görünen ile cümle

görünen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu kutu açıyı saat cinsinden gösterir. Görünen üç numara açı, saat, dakika ve saniyedir.To okno pokazuje kąty w godzinach. Trzy pokazywane liczby to godziny, minuty i sekundy kąta.
Bu kutu açıyı saat cinsinden gösterir. Görünen üç numara açı, saat, dakika ve saniyedir.To polje prikazuje kot v% 1. Tri prikazana števila so% 1,% 2 in% 3 za kot.
Bu kutu açıyı saat cinsinden gösterir. Görünen üç numara açı, saat, dakika ve saniyedir.У цьому полі показано кут у годинах. Три показаних числа — це години, хвилини і секунди кута.
Bu kutu açıyı saat cinsinden gösterir. Görünen üç numara açı, saat, dakika ve saniyedir.このボックスは角度を時間表記で表示します。表示されている 3 つの数値は角度の時、分、秒です。
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.E la scară mare, ce pare a fi creștere susținută e, de fapt, o accelerare în termeni reali.
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.Ez logaritmikus skála, tehát ami egyenletes növekedésnek tűnik, az a valóságban gyorsulás.
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.Je to logaritmická stupnice, takže to, co vypadá jako souvislý růst, je ve skutečnosti zrychlováním.
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.로그 축척이기 때문에 꾸준한 성장처럼 보이는 이 추세는 사실 가속 성장입니다.
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.To skala logarytmiczna, dlatego to, co wygląda jak stały wzrost, to zwiększenie w rzeczywistych warunkach.
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.Αυτή είναι λογαριθμική κλίμακα, αυτό που φαίνεται σαν σταθερή αύξηση, είναι στην πραγματικότητα επιτάχυνση.
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.זהו קנה מידה לוגריתמי, אז מה שנראה כגדילה יציבה היא בעצם האצה במונחים ריאליים.
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.وهذا مقياس طويل، هكذا ما يبدو وكأنه النمو المطرد هو في الحقيقة تسارع كمصطلح حقيقيي.
Bu logaritma ölçeğinde, yani istikrarlı büyüme gibi görünen şey aslında gerçek anlamda bir ivmelenme.実際の数値では成長が加速しています こちらは生産性を示したものです
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›a bude jako svetlo rána, keď vychádza slnce, ráno bez oblakov, keď od jasu po daždi pučí zeleň zo zeme.
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›han stråler som Morgenrøden, som den skyfri Morgensol, der fremlokker Urter af Jorden efter Regn."
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›저는 돋는 해 아침 빛 같고 구름 없는 아침 같고 비 후의 광선으로 땅에서 움이 돋는 새 풀 같으니라 하시도다
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›וכאור בקר יזרח שמש בקר לא עבות מנגה ממטר דשא מארץ׃
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›وكنور الصباح اذا اشرقت الشمس. كعشب من الارض في صباح صحو مضيء غبّ المطر.
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›他 必 像 日 出 的 晨 光 、 如 無 雲 的 清 晨 、 雨 後 的 晴 光 、 使 地 發 生 嫩 草
Bulutsuz bir sabah, Şafakta görünen gün ışığı gibidir, Parlaklığı yağmurdan sonra topraktan ot bitirir.›他 必 像 日出 的 晨光 、 如 無雲 的 清晨 、 雨 後 的 晴光 、 使 地 發生 嫩草
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Ad esempio prendiamo gli atleti che appaiono in questo numero, i loro sport.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Asi que estoy viendo esto, veo atletas que han aparecido en esta edición, los deportes.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.A więc oglądam to, widzę sportowców, którzy pojawili się w tym numerze... dyscypliny.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Donc je regarde ça; je vois les athlètes qui sont apparus dans ce numéro, les sports.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Então, eu estou a ver esta: Vejo os atletas que aparecerem nesta edição, os desportos...
