görülecek ile cümle

görülecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Imperia Online arayüzünde yapılan en büyük değişiklik bu versiyonda görülecektir.זהו שיפור הגדול ביותר, באימפריה אונליין, כלומר שינוי בחזית.
Imperia Online arayüzünde yapılan en büyük değişiklik bu versiyonda görülecektir.إن هذا هو التغيير الأعظم في اللعبة منذ تأسيس الإمبراطورية أون لاين
Imperia Online arayüzünde yapılan en büyük değişiklik bu versiyonda görülecektir.最大ヴィジュアル変身です。 みんなが現在準備中のプロダクトが気に入ると
Nesneyi z-ekseni yukarı gelecek şekilde çevirdiğimizde o eksendeki ivme ölçerin yayında uzama görülecektir.Lägger man den på sidan så att z-axeln pekar uppåt kommer endast accelerometern längs den axeln att tänjas.
Nesneyi z-ekseni yukarı gelecek şekilde çevirdiğimizde o eksendeki ivme ölçerin yayında uzama görülecektir.אם נהפוך את המערכת על צידה כך שציר z יצביע למעלה ורק מד התאוצה עם הקפיץ שבציר הזה יתארך.
Önümüzdeki ay, Aralık sonunda, yumurtalık kanseri görülecek, pek çok ay sonrasında da akciğer kanseri.다음 달인 12월 말이면 난소암이 완료됩니다. 그리고 몇 달 후에는 폐암에 대한 결과도 볼 수 있습니다.
Önümüzdeki ay, Aralık sonunda, yumurtalık kanseri görülecek, pek çok ay sonrasında da akciğer kanseri.Im nächsten Monat, Ende Dezember, kommt Eierstockkrebs, und dann kommt einige Monate später Lungenkrebs.
Önümüzdeki ay, Aralık sonunda, yumurtalık kanseri görülecek, pek çok ay sonrasında da akciğer kanseri.Volgende maand, eind december, komt eierstokkanker aan de beurt, en enkele maanden later longkanker.
Önümüzdeki ay, Aralık sonunda, yumurtalık kanseri görülecek, pek çok ay sonrasında da akciğer kanseri.W następnym miesiącu, pod koniec grudnia, zobaczycie raka jajnika, a kilka miesięcy później - raka płuc.
Önümüzdeki ay, Aralık sonunda, yumurtalık kanseri görülecek, pek çok ay sonrasında da akciğer kanseri.בחודש הבא, בסוף דצמבר, תראו את סרטן השחלות, ואז סרטן ריאות יגיע כמה חודשים אחרי.
Önümüzdeki ay, Aralık sonunda, yumurtalık kanseri görülecek, pek çok ay sonrasında da akciğer kanseri.و في الشهر القادم, في نهاية شهر ديسمبر, سيظهر سرطان المبايض و من ثم سرطان الرئة في خلال الأشهر القليلة القادمة
Önümüzdeki ay, Aralık sonunda, yumurtalık kanseri görülecek, pek çok ay sonrasında da akciğer kanseri.数月後には肺がんの解析が完了します プロテオミクスの分野もあります
Overloon'da görülecek çok şey vardır.In Overloon gibt es viel zu sehen.
Overloon'da görülecek çok şey vardır.Overloon está repleto de cosas que ver.
Overloon'da görülecek çok şey vardır.Overloon propose de nombreuses choses à découvrir.
Overloon'da görülecek çok şey vardır.V Overloonu je opravdu hodně co vidět.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.C'est le genre de chose qu'ils verraient.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Dan inilah hal yang akan dilihatnya.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.E este é o tipo de coisa que eles estariam a ver.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.E' questo il tipo di cose che riuscirebbe a vedere.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Ezeket látják ugyanis.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.그럼 아마 저런 모양이 보일 거라는 거죠.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Şi ăsta e genul de lucruri pe care l-ar vedea.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Takže opeľovače vidia niečo podobné tomuto.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Takže opylovači vidí něco podobného tomuto.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.To właśnie widziałby zapylacz.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Und das ist das was sie sehen würden.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Và đó là một thứ đáng xem.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Y esto puede ser lo que él vería.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Zoiets zou ze moeten zien.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Αυτή είναι η εικόνα που βλέπουν.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.И това е нещото, което вероятно виждат те.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Они будут видеть примерно вот это.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.Ось що вони бачитимуть.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.כדי להתאים למאבקים. וזה סוג הדברים שהם יראו.
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.انه شيء تراه الحشرات فحسب
Ve bu görülecek olan şeye benzer bir şey.黄色い花は全て
Ve çok ender olarak görülecek kadar iyi korunmuş durumda. . .Je výborně zachovalý. Smalty mají plátěné okraje s velmi tenkými stěnami ze zlata dělícími smalt při tavení.
Ve çok ender olarak görülecek kadar iyi korunmuş durumda. . .que separa los esmaltes entre sí conforme se funden, se petrifican
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.Also es sieht so aus, dass sie von diesem Punkt in der anderen Seite des Spiegels ausgehen
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.Så ser det ut som de avvika från denna punkt på andra sidan av spegeln
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.Takže to vypadá, jako kdyby vycházely z tohoto bodu na druhé straně zrcadla.
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.Изглежда, като че се разклоняват от тази точка, от другата страна на огледалото.
Yani aynanın iç tarafındaki şu noktadan yansıyor gibi görülecekler.שם. נראה כאילו הן נובעות מהנקודה הזאת, בצד
Yani birkaç vektör alanı çizgisi daha çizersek alan bu şekilde görülecek.Eso es lo que el campo se va a ver como si estuviera para dibujar un montón de líneas de campo vectorial.
Yani birkaç vektör alanı çizgisi daha çizersek alan bu şekilde görülecek.그리고 제가 벡터들을 충분히 표시한다면 벡터장은 이런 형상이 될 것입니다
Yani birkaç vektör alanı çizgisi daha çizersek alan bu şekilde görülecek.ככה ייראה השדה, כשאני מצייר מספר וקטורי שדה.
Yani birkaç vektör alanı çizgisi daha çizersek alan bu şekilde görülecek.إذن هذا هو شكل المجال إذا ماقمت برسم مجموعة من خطوط المجال الناقل (الإشعاعي)
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Călătoriți în Orientul Mijlociu, sunt atâtea de văzut, atâția oameni faini.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Cestujte, podívejte se na Blízký východ, je tam tolik věcí k vidění, tolik dobrých lidí.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Encorajo sempre os meus amigos. "Viajem, vejam o Médio Oriente. Há tanto para ver, tantas pessoas boas."
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Hãy du lịch, nhìn tận mắt Trung Đông, có rất nhiều thứ để xem, rất nhiều người tốt.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.중동으로 여행을 하라고. 많은 볼거리가 있고, 인심이 좋다고.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Pergilah, kungjungilah Timur Tengah, ada banyak hal yang bisa dilihat, ada banyak orang baik.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Podróżujcie na Bliski Wschód, tak wiele tam do zobaczenia, tyle dobrych ludzi.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Reis hierheen, er is zoveel te zien, zoveel goede mensen.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Reist, besucht den Nahen Osten. Es gibt so viel zu besichtigen und so viele gute Menschen.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Utazz, látogass el a Közel-Keletre, olyan sok látnivaló van, olyan sok jó ember.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Viaggia, vedi il Medio Oriente, c'è così tanto da vedere, così tante persone buone.
Yolculuğa çıkıp Orta Doğu yu görün, görülecek çok şey var, çok sayıda iyi insan var.Viajen, descubran el Medio Oriente, hay tanto que ver, mucha gente buena.

İlgili Sayfalar