Ana içeriğe geç
Sözlük

görünmüyorlar ile cümle

görünmüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Planı onaylayacak gibi görünmüyorlar.They don't seem to approve of the plan.
Tom ve Mary, herhangi bir şey üzerinde anlaşmış görünmüyorlar.Tom and Mary can't seem to agree on anything.
Onlar mutlu görünmüyorlar.They don't seem happy.
Tom ve Mary çok mutlu görünmüyorlar.Tom and Mary don't seem too happy.
Meşgul gibi görünmüyorlar.They don't seem busy.
Tom ve Mary birbirleriyle gerçekten o kadar çok konuşuyor gibi görünmüyorlar.Tom and Mary don't seem to really talk to each other all that much.
Tom ve Mary gerçekten birbirleriyle çok konuşuyor gibi görünmüyorlar.Tom and Mary don't seem to really talk to each other very much.
Onlar çok mutlu görünmüyorlar.They don't look very happy.
Tom ve Mary birbirlerini gördüklerine memnun olmuş gibi görünmüyorlar.Tom and Mary don't seem to be happy to see each other.
Arabanda çalışan çocuklar ne yaptıklarını biliyor gibi görünmüyorlar.The guys working on your car don't seem to know what they're doing.
Çocuklar Tom'un ne söylüyor olduğunu anlıyor gibi görünmüyorlardı.The children didn't seem to understand what Tom was saying.
Çocuklar açıklamaları anlıyor gibi görünmüyorlardı.The children didn't seem to understand the instructions.
Onlar hiçbir yerde görünmüyorlar.They are nowhere in sight.
Tom ve Mary birbirlerini tanıyor gibi görünmüyorlardı.Tom and Mary didn't seem to know each other.
Hiç hasta gibi görünmüyorlar.They never seem to get sick.
Tom ve Mary ne yapılacağını biliyor gibi görünmüyorlar.Tom and Mary don't seem to know what to do.
Yani, önemi olan herşey, mühim olan şeyler görünmüyorlar.So everything that matters, that's important, is invisible.
Aslında, birbirlerine yakın bile görünmüyorlar yani böyle bir şey söyleyemeyiz.In fact, they don't look anywhere close, so we can't assume it.
Ve ne yazık ki onlar orijinalinde renkli görünmüyorlar.And I'm sorry to disappoint you, they don't come in color.
Fakat, tabii ki, şimdi taş ve çamur gibi görünmüyorlar;But, of course, they don't look like rocks and sludge now.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.Large clams, and when we opened them, they didn't look like a clam.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.They're not breeding; they're not even around.
İdeolojik yakınlıkların bir rolü vardı ama belirleyici görünmüyorlardı.Ideological affinities had some role but do not appear to have been decisive.
Arkadaş gibi görünmüyorlar.Ils n'ont pas assez d'amis.
Meşgul gibi görünmüyorlar.Они не кажутся занятыми.
İkna olmuş görünmüyorlar.Ze lijken niet overtuigd.
Aslında, birbirlerine yakın bile görünmüyorlar yani böyle bir şey söyleyemeyiz.De ser faktiskt inte alls lika långa ut, så vi kan inte anta det, men det står att CD är kongruent med CE.
Aslında, birbirlerine yakın bile görünmüyorlar yani böyle bir şey söyleyemeyiz.Faktisk ligner de overhovedet ikke hinanden.
Aslında, birbirlerine yakın bile görünmüyorlar yani böyle bir şey söyleyemeyiz.Nevypadají podobně, takže to nepředpokládám.
Aslında, birbirlerine yakın bile görünmüyorlar yani böyle bir şey söyleyemeyiz.Nevyzerajú podobne, takže to nepredpokladám.
Aslında, birbirlerine yakın bile görünmüyorlar yani böyle bir şey söyleyemeyiz.W rzeczywistości nawet w przybliżeniu nie wydają się być równe, więc nie możemy tego przyjąć.
Aslında, birbirlerine yakın bile görünmüyorlar yani böyle bir şey söyleyemeyiz.Всъщност, те дори не изглеждат да са равни, така че не можем да направим такова допускане
Fakat, tabii ki, şimdi taş ve çamur gibi görünmüyorlar;Aber natürlich sehen sie nichtmehr wie Steine und Schlamm aus;
Fakat, tabii ki, şimdi taş ve çamur gibi görünmüyorlar;Звичайно, зараз вони не виглядають як гірські породи чи мул.
Fakat, tabii ki, şimdi taş ve çamur gibi görünmüyorlar;כמובן שכיום זה לא נראה כמו סלעים ומשקעים;
Fakat, tabii ki, şimdi taş ve çamur gibi görünmüyorlar;نعم ان تلك الامور لا تبدو . كالحمأة ( الطين اللزج ) او الصخور الآن ..
Fakat, tabii ki, şimdi taş ve çamur gibi görünmüyorlar;テレビカメラやモニター
Fakat, tabii ki, şimdi taş ve çamur gibi görünmüyorlar;하지만 물론, 그것들은 이제 토석류(土石流)로는 보이지 않습니다.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.Grote mossels, en toen we die openden, leken ze niet op mossels.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.그것을 열었을 때, 그것들은 조개 같이 보이지 않았어요.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.Nagy kagylók, és mikor felnyitottuk őket, egyáltalán nem úgy néztek ki, mint a kagylók.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.Stora musslor. När vi öppnade dem liknade de inte musslor.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.Большие двустворчатые моллюски. А когда мы их вскрыли, то они не выглядели как моллюски.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.וכשפתחנו אותן הן לא נראו כמו צדפות.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.و عند فتحها, فهي لا تبدو كالأصداف.
O kadar büyük midyeler ki onları açtığımızda artık midye gibi görünmüyorlardı.切り開いてみても、貝の解剖学的構造はありませんでした
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Chúng không thể tiếp tục tồn tại, thậm chí ở các vùng xung quanh
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Ils ne se reproduisent pas, ils ne sont même pas là.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.이제 그들은 서식하지도않고 주변에도 더이상 없을 겁니다.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Nie rozmnażają się; nie ma ich nawet w pobliżu.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Non si riproducono; non ce ne sono nemmeno.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Sie brüten nicht; sie sind nicht mal vor Ort.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Ze zijn niet aan het broeden; ze zijn er gewoon niet.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Не се развъждат; дори ги няма наоколо.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.Они не высиживали птенцов, их не было даже поблизости.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.הם לא מתרבים; הם אפילו לא שם.
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.فهي لا تتناسل و لا توجد حتى بالجوار
Penguenler üremiyor, ortalıkta bile görünmüyorlar.同じ場所でウミイグアナの研究もしましたが
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Aby sme tomu dali zmysel - môžem sa pozrieť na svoje pľúca - vlastne nemôžem, ale nevyzerajú byť príliš veľké.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Jenom pro představu, zvnějšku se plíce nezdají zrovna velké.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod