gör ile cümle
gör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kiralamadan önce arabayı görmek isterim.I'd like to see the car before I rent it.
Kiralamadan önce arabayı görmek istiyorum.I'd like to see the car before I rent it.
Dün genç bir kadın beni görmeye geldi.It was yesterday that a young woman came to see me.
Genç insanların özgürlükçü görüşünü al.Take a liberal view of young people.
Bu size göre kabul edilebilir mi?Would this be acceptable to you?
Ayaklarını yorganına göre uzatmalısın.You should try to live within your means.
Hafta sonunda görüşürüz.See you on the weekend.
Bu hafta sonu beni görmeye gelmeyecek misin?Won't you come and see me this weekend?
Önemli görünen her şeyi not almalısın.You should write down whatever seems to be important.
Tom'a önemli bir görev verildi.An important post was given Tom.
Amcam bana çevirmen olarak görev yaptırdı.My uncle made me serve as interpreter.
Amcamla görüşmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to see my uncle.
O beni görmeye geldiğinde çıkmak üzereydim.I was about to go out when he came to see me.
Evden ayrılmadan önce kapının kilitli olduğunu görün.See that the door is locked before you leave.
Gitmeden seni görmek istiyorum.I would like to see you before I leave.
Ayrılmadan önce sizi tekrar görmek isterim.I would like to see you before I leave.
Bu ilkbahar onları görmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to seeing them this spring.
İlkbaharda her yer güzel görünüyor.Everywhere looks beautiful in the spring.
İlkbaharda her şey parlak görünür.In spring everything looks bright.
Haruki ve Machiko birbirlerini yeniden gördükleri için çok mutlulardı.Haruki and Machiko were very happy to see each other again.
Reçetenizi görmeme izin verin.Let me see your prescription.
Seni ilk gördüğümde kız kardeşinle karıştırdım.I mistook you for your sister when I first saw you.
Samanyolu'nu ilk gördüğüm geceyi hatırlıyorum.I remember the night when I first saw the Milky Way.
İlk olarak, her şey zor görünüyordu.At first, everything seemed difficult.
Başta her şey zor görünüyordu.At first, everything seemed difficult.
Önceleri iş, Tom'a iyi göründü fakat daha sonra iş yorucu oldu.At first the job looked good to Tom, but later it became tiresome.
Bir kızın yuvarlandığını gördüm ve elimde olmadan ona doğru koştum.I saw a girl tumble and ran to her in spite of myself.
Küçük çocuklar yüzmekten yorgun görünüyorlardı.The little children looked tired from swimming.
Kabinin görünümüne bakılırsa içeride kimse yaşamıyor.From the look of the cabin, no one lives in it.
Ben harçlıkta bir artış hakkında babamla görüştüm.I approached my father about an increase in allowance.
Ben Bay Kosugi'yi görmek istiyorum.I'd like to see Mr Kosugi.
Her yöne kaçışan bazı küçük hayvanlar gördük.I saw some small animals running away in all directions.
Biraz kilo almış gibi görünüyorsun.You seem to have gained some weight.
Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen at a distance, the rock looked like a human face.
Benim önümde bir kız göründü.A girl appeared before me.
Kızlar müziğe göre dans ettiler.The girls danced to music.
Azınlığın görüşünü çok düşünmeliyiz.We should think much of the opinion of the minority.
Azınlıklar birçok ülkede hor görülüyor.Minorities are despised in many countries.
Üç çocuk içeri girdi. Ben en yaşlı görünen çocukla konuştum.Three boys came in. I spoke to the boy who seemed to be the oldest.
Bir araba tarafından yere serilmiş bir çocuk gördüm.I saw a boy knocked down by a car.
Bir çocuğun caddeyi geçtiğini gördüm.I saw a boy crossing the street.
Birer birer, çocuklar ne okuduğumu görmek için geldi.One by one, the boys came to see what I was reading.
Oğlan ve kız birbirlerini tanıyor gibi görünüyor.The boy and the girl seem to know each other.
Çocuk beni gördüğünde kaçtı.The boy ran away when he saw me.
Oğlan beni görünce kaçtı.The boy ran away when he saw me.
Çocuk kendisini bir yetişkin olarak görüyordu.The boy saw himself as an adult.
Oğlan görünüşte hafifçe babasına benziyordu.The boy faintly resembled his father in appearance.
İtfaiye arabalarının diğer araçlara göre önceliği vardır.Fire engines have priority over other vehicles.
Hiç filin uçtuğunu gördün mü?Have you ever seen an elephant fly?
Tokyo'ya gidince seni görmeyi umdum.I hoped to have seen you when I went to Tokyo.
Patronum ofis telefonundan özel görüşme yaptığım için beni azarladı.My boss called me down for making private calls on the office phone.
Bilgi sızmış gibi görünüyor.The information seems to have leaked out.
Durum umutsuz görünüyor.The situation appears desperate.
Durumu tartmalı ve ona göre hareket etmelisin.You must judge the situation and act accordingly.
Renk tüm görünen şeylerin en kutsal unsurudur.Color is the most sacred element of all visible things.
Senin görüşlerine göre yaşamak zor.It is hard to live up to your convictions.
O çok ayartıcı görünüyor.That sounds very tempting.
Yeni elbisesinin içinde çok güzel görünüyordu.She looked very beautiful in her new dress.
Oyunu yeni kurallarına göre oynadık.We played the game in accordance with the new rules.
Ben, yeni görevinde aktif bir rol alacağından eminim.I am sure you will take an active role in your new position.
İlgili Sayfalar