görünmem ile cümle

görünmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak ehr bölümde görünmemiştir.Arief tak hanya terpandang di perusahaannya.
Ayrıca aynada görünmeme gibi bir özelliği de vardır.Salah satu orang memaksaku melihat cermin.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.微笑んだ男の視線は画面右を向いているが、川向こうの女性を見ているようには描かれていない。
Bir kez bile yüzü görünmemiştir, sadece bacakları görünür.顔は出ておらず、手足が登場したのみである。
Fazla rüzgar görünmemektedir.風が強くない。
İki galaksi arasında belirgin bir bağlantı ve etkileşim görünmemektedir.この2つの恒星の間には重力的な相互作用はないと考えられている。
Üzerinde askeri elbise olsa da ceset bir askere ait görünmemektedir.軍服を着ているが、軍籍の有無は不明。
Fakat aynı kişi olduklarını öne sürmek pek mümkün görünmemektedir.初対面の人に素の自分を見せるのがあまり得意ではないという。
Orada kendim görünmem için, orada görünen biriyle çıkıyor olmam gerekir.今回は僕の姿を見て走り出した方と一緒に走りたい。
Maxwell bu duruma rağmen hiç gücenmiş gibi görünmemiş, şikayet etmeden durumu kabullenmiştir.オシュトルは立場もあるため好意に気付かぬふりをしているが、そのことが理解できず不満。
Siyah fonda kalan hiçbir nesne görünmemektedir.つやのない黒地に、金の縁取り。
Bazı mesajların Posta arama sonuçlarında görünmemesine neden olan bir sorunu giderir.何の問題ないという内容の手紙が送られる。
Minutiae ve modeller parmak izi analizinde çok önemlidir, çünkü hiçbir iki parmak aynı görünmemektedir.局部特征和模式在指纹分析中都非常重要,由这些特征,没有两个指纹是相同的。
Asla görünmemiştir.從未出現過。
Skarlet oynanmak üzere seçildiğinde yerinde kimse görünmemektedir.누구도 바라봐주지 않을 때에 스바루와 만나게 된다.
Siyah fonda kalan hiçbir nesne görünmemektedir.그런데, 금대의 《여진성씨보》에 갸루(交魯)라는 성씨가 기재되어 있지않다.
Onun anne babası asla görünmemiştir, sadece bahsedilir.부모님의 이름은 알려지지 않았으며, 항상 엄마와 아빠로 불린다.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.הדמות מביטה לכיוון ימין ועל פניה חיוך, אולם אין היא מביטה בדמות הנשית שמולה.
Asla görünmemiştir.מעולם לא הופיעה.
İnsanlara görünmemeyi tercih eder.Не обича да се показва пред хората.
Onun anne babası asla görünmemiştir, sadece bahsedilir.Neki članovi obitelji nisu nikad viđeni nego samo spomenuti.
Bundan sonra görünmemiştir.Odvtedy sa už neobjavil.
Onun anne babası asla görünmemiştir, sadece bahsedilir.Njegove matere ni omenjene, tudi kasneje ne.
Ancak tabutun içindeki kişi kamera açısından görünmemektedir.Etalis – sporokarpas nesuskirstytas į kameras.
Ayrıca aynada görünmeme gibi bir özelliği de vardır.Ma ju ka näen näiteks peeglist oma silmi.
Müttefikler'in askeri bir müdahalesi için artık olanak görünmemektedir.SA ei ohustanud enam armee positsiooni.
Fakat aynı kişi olduklarını öne sürmek pek mümkün görünmemektedir.Ma juba püüdsin näidata, et identsed nad ei ole.
Orada kendim görünmem için, orada görünen biriyle çıkıyor olmam gerekir.Tõsi küll, selleks et teise juurde minna, on tarvis olla iseenda juures.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.15살때, 제 여자친구들은 자신들이 좋아하는 스포츠 팀에서 나오기 시작했습니다. 이유는 너무 근육질 처럼 보이기 싫다는 것이였습니다.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.Když v patnácti moje kamarádky přestaly hrát za svoje oblíbené sportovní týmy, protože nechtěli vypadat mužně.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.Keď v 15tich moje kamarátky prestali hrať za svoje obľúbené športové tímy, pretože nechceli vyzerať mužne.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.Lên 15, các bạn nữ bắt đầu rời khỏi các đội thể thao ưa thích của họ vì họ đã không muốn trông có cơ bắp.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.Op m'n 15de stopten meisjes met sporten omdat ze niet te veel spieren wilden.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.В 15 мої подружки залишали свої улюблені спортивні команди, тому що вони не хотіли здаватись мускулистими.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.В пятнадцать мои подруги ушли из любимого спорта, боясь, что слишком накачают мышцы.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.כשבגיל 15 חלק מחברותיי החלו לנשור מקבוצות הספורט שאהבו כיוון שלא רצו להיתפס כ"שריריות".
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Hän on ainoa, jonka kasvoja vihollinen ei ole nähnyt. Siitä on hyötyä meille kaikille.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Han sa att eftersom fienden inte vet hur han ser ut- -skulle det vara bäst för alla.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Han sagde, at eftersom fjenden ikke ved, hvordan han ser ud, - - ville det være bedst for alle.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Mówi, że tylko jego twarzy wróg nie zna, więc tak będzie lepiej.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Είπε ότι ήταν ο μόνος εδώ που δεν τον ξέρει ο εχθρός. Θα ήταν καλύτερο για όλους μας.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Он сказал, что он единственный из нас, чьё лицо не знакомо врагу, и так будет лучше для нас всех.
Bu yüzden yetimler için bir etkinlik... ...prensesle birlikte görünmemiz için uygun olacaktır.Ezért egy árvaházi megjelenés a hercegnőnek és nekem is jó lehetőség lenne, hogy együtt mutatkozzunk.
Bu yüzden yetimler için bir etkinlik... ...prensesle birlikte görünmemiz için uygun olacaktır.فاعتقد انه سيكون طبيعيا ان نلتقي في حدث للميتم
Esrar tedavisi talebindeki artışın basit bir açıklaması var gibi görünmemektedir.(42) Viz obr. TDI-2 ve Statistickém věstníku 2007.(43) Viz tab.
Esrar tedavisi talebindeki artışın basit bir açıklaması var gibi görünmemektedir.O aumento da procura de tratamento por consumo de cannabis não parece ter uma explicação simples.
Esrar tedavisi talebindeki artışın basit bir açıklaması var gibi görünmemektedir.Ook andere factoren kunnen een rol spelen.
Esrar tedavisi talebindeki artışın basit bir açıklaması var gibi görünmemektedir.Stigningen i efterspørgslen efter cannabisbehandling synes ikke at have en simpel forklaring.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Chưa bao giờ thấy đẹp như vậy.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Dan kau tak pernah nampak sebaik ini.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.En skön syn...
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Et skønt syn...
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Et vous n'avez jamais été si beau.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Nikoli ni bil tako lep.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Non siete mai stati cosė belli.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Nunca tiveram tão bom aspecto.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Pięknie tu jak nigdy.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Qué hermoso panorama.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Şi n-aţi arătat niciodată aşa bine.
Hiç böyle güzel görünmemiştiniz.Wenn ihr wüßtet, wie schön das ist.

İlgili Sayfalar