Uzun süre görüşmedik.Long time, no see.
Uzun süre görüşmedik. Ben, işini tekrar değiştirmiş olduğunu duydum.Long time, no see. I hear that you've changed your job again.
O sorunu henüz görüşmedik.We haven't yet discussed that problem.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.Patty reveals that she has not talked to Walter for six years.
Ailesi kızlarını reddettiklerini ve 1.5 yıldır görüşmediklerini belirtmiştir.He said he was happy to visit family and friends he hadn't seen in over a year and a half.
Ve onunla hiç yüzyüze görüşmedik.And I've never met him.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Bu konuyu aramızda görüşmedik."We have not discussed this among ourselves.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.Il ne l'avait pas revue depuis seize ans.
Öz babalarıyla ise görüşmedikleri söylenmektedir.También descubre que no se habla con su padre.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.La ragazza, ventisettenne, rivela di non uscire dalla villa da dodici anni.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.Маллой не видел её 8 лет и уже 2 года, как она ему не пишет.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.Hän kertoi ettei ollut puhunut sisarensa kanssa 12 vuoteen.
Öz babalarıyla ise görüşmedikleri söylenmektedir.她以懷疑的眼光看著他們,覺得他們不像是一對父女。
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.被大家稱作希特勒老頭,聽說已經有32年沒睡覺過。
Öz babalarıyla ise görüşmedikleri söylenmektedir.그는 자신의 친 아버지는 만난 적이 없다고 한다.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.Manley mu pove, da Nell ni videl že dve leti.
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Colonnello, quanto tempo.
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Coronel, cuánto tiempo.
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Coronel, há quanto tempo...
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Dawno się nie widzieliśmy.
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Det er længe siden, oberst.
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Det var längesen, överste.
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Tapaamme pitkästä aikaa.
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Συνταγματάρχα, είχατε χαθεί.
Albay, uzun zamandır görüşmedik.Полковник, давно не виделись.
Epeydir görüşmedik, efendim.Давно не виделись.
Epeydir görüşmedik.Hacía tiempo que no te veía.
-Epeydir görüşmedik, Al.- Chi non muore si rivede, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al.- Cuánto tiempo, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al.- Det er længe siden, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al.-Det var längesen, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al.- Há quanto tempo, Al!
-Epeydir görüşmedik, Al. -Hı hı.Dawno się nie widzieliśmy, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al. -Hı hı.Näemme pitkästä aikaa, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al. -Hı hı.Καιρό έχεις να φανείς, Αλ.
-Epeydir görüşmedik, Al.- Давно не виделись, Ал.
Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Cuánto tiempo, comandante Mustang.
Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Det er længe siden sidst, major Mustang.
Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Det var länge sen sist, major Mustang.
Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Há quanto tempo, Major Mustang.
Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Pitkästä aikaa, majuri Mustang.
Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Quanto tempo, maggiore Mustang.
Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Давно не виделись, майор Мустанг.
-Epeydir görüşmedik.- Cuánto tiempo sin verle.
-Epeydir görüşmedik.- Dawno się nie widzieliśmy.
Epeydir görüşmedik.Dawno się nie widzieliśmy.
Epeydir görüşmedik.Det er længe siden.
Epeydir görüşmedik.Det var länge sedan.
Epeydir görüşmedik, efendim.Cuánto tiempo, señor.
Epeydir görüşmedik, efendim.Det er det, sir.
Epeydir görüşmedik, efendim.Det var det, sir.
Epeydir görüşmedik, efendim.Há quanto tempo, senhor...
Epeydir görüşmedik, efendim.-Niin, pitkästä aikaa.
Epeydir görüşmedik, efendim.Sì, ne è passato di tempo.
Epeydir görüşmedik, efendim.To prawda.
Epeydir görüşmedik, efendim.Επίσης, κύριε.
-Epeydir görüşmedik.- Há quanto tempo...
Epeydir görüşmedik.Há quanto tempo!
-Epeydir görüşmedik.-Pitkästä aikaa.
Epeydir görüşmedik.Pitkästä aikaa.