gördü ile cümle

gördü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin bir balık yakaladığını gördü.Tom saw Mary catch a fish.
Ölen kuşları gördüğümde kalbim kırıldı.My heart broke when I saw the dying birds.
Dün gece gördüğümüz film Avustralya'da çekildi.The movie we saw last night was filmed in Australia.
O ne gördü?What did he see?
Görmek istediğim her şeyi gördüm.I've seen all I want to see.
Ne gördüğümü bilmek ister misin?Do you want to know what I see?
Ne gördüğünü bilmek ister misiniz?Do you want to know what I see?
Onun geri geldiğini gördüğüme çok memnun oldum.I was very glad to see him come back.
Biz çocukların oynadığını gördük.We saw the children playing.
Şu anda ne gördüğünü bilmek istiyorum.I want to know what you see right now.
Bu resme onu gördüğüm anda aşık oldum. O bir sanat eseri.I was in love with this picture the moment I saw it. It's a masterpiece.
Geldi, gördü ve kaybetti.He came, he saw, and he lost.
O geldi, o gördü - ve o bir şey söylemedi.She came, she saw -- and she didn't say a thing.
Seni gördüğüme çok mutluyum.I'm so happy to see you.
Sizi gördüğümüze memnunuz.We are happy to see you.
Ben sadece seni gördüğüm için mutluyum.I'm just happy to see you.
Ben seni gördüğüme mutlu olduğuma eminim.I'm sure happy to see you.
Tom Mary'yi gördüğü için mutluydu.Tom was happy to see Mary.
Tom Mary'yi gördüğü için mutlu görünüyor.Tom looks happy to see Mary.
Tom Mary'yi gördüğüne mutlu değildi.Tom wasn't happy to see Mary.
Seni gördüğüm için sadece çok mutlu oldum.I'm just so happy to see you.
Tom Mary'yi gördüğüne mutlu değil.Tom is not happy to see Mary.
Tom gördüğünden memnun değildi.Tom wasn't happy with what he saw.
Bizi gördüğüne çok mutlu görünmüyorsun.You don't seem too happy to see us.
Tom Mary'yi gördüğüne gerçekten mutluydu.Tom was genuinely happy to see Mary.
Sonunda mutlu olduğunu gördüğüme sevindim.I'm glad to see you're finally happy.
Tom beni gördüğüne sevinmeyecek.Tom isn't going to be happy to see me.
Tom beni gördüğüne mutlu olmayacak.Tom isn't going to be happy to see me.
Tom, onu her zaman gördüğümüz kadar mutlu.Tom is as happy as we've ever seen him.
Tom seni gördüğüne çok mutlu olacak.Tom is going to be so happy to see you.
Tom onu şu ana kadar gördüğümden daha mutlu.Tom is happier than I've ever seen him.
En azından beni gördüğüne sevinmişsin gibi davran.At least pretend you're happy to see me.
Seni gördüğüme mutlu olacağımı hiç düşünmedim.I never thought I'd be happy to see you.
Tom şimdiye kadar gördüğümüzden daha mutlu.Tom is happier than we've ever seen him.
Seni gördüğüme ne kadar mutlu oldum bilemezsin.You don't know how happy I am to see you.
Sizi gördüğüme ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz.You don't know how happy I am to see you.
Tatlı ve mutlu küçük bir kız gördüm.I saw a little girl who was sweet and happy.
Tom benim onu uzun zaman içinde gördüğümden daha mutlu.Tom is happier than I've seen him in a long time.
Tom Mary'nin mutlu olmadığını gördü ve onu neşelendirmeye gitti.Tom saw that Mary wasn't happy and went over to cheer her up.
Kötü bir rüya gördüm.I had a bad dream.
Dün gece garip bir rüya gördüm.I had a weird dream last night.
Az önce kötü bir rüya gördüm.I just had a bad dream.
Rüyalarımda Tom'u gördüm.I saw Tom in my dreams.
Tom'u rüyalarımda gördüm.I saw Tom in my dreams.
O tuhaf rüyayı dün gece yine gördüm.I had that weird dream again last night.
Tom'un güzel bir kızla konuştuğunu gördüm.I saw Tom talking to a beautiful girl.
Hiç bu kadar güzel bir şey gördün mü?Have you ever seen anything so beautiful?
O şu ana kadar gördüğüm en güzel şeydi.It was the most beautiful thing I'd ever seen.
Sen şimdiye kadar gördüğüm en güzel gelinsin.You're the most beautiful bride I've ever seen.
Ben sadece şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadınla tanıştım.I just met the most beautiful woman I've ever seen.
Tom Mary'yi yakışıklı bir adamla konuşurken gördüğünde kıskandı.Tom got jealous when he saw Mary talking to a handsome guy.
Onların ne kadar meşgul olduğunu gördün, değil mi?You saw how busy they are, didn't you?
Tom dağın diğer tarafında tuhaf bir şey gördüğünü söyledi.Tom said he saw something weird on the other side of that mountain.
Tom'u bebeğiyle peek-a-boo oynarken gördüm.I've seen Tom play peek-a-boo with his baby.
Tom ve Mary'nin domino oyunu oynadığını gördüm.I saw Tom and Mary playing a game of dominoes.
Aileni gördüğünden beri ne kadar zaman oldu?How long has it been since you've seen your family?
Onları son gördüğümde büyük ebeveynlerimin sağlık durumları iyiydi.My grandparents were in good health the last time I saw them.
Bir şey gördün mü?Did you see something?
Sanırım yalnızca bir şey gördüm.I think I just saw something.
Belki Tom bir şey gördü.Maybe Tom saw something.

İlgili Sayfalar