Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.The Japanese embassy met with King Philip III in Madrid on 30 January 1615.
Tarihi haber filmlerini izlemiş ve Goeth'i tanıyan Holoucaust'tan sağ kalanlarla görüşmüştür.He watched historic newsreels and talked to Holocaust survivors who knew Göth.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.He resigned after the first issue.
Fogg, Türkiye siyaseti ile ilgili konularda çeşitli isimlerle görüşmüştü.Klaus has sought cooperation with Russia on issues including energy policy.
Daha önce görüşmüşsek de, ben hatırlamıyorum.""Really, you don't remember?
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.But reporter, you must have interviewed the princess, too.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.My classmate got an arsonist for her first client.
Yoon Seul'u nereden tanıyorsun? Onunla görüşmüştük.I went on a blind date with her.
Bir CPT heyeti Öcalan'ı ziyaret etmiş ve yaşam şartları konusunda kendisiyle görüşmüştü.A CPT delegation had visited Ocalan and interviewed him about his living conditions.
Çift, altı ay boyunca çok tedbirli bir şekilde görüşmüş.The couple very discreetly dated for six months.
Obama, dönemin Polonya Başbakanı Donald Tusk ve Cumhurbaşkanı Bronisław Komorowski ile görüşmüştür.He met with Polish Prime Minister Donald Tusk and President Bronisław Komorowski.
Amerikalı ve Polonyalı liderler ekonomik, askerî ve teknolojik işbiriği konularını görüşmüşlerdir.The American and Polish leaders discussed economic, military and technology cooperation issues.
Trump, Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ile görüşmüştür.He met with the President of Poland Andrzej Duda.
1439'da Floransa Konseyi, Bizans İmparatoru VIII . John Palaiologos ile görüşmüştür.In 1439, the Council of Florence negotiated with the Byzantine Emperor John VIII Palaiologos.
Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.195 L'ambassade japonaise rencontre le roi d'Espagne Philippe III à Madrid le 30 janvier 1615.
Hasekura İspanya'da ikinci kez Kral ile görüşmüştür.La Tchèque est sacrée pour la 2e fois dans la capitale espagnole.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Elle le suit depuis le premier tome.
Fogg, Türkiye siyaseti ile ilgili konularda çeşitli isimlerle görüşmüştü.El presidente Polk a veces discutía asuntos de política con ella.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Sin embargo, la abandonó tras el primer año de estudios.
Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.L'ambasciata giapponese incontrò il re di Spagna Filippo III a Madrid il 30 gennaio 1615.
Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.التقت البعثة اليابانية بملك إسبانيا فيليب الثالث في مدريد في 30 يناير من عام 1615 م.
Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.A embaixada japonesa se encontrou com o Rei Filipe III em Madrid em 30 de janeiro de 1615.
Tarihi haber filmlerini izlemiş ve Goeth'i tanıyan Holoucaust'tan sağ kalanlarla görüşmüştür.Ele assistiu a cinejornais históricos e conversou com sobreviventes do Holocausto que conheciam Göth.
Üç ajentayla görüşmüştür ve o zamandan beri oyunculuk yapmaktadır.Três agentes entraram em contato com ela, que vem atuando desde então.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Zij kwam in opspraak direct na haar aantreden.
Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.Den 30 januari 1615 träffade ambassaden den spanska kungen Filip III i Madrid.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Він планував зав'язати після першої судової справи.
Hatta en kötü yönetmen seçilen İtalyan Ed Wood ile görüşmüştüm.Я навіть говорив з італійцем Едом Вудом, найгіршим режисером.
Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.Japonský velvyslanec se setkal se španělským králem Filipem III. v Madridu 30. ledna 1615.
Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.Familia regală spaniolă a călătorit la Barcelona la 13 august.
Hasekura İspanya'da ikinci kez Kral ile görüşmüştür.Spania s-a proclamat, pentru a doua oară, republică.
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Előzetes bejelentkezés után látogatható.
Üç ajentayla görüşmüştür ve o zamandan beri oyunculuk yapmaktadır.Το έργο παίχτηκε μόνο 3 φορές και από τότε ξεχάστηκε.
Üç ajentayla görüşmüştür ve o zamandan beri oyunculuk yapmaktadır.Tre agenter kontaktede hende, og hun har spillet skuespil lige siden.
İtalya'da Papa V. Paulus ile görüşmüş ve papadan büyük bir saygı görmüştür.Paven hadde tidligere møtt Padre Pio og var svært fascinert av ham.
Japon elçiliği İspanya Kralı Philip III ile Madrid'de 30 Ocak 1615 tarihinde görüşmüştür.Sứ thần Nhật Bản tiếp kiến Vua Felipe III tại Madrid vào ngày 30 tháng 1 năm 1615.
Tarihi haber filmlerini izlemiş ve Goeth'i tanıyan Holoucaust'tan sağ kalanlarla görüşmüştür.Anh xem lại các phim thời sự lịch sử và nói chuyện với những người sống sót đã gặp Goeth.
Kenya komşuları Ruanda ve Uganda ile ortak girişim için görüşmüştü ancak sonunda tekil olarak başvurdu.またケニアは隣国のルワンダとウガンダとの共同開催を持ちかけたものの、結局単独での立候補を余儀なくされた。
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.彼は一通りの調査の後にそこに来たのだ。
İlk vahiyden sonra onunla görüşmüştür.Kodust lahkus ta peatselt pärast oma esimest mõrva.
1972 Yaz Olimpiyatından sonra, Richard Nixon ile Beyaz Saray'da görüşmüştür.21. detsembril 1970 käis Elvis Valges Majas president Richard Nixoniga kohtumas.
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.De uram, meg kellene interjúvolnia a hercegnőt is.
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.Mais en tant que journaliste, vous avez dû interviewer la princesse, aussi.
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.Αλλά κύριε, έπρεπε να είχατε πάρει συνέντευξη και εσείς με την Πριγκίπισσα.
Ama efendim, Prenses'le görüşmüş olmalısınız.لكن سيدي لقد قمت بسؤال الاميرة ايضا
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Egyik osztálytársam egy mániákus gyújtogatót kapott első kliensének.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü. (Gülüşmeler)La mia compagna aveva avuto un piromane come primo cliente (Risate)
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.제 친구의 첫 의뢰인은 방화범이었거든요.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Ma camarade de classe avait eu un pyromane comme premier patient.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Meine Kommilitonin bekam nämlich einen Brandstifter als ersten Patienten.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Mi compañera de clase tuvo un pirómano como primer cliente.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Mijn klasgenoot had een brandstichter als eerste cliënt.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Min klassekammerats første patient var en brandstifter.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Min klasskompis fick en mordbrännare som första klient.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Moja sošolka je dobila za svojo prvo stranko požigalca.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Người bạn cùng lớp của tôi đã có khách hàng đầu tiên là một kẻ gây hỏa hoạn.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Pierwszym pacjentem mojej koleżanki był podpalacz.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Primul client al colegei mele de clasă a fost un incendiator.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Prvním klientem mé spolužačky byl žhář.
Arkadaşım ilk danışan olarak bir kundakçıyla görüşmüştü.Prvý klient mojej spolužiačky bol podpaľač.