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Ik bekijk dit dus. Ik zie de atleten die verschenen zijn in dit nummer, de sporten.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Khi nhìn vào cái này, tôi thấy các vận động viên xuất hiện trong vấn đề này, các môn thể thao.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.자, 그럼 저는 이것을 살펴보기로 하죠. 이번 호에 나온 운동 선수들에 대해 살펴보겠습니다.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Mă uit la asta - văd atleţii care au apărut în această ediţie de sport.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Wenn ich nun hier schaue, sehe ich die Athleten, die in dieser Ausgabe erscheinen und die Sportarten.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Οπότε κοιτάζω σε αυτό, βλέπω τους αθλητές που εμφανίστηκαν σε αυτό το τεύχος, τα αθλήματα.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Вот здесь я вижу спортсменов, которые появлялись в этом издании, виды спорта.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.Разглеждам това; виждам атлетите, които са се появили в този брой, спортовете.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.אז אני מסתכל על זה; אני רואה את האתלטים שהופיעו בגיליון הזה, את הענפים.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.أنا أبحث في هذا ، وأرى الرياضيين الذين ظهروا في هذه المسألة ، والرياضات.
Buna bakıyorum, bu sayıda görünen atletlere bakıyorum, spor dalları.掲載のあったアスリートが全部表示されています。 ランス アームストロングのファンなのでこれをクリックしてみましょう。
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.Guardate- quello che era vero allora lo é certamente anche oggi.
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.Podívejte se na to -- co byla pravda tehdy, je vskutku pravda i dnes.
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.Pozrite sa na to -- čo bola pravda vtedy je celkom určite pravda aj dnes.
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.Viendo eso, lo que fue cierto entonces es cierto hoy.
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.딱정벌레와 스위스 시계의 X선 사진입니다. 그 때나 지금이나 변한 것은 별로 없습니다.
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.Погледнете това... което е било вярно тогава, със сигурност е вярно и днес.
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.Посмотрите на это - всё, что было верно тогда - верно и теперь.
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.של חיפושית אמיתית, ושעון שווצרי, משנת 88. אתם מסתכלים על זה -- מה שהיה נכון אז בטוח שנכון היום.
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.لخنفساء حقيقية، وساعة سويسرية، منذ عام 88. انظروا إلى ذلك ما كان حقيقة حينها لا يزال بكل تأكيد حقيقيا اليوم
Bunlara şimdi baktığınızda görünen ile, o zaman bakıldıığında görünen aynı.これらは当時からなんら変わっていません 私たちは今なお正しい部品を作れますし
Bunlar esasında mavi çiçekler. Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Ale jsou to modré květiny pod zeleným světlem.
Bunlar esasında mavi çiçekler. Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Dar sunt flori albastre în lumină verde.
Bunlar esasında mavi çiçekler. Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Pero son flores azules bajo luz verde.
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.이 영역은 태양 가까이에서 혜성으로 나타나는 수없이 많은 작은 물체들로 이루어져 있습니다. 하지만 대부분의 물체들은 단지 추운 태양의 외행성계에
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.Wolken kleine objecten die als kometen zichtbaar worden als ze dicht bij de zon komen.
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.Това са мъглявини от малки обекти, които се появяват като комети, когато попаднат в близост до Слънцето.
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.אלו עננים של עצמים קטנים שנראים כשביטים כשהם נופלים קרוב לשמש. לרוב, הם פשוט חיים שם בחוץ
Bunlar, Güneşe yakınlaştıkça kuyrukluyıldız gibi görünen, küçük cisimlerden oluşmuş bulutlardır.小さな天体からなる雲です 大半が太陽系の外れにある寒い空間に存在していますが
Bunların en yaygın olanı ise bu soldakı gibi görünen bir cihazdır. Adı: yanal akış bağışıklık tahliliDe courantste is een apparaat dat lijkt op dat ding daar aan de linkerkant.
Bunların en yaygın olanı ise bu soldakı gibi görünen bir cihazdır.Ed il più comune è rappresentato da uno strumento che assomiglia a quello la sulla sinistra.
Bunların en yaygın olanı ise bu soldakı gibi görünen bir cihazdır.Et le plus répondu de ces tests est dans un objet qui ressemble à la chose à gauche.
Bunların en yaygın olanı ise bu soldakı gibi görünen bir cihazdır.그리고 대부분은 왼쪽에 있는 것처럼 보이죠.
Bunların en yaygın olanı ise bu soldakı gibi görünen bir cihazdır.Şi cel mai obişnuit dintre acestea constă într-un dispozitiv care arată ca cel din stânga.
Bunların en yaygın olanı ise bu soldakı gibi görünen bir cihazdır.Testy te to zazwyczaj urządzenia, które wyglądają jak przedmiot po lewej.

İlgili Sayfalar