi?Who was the man we saw talking to Tom?
Tom Mary ile konuşan tanımadığı bir adam gördü.Tom saw some guy he didn't know talking to Mary.
Kütüphanenin önünde Tom'un Mary ile konuştuğunu gördüm.I saw Tom talking with Mary in front of the library.
Bu fotoğrafı gördüğümde ailemi düşünürüm.When I see this photo, I think of my family.
Tom Mary'yi gördüğünde kahkahalara boğuldu.Tom burst out laughing when he saw Mary.
Tom bir model gördüğünü düşündü.Tom thought he saw a pattern.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en büyük çilek.That's the biggest strawberry I've ever seen.
Tom bana ne gördüğünü söyledi.Tom told me what he saw.
Sadece bize ne gördüğünü söyle.Just tell us what you saw.
Ne gördüğümü sana söyleyeyim.Let me tell you what I see.
Bana ne gördüğünü söyleyebilir misin?Can you tell me what you saw?
Tom bana gördüğünden bahsetti.Tom told me about what he saw.
Ne gördüğünü bize söyleyebilir misin?Could you tell us what you saw?
Ne gördüğünüzü bana anlatabilir misiniz?Could you tell me what you saw?
Tom bana ikinizin öpüştüğünü gördüğünü söyledi.Tom told me he saw you two kissing.
Tom bana seni alışveriş merkezinde gördüğünü söyledi.Tom told me he saw you at the mall.
Bunu daha önce gördüğünü söyleyebilirim.You've seen this before, I can tell.
Ne gördüğün hakkında Tom'a söyledin mi?Did you tell Tom about what you saw?
Ne gördüğünü bana tam olarak söyleyebilir misin?Can you tell me exactly what you saw?
Bana tam olarak Tom'un ne yaptığını gördüğünü söyle.Tell me exactly what you saw Tom doing.
Ne gördüğümü Tom'a tam olarak söyleyeceğim.I'm going to tell Tom exactly what I saw.
Gördüğüm kadarıyla ortalık sakin.As far as I can tell, the coast is clear.
Bana bugün Tom'u gördüğünü mü söylüyorsun?Are you telling me you've seen Tom today?
Boston'da Mary'yi gördüğünü Tom'a söyledin mi?Did you tell Tom about seeing Mary in Boston?