görünme ile cümle
görünme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun iyi görünmesini sağlayalım.Let's make this look good.
Ben bir salak gibi görünmek istemiyorum.I don't want to look like a dork.
Ben nankör görünmek istemiyorum.I don't want to appear ungrateful.
Keşke bu kadar çok eğleniyor gibi görünmesen.I wish you didn't look like you were having so much fun.
Bunun sana inanılmaz görünmesi gerektiğini biliyorum.I know this must seem incredible to you.
Tom asla hiç boş zamana sahip gibi görünmez.Tom never seems to have any free time.
Tom kimsenin onu sevmiyor gibi görünmesini umursuyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to care that nobody seemed to like him.
Beyaz bir tekne görünmeye başladı.A white boat came into sight.
O kadar uzun görünmeyecek.It won't seem so long.
Bu elbise senin şişman görünmene sebep oluyor.That dress makes you look fat.
Bir süre sonra, yolda yürüyor gibi görünmediğimizi fark ettim.After a while, I noticed that we didn't seem to be walking on the path anymore.
Onu sana güvenmesi için, savunmasız görünmek zorundasın.For him to trust you, you have to appear vulnerable.
Dan utangaç gibi görünmek istemiyordu.Dan didn't want to seem shy.
Çok sıkılmış görünmemeye çalış.Try not to look so bored.
Beyaz renk, odanın daha büyük görünmesini sağlar.White makes the room look bigger.
Dan katı yürekli görünmek istemiyor.Dan doesn't want to look heartless.
Görünmez olsaydım, herhangi bir şey giymek zorunda kalmazdım.If I were invisible, I wouldn't have to wear anything.
O onun kolay görünmesini sağladı.He made it look easy.
Saçının görünme tarzını gerçekten seviyorum.I really like the way your hair looks.
Dişçine görünmelisin.You must see your dentist.
Dişçinize görünmelisiniz.You must see your dentist.
Bana sık sık etekle iyi görünmediğim söyleniyor.I'm often told I don't look good in a skirt.
Kurbanın kendi kanı ile katilin adını yazmaya çalıştığı görünmektedir.It appears that the victim tried to write the murderer's name with his own blood.
Ketojenik diyet, epilepsi için çok etkili bir tedavi olarak görünmektedir.The ketogenic diet appears to be a very effective treatment for epilepsy.
Artık görünmeyen daha kolay unutulur.That which is no longer visible is easily forgotten.
Sihirbaz, kuşu görünür ve görünmez yaptı.The magician made birds appear and disappear.
Paranoya ciddi bir hastalıktır Tom. Bir doktora görünmelisin.Paranoia is a serious disease, Tom. You should see a doctor.
Şarkıda hitap edilen kişi oldukça güvensiz görünmektedir.The person addressed in the song seems to be rather insecure.
Sivrisinekler koyu giysiler giyen insanlar için daha çekici görünmektedir.Mosquitoes seem to be more attracted to people wearing dark clothes.
Daha yaşlı görünmek için Tom saçını griye boyadı.Tom dyed his hair gray so he'd look older.
Tom umutsuz görünmek istemiyordu.Tom didn't want to seem desperate.
Yiyecek böyle görünmemeli.Food shouldn't look like this.
Aptal görünmekten korkuyordum.I was afraid of looking stupid.
Masum görünmeye çalıştım.I tried to look innocent.
Hayal kırıklığına uğramış görünmemeye çalıştım.I tried not to look disappointed.
Tom hayal kırıklığına uğramış görünmemeye çalıştı.Tom tried not to look disappointed.
O hayal kırıklığına uğramış görünmemeye çalıştı.She tried not to look disappointed.
Tom daha şık görünmek istediği için sahte gözlük taktığını kabul etti.Tom admitted that he wears fake glasses because he wants to look smarter.
Emin görünmeye çalış.Try to look confident.
İyi niyetli olarak görünmek istiyorum.I would like to be viewed as well-intentioned.
Orada kar yağıyor mu? Bak, zaten orada yerde görünmeye başlıyor!Is it snowing out there? Look, it's already starting to appear on the ground there!
O aslında olduğundan çok daha genç görünmeye çalışıyordu.She tried to look much younger than she actually was.
Eğleniyorsun gibi görünmeye çalış.Try to look like you're having fun.
Parmaklarıyla havada görünmez semboller çizdi.He drew invisible symbols in the air with his fingers.
Tom endişeli görünmedi.Tom didn't appear concerned.
Kötümser görünmek istemiyorum.I don't want to sound pessimistic.
Arkadaşlarımın önünde aptal gibi görünmek istemedim.I didn't want to look stupid in front of my friends.
Aptal gibi görünmeyi istemedim, bu yüzden, ne olup bittiğini biliyormuşum gibi davrandım.I didn't want to look stupid, so, I pretended like I knew what was going on.
Masummuş gibi görünmeye çalışma.Don't try to play innocent.
Bazen gerçekler siyasette önemli görünmemektedir.Sometimes the facts don't seem to matter in politics.
O kürk ceket onun daha büyük görünmesini sağlar.That fur coat makes her look bigger.
Onun görünme tarzını seviyorum.I love the way it sounds.
Tom utangaç görünmek istemiyordu.Tom didn't want to seem shy.
Beyaz tavşan karda görünmezdi.The white rabbit was invisible in the snow.
Tom, Mary'nin mutlu görünmediğini söyledi.Tom said Mary didn't look happy.
Tom, Mary'nin hasta görünmediğini söyledi.Tom said Mary didn't look sick.
Ben de görünmez olabilirim.I might as well be invisible.
Tom onun iyi görünmediğini söyledi.Tom said it didn't look good.
Korkunç görünmeye başlıyor.It's starting to look awful.
Tom hiç sıkılmış gibi görünmedi.Tom didn't seem bothered at all.