gördü ile cümle
gördü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Seni korkutmak isteseydim, birkaç hafta önce rüyamda ne gördüğümü anlatırdım.If I wanted to scare you, I would tell you what I dreamt about a few weeks ago.
Tren istasyonundan ayrıldığımda bir adam gördüm.When I left the train station, I saw a man.
Seni rüyamda gördüm.I dreamt about you.
Seni tekrar gördüğüme memnun oldum.I'm glad to see you back.
Onunla ne zaman dans ettiğini gördünüz mü?When did you see her dancing with him?
Hiç onu yüzerken gördün mü?Have you ever seen him swimming?
Gerçekten kazayı gördün mü?Did you actually see the accident?
Hiç bir kanguru gördün mü?Have you ever seen a kangaroo?
Beni daha önce gördüğünü hatırlıyor musun?Do you remember seeing me before?
Hiç ufo gördünüz mü?Have you ever seen a UFO?
Hiç balık gördün mü?Did you ever see the fish?
Seni gördüğümü asla unutmayacağım.I will never forget seeing you.
Seni gördüğüme çok memnun oldum.I'm very glad to see you.
Seni uzun boylu bir çocukla gördüm.I saw you with a tall boy.
Sen hiç Fuji Dağı'nı gördün mü? O, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzel.Have you ever seen Mt. Fuji? It is beautiful beyond description.
Ayakkabım zarar gördü. Acı içindeyim.My shoes hurt. I'm in agony.
Tesadüfen o dükkandan çıkarken onu gördük.By chance we saw him as he came out of the shop.
Tesadüfen arkadaşımın uzakta yürüdüğünü gördüm.It happened that I saw my friend walking in the distance.
Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm.I saw a flock of birds flying aloft.
Havaalanına vardığımda uçağın kalktığını gördüm.Arriving at the airport, I saw the plane taking off.
Gökyüzünde garip bir şey gördüm.I saw something strange in the sky.
1990'lar çeşitli olayları gördü.The 1990's saw various incidents.
Balığın suda su sıçrattığını gördük.We saw a fish splashing in the water.
Misafirlerden bazılarının ziyafet salonundan ayrıldığını gördüm.I saw some of the guests leave the banquet room.
Her gördüğün sakallıyı deden sanma.All that glitters is not gold.
O, okul dışında, evi olmayan, karton kutularda yaşayan insanları gördü.Outside the school, she saw people with no homes living in cardboard boxes.
Onu daha önce gördüğümden eminim.I'm sure I've seen him before.
Onu gördüm.I did see him.
Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.I saw a fishing boat about a mile off the shore.
Seni gördüğüme memnunum.I'm glad to see you.
Biz onun yaralarını gördüğümüze şaşırdık.We were surprised to see his injuries.
İleride başka bir gemi gördük.We saw another ship far ahead.
Aslında biz kazayı gördük.We actually saw the accident.
Hanako onun blöfünü gördü.Hanako called his bluff.
Ağaca tırmanan bazı maymunlar gördüm.I saw some monkeys climbing the tree.
Bazı maymunların ağaca tırmandığını gördüm.I saw some monkeys climbing the tree.
Ben birini defalarca gördüm.I've seen one many times.
Çatının üstünde ay gördüm.I saw the moon above the roof.
Okinawa'yı ziyaret ettiğimizde kuşu gördük.We saw the bird when we visited Okinawa.
Bahçeye gelen kirli bir köpek gördüm.I saw a dirty dog coming into the garden.
Uzakta bir ışık gördüğümüzde rahatladık.We felt relieved when we saw a light in the distance.
Biz uzakta bir kale gördük.We saw a castle in the distance.
Uzakta küçük bir ışık gördük.We saw a little light in the distance.
Uzakta bir kasaba gördüm.I saw a town in the distance.
Uzakta bir ev gördüm.I saw a house in the distance.
Ben uzakta bir ışık gördüm.I saw a light far away.
Uzakta arazi gördüm.I saw land in the distance.
Uzakta bir ışık gördüm.I saw a light in the distance.
Uzakta bir ada gördük.We saw an island in the distance.
Uzaktaki kuleyi gördük.We saw the tower in the distance.
Uzakta bir kuş gördük.We saw a bird in the distance.
Uzakta bir kulübe gördük.I saw a cottage in the distance.
Uzakta loş bir ışık gördük.We saw a dim light in the distance.
Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.I saw a figure approaching in the distance.
İstasyonda kimi gördün?Who did you see at the station?
Bir zamanlar onu caddede gördüğümü hatırlıyorum.I remember seeing her once on the street.
Onu zaman zaman gördüm.I saw him at one time or another.
Onu daha önce gördüğüm için onu hemen tanıdım.Having seen him before, I knew him at once.
Daha önce onu gördükten sonra, onu tanıdım.Having seen him before, I recognized him.
Daha önce gördüğüm için Bay Harrington'u kolayca buldum.I easily found Mr. Harrington because I had seen him before.
İlgili Sayfalar