Mary yaşına göre müthiş görünüyor.Mary looks terrific for her age.
Kibar bir adam gibi görünüyorsun.You seem to be a kind man.
Sanırım onunla görüşmelisin.I think it's necessary for you to see him.
Onları görüyorum.I see them.
Köpeğiniz susamış gibi görünüyor.It looks like your dog is thirsty.
O ilgisiz görünüyordu.She seemed uninterested.
Arabada bir kadın ve iki köpek görüyorum.I see a lady and two dogs in the car.
O yeterince insani görünüyor. Bu herkesi kandırıyor.He looks human enough. It fools everybody...
Birincilik ödülünü kazanabilir gibi görünüyor.It looks like he might win first prize.
Görünüş çoğu zaman aldatıcıdır.Things are not what they seem.
Şeyler göründükleri gibi değil.Things are not what they seem.
Herkesin görüşüne saygı duyarım.I respect everybody's opinion.
Yakın zamanda Bay Smith ile görüşmedim.I haven't been in contact with Mr. Smith recently.
Lütfen Bay Doi ile görüşmemi ayarlar mısın?Will you please arrange for me to meet Mr. Doi?
Rüya mı görüyorum?Am I dreaming?
Onu destekliyor gibi göründüm.I pretended to support him.
Ucuz olmak şartıyla, herhangi bir saat işimi görür.As long as it is cheap, any watch will do.
Ucuz olduğu sürece, herhangi bir saat işimi görür.Any watch will do as long as it is cheap.
Bay Brooke dürüst bir insan gibi görünüyor.It seems that Mr. Brooke is an honest person.
Artık Bay Tanaka ile görüşmüyorum.I don't associate with Mr. Tanaka any more.
Tom dün görünmez adamı gördüğünü söyledi.Tom said he saw the invisible man today.
Gelecek hafta görüşürüz.See you next week.
O, otuz yaşın üstünde gibi görünüyor.It seems she is over thirty years old.
Orada Bay Jones'in yaptığı kapıyı görüyorsunuz.There you see the gate that Mr. Jones built.
Tom donakalmış görünüyordu.Tom looked petrified.
Berbat görünüyor olmalıyım.I must look a sight.
Kaç yaşında görünüyorum?How old do I look?
Tom yorgun yaşlı bir adam gibi görünüyor.Tom looks like a tired old man.
Köyde kimse yok gibi görünüyordu.It seemed that no one was in the village.
İşler gittikçe daha kötü oluyor gibi görünüyor.Things seem to be getting worse and worse.
Mary kesinlikle şahane görünüyor.Mary looks absolutely stunning.
Üç yıldır görmediğim bir arkadaşla görüştüm.I met a friend I hadn't seen for three years.
Tom sürekli olarak bir şeylerden şikayetçiymiş gibi görünüyor.Tom always seems to be complaining about something.
Tom okulda Fransızca görüyor mu?Is Tom studying French at school?
Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyordu.It seemed too good to be true.
Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor.This seems too good to be true.
Onlar bana çok benzer görünüyor.They look very similar to me.
O gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor.It seems too good to be true.
Gelecek hafta Bay Jones'la görüşmem planlanıyor.I'm scheduled to see Mr. Jones next week.
Sadece vurgulanan metnin ekran görüntüsünü alın.Take a screenshot of just the highlighted text.
O mutlu görünmüyor.She doesn't seem happy.
İlk bakışta kolay görünüyor.At a first glance it seems easy.
Oda çok karanlık ve ürkütücü görünüyor.The room seems awfully dark and spooky.
Ben parasetamolu etkisiz bir ilaç olarak görüyorum.I consider paracetamol to be an ineffective medicine.
Diğerlerinin görüşlerinin hepsi benim için aynı.The opinion of others is all the same to me.
Görünüşler aldatıcı olabilir.Looks can be deceiving.
O geniş görüşlere sahip.He has broad views.
Tom biraz perişan görünüyordu.Tom was looking somewhat distraught.
O, genç görünüyor ama aslında kırk yaşın üstünde.She looks young. However, she's actually over forty.
Genç görünüyor ama aslında kırkın üzerinde.She looks young, but she's actually over forty.
Çekicilikle insanları değerlendirme düşüncesi benim için adil görünmüyor.The thought of rating people by attractiveness does not seem fair to me.
Ciddiymiş gibi görünebilirsin ama eğlenmiş gibi görünemezsin.You can pretend to be serious, but you can't pretend to be funny.
Tom bunun bir kaza gibi görünmesini sağladı.Tom made it look like an accident.
Mavi senin üzerinde iyi görünüyor.Blue looks good on you.
Tom çok üzgün görünmüyordu.Tom did not seem too sorry.
Şunu siz de görüyor musunuz?Are you guys seeing that?
Bu kitap bana okuması zor göründü.This book seemed hard to read to me.
"Saate bak! Okula geç kalacağım! Hoşça kal!" "Görüşürüz. Dikkatli ol.""Look at the time! I'm gonna be late for school! Bye!" "See you later. Be careful."
Memnun görünüyorsun.You look satisfied.
O dürüst bir biçimde kendi görüşünü dile getirdi.He frankly expressed his own view.