görün ile cümle

görün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom kesinlikle gitar çalmada iyi görünüyor.Tom certainly seems to be good at playing the guitar.
Tom kesinlikle mutlu görünüyor.Tom certainly seems happy.
Tom Mary'den kesinlikle geçinmesi daha kolay gibi görünüyor.Tom certainly seems easier to get along with than Mary.
Tom kesinlikle geçen cuma gecesi partiden hoşlanıyor gibi görünüyordu.Tom certainly seemed to enjoy the party last Friday night.
Tom kesinlikle hoşnut görünüyor.Tom certainly looks very content.
Tom kesinlikle zengin gibi görünüyor.Tom certainly looks like he's rich.
Tom kesinlikle bir döğüşü başlatmak istiyor gibi görünüyor.Tom certainly looks like he wants to start a fight.
Tom kesinlikle akıllı görünüyor.Tom certainly looks intelligent.
Tom kesinlikle geçen hafta göründüğünden daha iyi görünüyor.Tom certainly looks better than he did last week.
Tom kesinlikle Mary'ye yardım etmeyi umursuyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to mind helping Mary.
Tom kesinlikle ne yaptığını biliyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to know what he's doing.
Tom kesinlikle sözünden dönecek bir insan tipi gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem like the kind of person that would back down.
Tom kesinlikle seksenin üzerindeymiş gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't look like he's over eighty.
Tom kesinlikle paniğe kapılmış görünmüyordu.Tom certainly didn't sound alarmed.
Tom kesinlikle hemen silahına sarılmış gibi görünüyor.Tom certainly appears to have jumped the gun.
Tom kesinlikle eğleniyor gibi görünüyordu.Tom certainly appeared to be enjoying himself.
Tom gözlerini Mary'den ayıramıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to keep his eyes off Mary.
Tom kötü soğuk algınlığından kurtulamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to get rid of his nasty cold.
Tom Mary'nin ölümünü atlatamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to get over Mary's death.
Tom iyi bir iş bulamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to find a decent job.
Tom verilerine erişecek gibi görünmüyor.Tom can't seem to access his data.
Tom, şimdi o sorunu çözemeyecek kadar çok yorgun görünüyor.Tom appears to be too tired to tackle that problem right now.
Görünüşe bakılırsa, Tom, Mary ve John'un düğününe gitmek istemiyordu.Tom apparently didn't want to go to Mary and John's wedding.
Tom, görünüşe göre yapacağını söylediği şeyi yapmadı.Tom apparently didn't do what he said he would do.
Tom görünüşe göre Mary'nin söylediğine inandı.Tom apparently believed what Mary said.
Tom ve Mary, herhangi bir şey üzerinde anlaşmış görünmüyorlar.Tom and Mary can't seem to agree on anything.
Bu Tom'u öldürmek için kullanılan silah olabilir gibi görünüyor.This looks like it might be the weapon that was used to kill Tom.
Tom'un mutlu göründüğü tek zaman Mary ile birlikte olduğundadır.The only time Tom seems to be happy is when he's with Mary.
Tom ne giyerse giysin, her zaman muhteşem görünür.No matter what Tom wears, he always looks great.
Tom biraz kilo vermiş gibi görünüyor.It looks like Tom has lost a little weight.
Tom'un toplantıya gelmediği hakkında haklıymışım gibi görünüyor.It looks like I was right about Tom not showing up for the meeting.
Ben ne dersem deneyeyim, ben sigarayı bırakır gibi görünemiyorum.No matter what I try, I can't seem to give up smoking.
Her şey düzenli görünüyor.Everything seems to be in order.
Tom üzgün görünüyor muydu?Did Tom seem upset?
Tom korku filmleri izlemekten zevk alıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy watching horror movies.
Tom açık havada olmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy being outdoors.
Bu şüpheli görünüyor.This sounds fishy.
O beni görünce koşmaya başladı.When he saw me, he started running.
Onlar bunun çok modern göründüğünü söylüyor.They say it looks too modern.
Görünüşe göre Taro'nun hiç kız arkadaşı yok.It seems that Taro doesn't have any girlfriends.
Neden erkeklerin her zaman sekreterleri ile ilişkileri var gibi görünüyor?Why do men always seem to have affairs with their secretaries?
O yakın görünüyor.That looks close.
Kötü görünüyor mu?Does it look bad?
Onun şeyleri abartmak için bir eğilimi var gibi görünüyor.She seems to have a tendency to exaggerate things.
Birçok Amerikalı için, iki partili siyasal sistem doğal görünüyor.To many Americans, a two-party political system seems natural.
Bir oni oniden korkanlara kaçınılmaz şekilde görünecek.An oni will appear inevitably to those who fear oni.
Bu ifade benim için doğru gibi görünüyor.This phrase seems correct to me.
Onun sesi seninkinden daha iyi görünüyor.Her voice sounds better than yours.
Biz uzun süre bekledik ama o görünmedi.We waited a long time, but she didn't show up.
O genç görünüyor ama aslında 40 yaşın üzerinde.He seems young, but he's actually over 40 years old.
Aniden daha büyük görünüyor.Suddenly, it looks bigger.
Dünyayı seyahat etmekten hoşlanıyor gibi görünüyorsun.It seems you enjoy travelling the world.
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.Now that you've decided to quit your job, you look happy.
Tom öyle görünen bir ceketi asla giymezdi.Tom would never wear a coat that looked like that.
Tom büyük bir adam gibi görünüyor.Tom sounds like a great guy.
Tom şaşırmış görünüyordu.Tom sounded surprised.
Tom her zaman geçici işlerde gibi görünüyor.Tom always seems to be between jobs.
En heyecanlı anda herkes çok gergin görünüyordu.In the most thrilling moment, everyone looked very tense.
O bir böcek gibi görünüyor.He looks like a bug.
Sen gazı göremezsin; görünülmezdir.You can't see gas; it's invisible.

İlgili Sayfalar