Ana içeriğe geç
Sözlük

görülür ile cümle

görülür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Afrika ve Asya'da ise göçebe hayvancılık görülür.Loty do Afryki i Azji są wykonywane tylko w formie czarterów.
Rick, gözle görülür bir şekilde şaşkın ve korkmuştur.Nick jest zdumiony i lekko zaniepokojony.
Kral Oidipus Sophokles'in başyapıtı olarak görülür.W ten sposób narodził się King Midas Sound.
Ayrıca tüm insanlar da din, ırk veya cinsiyet ayrımı yapılmaksızın eşit görülürler.Studentem może zostać każda osoba bez względu na płeć, rasę czy wyznawaną religię.
Bu tür Batı Avrupa'da nadiren görülür.Bardzo rzadko można go spotkać w Europie Zachodniej.
Çiftleşme mevsiminde erkek ve dişi birlikte görülür.Dowolna jest tu płeć i wiek partnerów.
Romanya ile Bulgaristan'da da görülür.Podobnie było w Rumunii i Bułgarii.
Çizgilerin üzerine düşen bu şeyler görülür.Rzeczy, na które padają linie są widzialne.
Nüfusun 0.1%'inde ve daha çok erkeklerde görülür.Dotyczy 0,2% populacji i nawet do 1% nastolatków.
Virginia, Poe'nun düz yazı eserlerinde de görülür.Virginia jest także obecna w prozie Poego.
Tek türü de Amerika'da görülür.Rodzaj obejmuje jeden gatunek występujący w Ameryce.
Karın ve boğaz genellikle beyazdır, bazen de kısmen pembelik görülür.Brzuch i gardło są zazwyczaj białe, czasem lekko zaróżowione.
Örek insanlara zarar vermez, ancak onun gezindiği görülür ya da acıklı seslerle inlediği işitilir.Nie znosił ludzi, którzy lekceważyli religię lub się z niej naśmiewali.
İki zıt grup arasında haliyle hareketlerde de farklılıklar görülür.Między obiema odmianami istnieje także różnica w wartości akcji punktowych.
Ender tezat örnek ise Tunus'ta görülür.Gatunek pospolicie występujący w tundrze.
Hastalığın belirtileri ağacın yaprak, meyve ve sürgünlerinde görülür.Objawy choroby widoczne są na liściach, pędach i na owocach.
Genellikle bu tür yangılarda fibrinleşme görülür.Często przebieg pryszczycy u tych zwierząt jest bezobjawowy.
Dağların zirvelerinde alpin ve supalpin dağ çayırları görülür.W górach tereny pokrywają subalpejskie i alpejskie gleby górskie.
Bu yüzden bu pazarlarda tipik rekabet görülür.Podczas tych imprez rozgrywano konkursy w konkurencjach klasycznych.
Tipik karasal iklim görülür.Jest to typowy klimat pojezierny.
750 türü mağaralarda görülür.750 gatunków grupowanych w 14 rodzajów.
Bu hastalık genellikle kadınlarda görülür.Choroba występuje częściej u kobiet.
Bazen Kocaali bazen de Karasu topraklarında aktığı görülür.Niekiedy bywa spotykana w okolicy Peru.
Sıkça böbreklerin etkilendiği görülür.Brzuch często obwisły.
Bölgesel farklılıklar çokça görülür.Duże są różnice regionalne.
Çok eşlilik görülür.Jest dość pospolity.
Pelikanlara özgü bazı parazitlerin dışında çoğu diğer kuş gruplarında da görülür.Wole występuje u większości ptaków poza niektórymi owadożernymi.
Dişetlerinde kabalaşma görülür.Sensacja w Ząbkach!
İstanbul'un tarihi semtlerinden batıya ve kuzeye gidildikçe büyük bir farklılaşma görülür.Należy zauważyć, że granice północna i wschodnia ulegały historycznie różnym odchyleniom.
Hastalık dünya üzerinde her yerde görülür.Choroba występuje na całym świecie.
Hemofili genetik görülür.Podejrzewane jest tło genetyczne.
Bazen sürü hâlinde uçtukları da görülür.Niekiedy zdobycz łapią w locie.
