görünme ile cümle

görünme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom zayıf görünmek istemez.Tom doesn't want to appear weak.
Tom başka hiç kimsenin niçin mutlu görünmediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why no one else seemed to be happy.
Biz uzun süre bekledik ama o görünmedi.We waited a long time, but she didn't show up.
Onun gri saçı, kendisinin olduğundan daha yaşlı görünmesine neden oluyor.Her grey hair makes her look older than she is.
Kırmızı kemer onu siyah kıyafetini daha da iyi görünmesini sağlar.The red belt makes her black dress look even better.
Tom projenin amacını anlamış gibi görünmedi.Tom didn't seem to understand the purpose of the project.
Birkaç hafta ortalıkta görünmesen iyi olur.You’d better lie low for a few weeks.
Bulutlar gittikçe kararıyor ve yağmur yağabilir gibi görünmeye başlıyor.The clouds are getting darker and darker and it's beginning to look like it might rain.
Onun bir soygun gibi görünmesini istiyorum.I want it to look like a robbery.
Görünmez adamı görebilir misin?Can you see the invisible man?
"Online olduğunu görmedim ki" "Evet, görünmez modundaydım.'"I didn't see that you were online." "Yes, I was in invisible-mode.'
O, partide görünmedi fakat sebebini kimse bilmiyor.She didn't show up at the party, but nobody knows why.
Tom dün görünmez adamı gördüğünü söyledi.Tom said he saw the invisible man today.
Tom bunun bir kaza gibi görünmesini sağladı.Tom made it look like an accident.
Biz Tom'un partide olmasını bekliyorduk, ama o görünmedi.We were expecting Tom to be at the party, but he didn't show up.
Bugün iyi görünmek zorundasın.You have to look good today.
Başarılı olmak için, zaten başarılısın gibi görünmen gerekir.To be successful, you need to look like you're already successful.
Mary görünme tarzı hakkında endişeli.Mary is anxious about the way she looks.
En kötü durum senaryosunda elimizden geldiği kadar mutlu görünmek zorunda kalacağız.In the worst case scenario we'll just have to look as happy as we can.
O, yaşlı görünmek için sakalını ve saçını uzattı.He grew his beard and hair in order to look old.
Resmim oldukça hoş görünmeye başlıyor.My painting is starting to look pretty cool.
Bizim apartman dairesi oldukça harika görünmeye başlıyor.Our apartment is starting to look pretty cool.
Onların doktora görünmesi gerek.It is necessary that they see a doctor.
Tom çok parası varmış gibi görünmeyi sever.Tom likes to pretend that he has a lot of money.
Fazla gergin görünmemeye çalış.Try not to look so nervous.
Çok şaşırmış görünme. Her ne yapmak istersem yapabileceğimi biliyorsun.Don't sound so surprised. You know I can do whatever I want to do.
Böyle kuşkulu görünme.Don't look so suspicious.
Çok şoke olmuş görünme.Don't look so shocked.
Tom odaya girer girmez herkes mutlu görünmeye başladı.As soon as Tom walked into the room, everyone started to look happy.
Farklı görünmek istiyorum.I want to look different.
Tom'un neden bizimle balık avlamaktan hoşlanmıyor gibi görünmediğini merak ettim.I wondered why Tom didn't seem to enjoy fishing with us.
Aptalca görünmek istemiyorum.I don't want to look foolish.
Daha genç görünmek istemiyorum.I don't want to look younger.
Aptalca görünmemizi istemiyorum.I don't want us to look foolish.
O daha genç görünmek istiyor.She wants to look younger.
Kim genç ve seksi görünmek istemez ki?Who doesn't want to look young and sexy?
Doktora görünmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to go to the doctor?
Saldırgan görünmek istemiyorum.I don't want to seem pushy.
Saldırgan görünmek istemedim.I didn't want to seem pushy.
Bir şey yapmıyor gibi görünmek istemiyorum.I don't want to look like I'm not doing anything.
Tom bizimle görünmek istemiyor gibi davranıyor.Tom acts like he doesn't want to be seen with us.
Mutlu görünmeye çalış.Try to look happy.
Onun hakkında çok mutlu görünme.Don't look so happy about it.
Tom mutlu görünmeyen tek kişi.Tom is the only one who doesn't seem happy.
Aptal görünmek istemedim.I didn't want to look stupid.
Şaşırmış görünme.Don't look surprised.
Kimse görünmedi.Nobody showed up.
Bu kadar bunalımlı görünme.Don't look so depressed.
Çok şaşırmış gibi görünme.Don't look so surprised.
Televizyonda görünmek için tek şansımı kaybettim.I lost my only chance to appear on television.
Çok hayal kırıklığına uğramış görünme.Don't look so disappointed.
Çok perişan görünme.Don't look so distraught.
Çok gaddar görünme.Don't look so grim.
Çok incinmiş görünme.Don't look so hurt.
Çok afallamış görünme.Don't look so stunned.
Çok üzgün görünme.Don't look so upset.
Çok endişeli görünme.Don't look so worried.
Bu kadar hayal kırıklığına uğramış görünme.Don't sound so disappointed.
Çok şaşırmış görünme.Don't sound so surprised.
O doğru görünmez.It doesn't seem right.

İlgili Sayfalar