gör ile cümle

gör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Umuyorum ki,Japonya anayasaya göre hareket edecek.I hope that Japan will abide by its Constitution.
Bir kedinin bir köpeğin peşinden koştuğunu gördüm.I saw a cat running after the dog.
Yeteneğimin en iyisine göre görevimi yapacağım.I will do my duty to the best of my ability.
Görevimi yapabildiğim en iyi şekilde yerine getireceğim.I will do my duty to the best of my ability.
Ben araba çeken bir at gördüm.I saw a horse pulling a cart.
Fuarda görevli olmak için başvuruda bulundum.I applied to be an attendant at the exposition.
Çitin üzerinden atlayan beyaz bir köpek gördüm.I saw a white dog jump over the fence.
Onu üst kata gelişini gördüm.I saw him coming upstairs.
Çoğu kez onun zorbalık yaptığını gördüm.I've often seen him bullied.
Onun babası tarafından azarlandığını gördüm.I saw him scolded by his father.
Onu annesi tarafından azarlandığını gördüm.I saw him scolded by his mother.
Onu atladığını gördüm.I saw him jump.
Onun mektubu yırtıp attığını gördüm.I saw him tear up the letter.
Nihayet onun aklı başına geldiğini gördüğüme sevindim.I was glad to see that he finally came to his senses.
Onu parkta tek başına yürürken gördüm.I saw him walking alone in the park.
Onu nehir boyunca yüzerken gördüm.I saw him swim across the river.
Onun eve girdiğini gördüm.I saw him enter the house.
Onun polis tarafından yakalandığını gördüm.I saw him caught by the police.
Onun dışarı çıktığını gördüm.I saw him go out.
Onun gerçekten işe başladığın asla görmedim.I've never seen him really get down to work.
Ben onu caddeyi geçerken gördüm.I saw him cross the street.
Onun caddeyi geçişini gördüm.I saw him crossing the street.
Onu kaçarken gördüm.I saw him running away.
Onun yolu geçtiğini gördüm.I saw him crossing the road.
Onun omuzuna yavaşça vurduğunu gördüm.I saw him pat her on the shoulder.
Onun odaya girdiğini gördüm.I saw him enter the room.
Onu kolunun altında bir kitapla yürürken gördüm.I saw him walking with a book under his arm.
Ben onu beyzbol oynarken gördüm.I saw him playing baseball.
Onun beyzbol oynadığını gördüm.I saw him play baseball.
Saat yedide onu görmek için bir randevu aldım.I made an appointment to see him at seven o'clock.
Onunla beraber görünmek istemiyorumI don't want to be seen in his company.
Onu görmek için bir fırsatım vardı.I had a chance to see him.
Görevde onunla işbirliği yaptım.I cooperated with him in the task.
Bir zamanlar onu gördüğümü hatırlıyorum.I remember seeing him once.
Daha önce onu bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.I remember seeing him somewhere before.
Gitmeliyim ve onunla görüşmeliyim.I must go and see him.
Onunla görüşmek için oraya gittim.I went there to meet him.
Kyoto'da ne göreceğini ona söyledim.I told him what to see in Kyoto.
Ona planlarımızdan bahsettim ama o ilgisiz görünüyordu.I told him of our plans, but he seemed uninterested.
Ona başkan ile görüşmesini hatırlattım.I reminded him of his interview with the president.
Onu hiç görmek istemiyorum.I don't want to see him at all.
Her altı ayda bir onunla görüşürüz.I meet with him once every six months.
Ben annesinin onu azarladığını gördüm.I saw his mother scold him.
Onun konuşması bana göre mantıksızdı.His speech made no sense to me.
Onun arabasının sağa dönüş yaptığını gördüm.I saw his car make a turn to the right.
Arabasını sağa dönerken gördüm.I saw his car make a turn to the right.
Zarar görmüş itibarını tamir etmeye çalıştım.I tried to repair his damaged prestige.
Ben onun tavsiyesini değerli olarak görüyorum.I regard his advice as valuable.
Ben onun hakkında bir rüya gördüm.I had a dream about him.
Onların bankaya girdiğini gördüm.I saw them enter the bank.
Onların basketbol oynadığını gördüm.I saw them play baseball.
Ben onların kol kola yürüdüğünü gördüm.I saw them walking arm in arm.
Onu beş gün önce istasyonda gördüm, yani, geçen cuma.I saw her at the station five days ago, that is, last Friday.
Onu büyük bir bilim adamı olarak görüyorum.I consider him a great scientist.
Görür görmez aktörü tanıdım.I recognized the actor the minute I saw him.
Onu şehirdeki en iyi doktor olarak görmüştüm.I regarded him as the best doctor in town.
Onu bir düşman olarak görüyorum.I regard him as an enemy.
Onun ağlamasını görmeye tahammül edemem.I can't bear to see her cry.
Onun yüzdüğünü gördüm.I saw her swim.
Onun onun babasına yardım ettiğini asla görmedim.I have never seen her help her father.
İlgili Sayfalar