Bu fevkalade çizgiler yalnızca Venüs’te görülür.Opisywany tu płaz występuje bowiem jedynie w Kolumbii.
Türkiye'de muhtelif orman bölgelerinde görülür.Źródła posiada w Lesie Turyńskim.
Kuzey Avrupa'da nadir olarak görülür.W północnej Europie pojawia się rzadko.
Yağmur ormanlarında görülür.Występuje w lasach deszczowych.
Özellikle la-dini şiirlerde Hoca Dehhani'den etkilenmiş olduğu görülür.Podaje się, zwłaszcza w historiografii szyickiej, że imam został otruty przez kalifa.
Buna rağmen, örneğin şiir dilinde, tekil sözcüklerin çoğul biçimlerde kullanıldığı da görülür.Widzimy na przykład, że w językach słowiańskich słowo woda ma taką samą postać.
Bandın dentat çizgiye çok yakın yerleştirilmesi durumunda, hemen sonra şiddetli ağrı görülür.W przypadku umieszczenia gumki zbyt blisko linii grzebieniastej od razu pojawia się intensywny ból.
Ara sıra çekiç kullandığı da görülür.Okazjonalnie występuje również w pchnięciu kulą.
Şehir meclisinde davası görülürken Brian, ABD Yüce Mahkemesi'nde görülen Plessy v.Po ogłoszeniu decyzji Sądu Najwyższego w sprawie Brown v.
Bazı resimlerinde ise kollarında bir çift kanat görülür.Kali bywa przedstawiana z kilkoma parami rąk.
Bu dönemin özelliği heterojenliğidir; ne metodolojik, politik ne de entelektüel açıdan fikir birliği görülür.Oczywiście – tak jak już wspomniałem – nie była to kolaboracja ideologiczna tylko polityczna, taktyczna.
Çoğunlukla 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülür.Najczęściej dotyczy mężczyzn w 5. dekadzie życia.
"Fazilet" (virtus), bir adam (vir)ın kendini tanımladığı etkin bir niteliği olarak görülürdü.Bezimienny (The Faceless Man), mężczyzna - zwany też Bezgębnym.
Çünkü 1194'te Itza'ların Chichén Itzá’yı terk ettikleri görülür.W 1194 Chichén-Itzá zostaje opuszczone przez jego mieszkańców, którzy przenoszą się do Petén.
Bu oluşum ve biçimlenmede Anadolu insanının yaşamının ve toplum yapısının etkisi açıkça görülür.Poznaje strukturę i moralność wspólnoty, w której żyje.
Hastalık rutubetli, bataklık ve sıcak bölgelerde diğer bölgelerden daha çok görülür.Większy udział w diecie w ciepłych regionach odgrywają gady i owady.
3 ila 10 arasında çiçek görülür.Kwiaty Zebrane w kwiatostan po 3-10.
Genellikle sis görülür.Często występują mgły.
Daha çok ılık yağışlı aylarda görülür.Pozostają aktywne również w cieplejsze dni deszczowe.
Ablütofobi, erkeklere nazaran, çocuklarda ve kadınlarda daha çok görülür.Zjawiają się widma pana, dziewczyny, dzieci.
Dağ yamaçlarında taygalar ve tundralar bitki örtüsü olarak görülür.Na zboczach wąwozu występuje roślinność górska i tundrowa.
Abdullah, Arap liderleri arasında Batı'ya daha ılımlı olarak görülürdü.Abdullah był spostrzegany przez zachodnich polityków jako umiarkowany arabski polityk.
Belirtiler genel olarak 8 saat içinde tekrar görülür.Symtomen återkommer vanligen inom åtta timmar.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.Sjukdomen förekommer i de flesta delar av världen och drabbar för närvarande ungefär en miljon människor.
Orta ve Güney Asya'da ise her iki serçe türü de kasabalarda ve köylerde görülür.I södra och centrala Asien kan både arterna hittas omkring städer och byar.
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.En sänkt medvetandenivå uppträder i 0,5–6 % av de allvarliga fallen.
Buna karşın A. a. australis Falkland Adaları sahillerinde görülür.Underarten A. a. australis förekommer på Falklandsöarna.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Om den döde ansågs värdig kunde den fortsätta sin existens på jorden i andlig form.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod