görün ile cümle
görün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Lezzetli görünüyor.It looks delicious.
En kötü durum senaryosunda elimizden geldiği kadar mutlu görünmek zorunda kalacağız.In the worst case scenario we'll just have to look as happy as we can.
Bu şey benim için çok makul görünüyor.This thing seems very plausible to me.
O evlenmek için biraz genç görünüyor.She looks a little young to get married.
Beni çıplak görünce gülmeye başladı.When she saw me naked, she started laughing.
O, yaşlı görünmek için sakalını ve saçını uzattı.He grew his beard and hair in order to look old.
Neden çok sinirli görünüyorsun?Why do you look so distraught?
Kafası karışmış görünüyor.She looks confused.
Kısa saçla iyi görünüyorsun.You're fine with short hair.
Görüntüyü büyütebilir miyiz?Can we enhance the image?
Bu eğlenceli görünüyor. Neden bunu denemiyoruz?It looks fun. Why don't we try it?
O sade görünümlü bir kız.She's a plain looking girl.
Bunun hepsi anlamsız görünüyor.It all seems pointless.
Görünüşe göre, soru beklenmiyordu.The question was obviously unexpected.
Kolay görünüyor.It sounds easy.
Kolay görünüyordu.It sounded easy.
Göründüğü gibi değil.This isn't what it looks like.
Bu köprü sağlam görünüyor.This bridge looks steady.
O, sağlığı yerinde görünüyor.He seems to be in good health.
Görünüşe göre, iyi bir pozisyon bulmak zor oluyor.Apparently, it's getting difficult to find a good position.
Bu araba oldukça harika görünüyor.This car looks pretty cool.
Resmim oldukça hoş görünmeye başlıyor.My painting is starting to look pretty cool.
Bizim apartman dairesi oldukça harika görünmeye başlıyor.Our apartment is starting to look pretty cool.
O gerçekten sinirli görünüyordu.He seemed really nervous.
Uzaydan bakıldığında, dünya nispeten küçük görünüyor.Seen from space, Earth seems relatively small.
İşte benim ağabeyim. O iyi görünmüyor mu?Here's my big brother. Doesn't he look good?
O iyi bir fikir gibi görünüyordu.It seemed to be a good idea.
O hiç iyi görünmüyor.It doesn't look good at all.
Üzgünüm ama görünüşe göre şemsiyemi kaybettim.I'm very sorry, but it seems I've lost my umbrella.
O zeki ve iyi görünümlü.He's intelligent and good-looking.
Eğleniyor gibi görünüyorlar.They seem to be enjoying themselves.
Ben hayatımın erkeğini arayan güzel iyi görünümlü bir kızım.I am a nice, good-looking girl looking for the man of my life.
O sıkılmış görünüyor.He looks bored.
O hayal kırıklığına uğramış görünüyor.He sounds disappointed.
Onlar hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.They sound disappointed.
Hayal kırıklığına uğramış görünüyorsun.You sound disappointed.
Hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.She sounded disappointed.
O hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.He sounded disappointed.
Bu çok zor görünmüyor.It doesn't sound too hard.
Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.Nothing is as simple as it seems.
Yaptığın bir şey gibi görünüyor.That sounds like something you would do.
Tom neredeyse onunla aynı görünüyor.Tom looks almost identical to him.
O, beni gördüğüne mutlu görünmüyor.She doesn't look happy to see me.
O beni gördüğüne mutlu görünmüyor.He doesn't look happy to see me.
O bizi gördüğüne mutlu görünmüyor.He doesn't look happy to see us.
Onlar bizi gördüğüne mutlu görünmüyor.They don't look happy to see us.
Kedi bizi gördüğüne mutlu görünmüyor.The cat doesn't look happy to see us.
Bu iyi görünüyor.This looks good.
Görünüşe göre, o Tatoeba adındaki bir Japon kızla buluşuyor.He apparently dates a Japanese girl called Tatoeba.
Karım kendi çocuklarından bile hoşlanıyor gibi görünmüyor.My wife doesn't seem to like even her own children.
Onların doktora görünmesi gerek.It is necessary that they see a doctor.
Tom her zaman yemek yiyor gibi görünüyor.Tom seems to be eating all the time.
Tom yeni müdürü etkilemeye çalışıyor gibi görünüyor.Tom seems to be trying to impress the new manager.
Tom hokkabazlıkta oldukça iyi fakat Mary etkilenmiş gibi görünmüyor.Tom is pretty good at juggling, but Mary doesn't seem to be impressed.
Tom çok parası varmış gibi görünmeyi sever.Tom likes to pretend that he has a lot of money.
O muhteşem görünüyor.That sounds great.
Tom her zaman büyük bir acele içinde görünür.Tom always seems to be in a big hurry.
Tom çok memnun görünüyor.Tom looks very pleased.
Tom dehşete düşmüş görünüyor.Tom looks terrified.
Tom korkmuş görünüyor.Tom looks scared.