görünme ile cümle
görünme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Mein Freund Richard Mazuch, ein Londoner Architekt, prägte den Ausdruck "unsichtbare Architektur."
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Mi amigo Richard Mazuch, un arquitecto de Londres, acuñó la frase "arquitectura invisible".
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Min vän Richard Mazuch, som är arkitekt i London, skapade uttrycket "osynlig arkitektur."
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Min ven Richard Mazuch, en arkitekt i London, opfandt sætningen "usynlig arkitektur".
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Mój kolega Richard Mazuch, londyński architekt, ukuł wyrażenie "niewidzialna architektura".
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Môj priateľ Richard Mazuch, architekt z Londýna, vymyslel spojenie "neviditeľná architektúra".
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Mon ami Richard Mazuch, un architecte londonien, a inventé l'expression " architecture invisible ".
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Můj kamarád Richard Mazuch, architekt z Londýna, vymyslel pojem "neviditelná architektura."
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.O meu amigo Richard Mazuch, um arquiteto londrino, criou a expressão "arquitetura invisível".
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Prietenul meu Richard Mazuch, un arhitect din Londra, a inventat sintagma "arhitectură invizibilă".
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Sahabat saya, Richard Mazuch seorang arsitek di London, mengungkapkan frase "arsitektur yang tidak terlihat."
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Ο φίλος μου Ρίτσαρντ Μαζούκ, ένας αρχιτέκτονας στο Λονδίνο, επινόησε τη φράση "'αόρατη αρχιτεκτονική".'
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Мій друг Річард Мазух, архітектор в Лондоні, придумав фразу "невидима архітектура."
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Мой друг, Ричард Мазух, архитектор в Лондоне, придумал фразу "невидимая архитектура".
Arkadaşım Richard Mazuch, Londra'da bir mimar, "görünmez mimari" ifadesini icat etti.Приятелят ми, Ричард Мазух, архитект в Лондон, измисли фразата "невидима архитектура".
Artık bir evsiz değildim. Görünmez birisi hiç değildim.En ollut enää koditon enkä myöskään näkymätön.
Artık bir evsiz değildim. Görünmez birisi hiç değildim.Nem voltam többé hajléktalan, és nem voltam többé láthatatlan.
Artık bir evsiz değildim. Görünmez birisi hiç değildim.Nu mai eram o ființă fără casă și nu mai eram invizibilă.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Eu não quero que mais ninguém seja invisível.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Ich will nicht mehr, dass irgend jemand unsichtbar ist.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Ik wil niet meer dat iemand onzichtbaar is.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Jag vill inte längre att någon ska vara osynlig.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Je ne veux plus que personne soit invisible.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.전 이제 누구라도 제외되는 것을 원치 않습니다.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Nie chcę, aby ktokolwiek był niewidoczny.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Non voglio più che qualcuno sia invisibile.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.No quiero que nadie sea invisible.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Nu îmi mai doresc ca cineva să fie invizibil.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Saya tidak mau lagi ada orang yang tidak terlihat.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Soha többé nem akarok senkit, hogy láthatatlan legyen.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Tôi không muốn bất cứ ai là vô hình nữa.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Už nechcem aby bol niekto neviditeľný.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Už nechci, aby byl kdokoliv neviditelný.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Δεν θέλω πλέον κανένα να είναι αόρατος.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Вече не искам никой да бъде невидим.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Я більше не хочу, щоб хто-небудь був невидимий.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.Я больше не хочу чтобы кто-то был невидимкой.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.אני כבר לא רוצה שאנשים יהיו בלתי נראים.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.أنا لا أريد أحدا أن يصبح غير مرئيا.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.皆が注目に値するのです
Aşk tek bir renk gibi görünmediğinde,... normalde sevginin gücünü düşünürüm.Fogalmam sincs, hogyan csinálhatta. (Nevetés) De meghatott.
Aşk tek bir renk gibi görünmediğinde,... normalde sevginin gücünü düşünürüm.사랑의 힘과 비교할 수 있습니다. 사랑에 빠지면 아무것도 분간할 수 없잖아요.
Aşk tek bir renk gibi görünmediğinde,... normalde sevginin gücünü düşünürüm.lo comparo normalmente con el poder del amor cuando el amor no te deja ver nada.
Aşk tek bir renk gibi görünmediğinde,... normalde sevginin gücünü düşünürüm.lo paragono solitamente al potere dell'amore quando l'amore non vede colori.
Aşk tek bir renk gibi görünmediğinde,... normalde sevginin gücünü düşünürüm.אני משווה אותו לכוחה של האהבה כי האהבה לא מבחינה בין צבעים.
Aşk tek bir renk gibi görünmediğinde,... normalde sevginin gücünü düşünürüm.أقارنها عادة بالحب القوي عندما لا يرى الحب لون البشر.
Aşk tek bir renk gibi görünmediğinde,... normalde sevginin gücünü düşünürüm.音も愛も盲目さ 惚れた相手は最高に見えるんだ
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Az a tény, hogy - én történt - tudni csak egy-két dolgot a Láthatatlan Ember.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Dejstvo je - I zgodi - vedeti samo stvar ali dve o tem Invisible Man.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Det faktum att det är - jag råkar - att veta bara en sak eller två om det här osynlige mannen.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Die Tatsache, dass es - ich zufällig - um nur ein oder zwei Dinge über dieses Invisible Man weiß.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."El hecho de que es - se me ocurre - a saber sólo una cosa o dos acerca de este hombre invisible.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Fakta itu adalah - saya kebetulan - untuk mengetahui hanya satu atau dua hal tentang hal ini Invisible Man.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Fakt, że jest to - zdarza mi się - po prostu wiedzieć co nieco o tym Invisible Man.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Faptul acesta este - I se întâmple - să ştiu doar un lucru sau doua despre acest Invisible Man.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Het feit van het is - ik toevallig - om te weten maar een ding of twee over deze Invisible Man.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Il fatto è - mi capita - di sapere solo una cosa o due di questo uomo invisibile.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."그 사실은 - 난 일이 -이 투명 인간에 대한 단지 한 두 가지를 알고.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."Le fait d'elle est - je arriver - à savoir juste une chose ou deux sur cette Invisible Man.
"Aslında ben gerçekleşmesi sadece bu Görünmez Adam hakkında bir iki şey biliyor."O fato de que é - Acontece que eu sou - saber apenas uma coisa ou duas sobre este Homem Invisível.