Kötü görüşlü insanlar uzağı göremezler.People with bad vision cannot see far.
Bu kadar dar görüşlü olma!Don't be so narrow-minded!
O dar görüşlü biridir.He's a prude.
Dar görüşlü birisin.You're a prude.
Sağ görüşlü bir komşum var.I have a right wing neighbor.
Sol görüşlü bir komşum var.I have a left wing neighbor.
Liberal görüşlü bir komşum var.I have a liberal neighbor.
Tom'dan açık görüşlü olmasını istedim.I asked Tom to keep an open mind.
Her zaman açık görüşlü olmaya çalıştım.I've always tried to keep an open mind.
Açık görüşlü olmaya çalışıyorum.I'm trying to keep an open mind.
Tom dar görüşlü.Tom is closed-minded.
Sanırım Tom geniş görüşlü.I think Tom is broad-minded.
Sanırım Tom dar görüşlü.I think Tom is petty.
Dar görüşlü olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm narrow-minded.
Dar görüşlü değilim.I'm not narrow-minded.
Açık görüşlüyüm.I'm open-minded.
Tom açık görüşlüdür.Tom is broad-minded.
Tom sadece dar görüşlü davranıyor, değil mi?Tom is just being petty, isn't he?
Tom dar görüşlü, değil mi?Tom is petty, isn't he?
Tom açık görüşlü, değil mi i?Tom is open-minded, isn't he?
Tom gerçekten dar görüşlü, değil mi?Tom is really narrow-minded, isn't he?
Tom oldukça dar görüşlü, değil mi?Tom is quite narrow-minded, isn't he?
Tom çok dar görüşlü, değil mi?Tom is very narrow-minded, isn't he?
Tom son derece dar görüşlüdür.Tom is extremely narrow-minded.
Tom dar görüşlüdür.Tom is narrow-minded.
Tom dar görüşlü görünüyor.Tom seems to be narrow-minded.
Sadece senin dar görüşlü fikirlerin ilginç.Only your narrow-minded ideas are interesting.
O dar görüşlü dindar bir kızdı.She was a narrow-thinking religious girl.
Bu ülkeyi yine ulu yapmak için ileri görüşlü bir öndere ihtiyacımız var.We need a forward-looking leader to make this country great again.
Ben ileri görüşlüyüm.I'm farsighted.
Tom dar görüşlü olduğumu söylüyor.Tom says I'm narrow-minded.
Ben çok açık görüşlüyüm.I'm very open-minded.
Tom çok açık görüşlü.Tom is very open-minded.
Tom yakın görüşlüdür.Tom is near-sighted.
Tom uzak görüşlüdür.Tom is far-sighted.
Leyla gerçekten dogmatik ve dar görüşlü bir kişidir.Layla is a really dogmatic and close-minded person.
Leyla dar görüşlü, kibirli bir kişidir.Layla is a close-minded arrogant person.
Daha açık görüşlü olman gerekir.You should be more open-minded.
Tom ve Mary'nin ikisi de oldukça dar görüşlü, değil mi?Tom and Mary are both quite narrow-minded, aren't they?
Mary sol görüşlüdür.Mary is a leftist.
Tom sağ görüşlü.Tom is a right-winger.
Sol görüşlü Hristiyanlar ^ "Your MEPs : Pierre CARNITI".Christian Left "Your MEPs : Pierre CARNITI".
Ayrıca Stuhlbarg'ın karakterini "film tarihinin en ileri görüşlü ebeveyni" olarak tanımladı.He found Stuhlbarg's character "the most forward-thinking parent in movie history".
Konferansa katılması, sağ görüşlü koalisyonun yıkılmasına sebep oldu.His participation in the conference led to the collapse of his (right-wing) coalition.
Partimiz sağ görüşlü bir partiydi.The party was a testimonial party.
İleri görüşlü?"Trouble ahead?
Siyasete ilgisi devam ediyordu ve sol görüşlü Protestan Sosyal Kongresi’ne katıldı.He also involved himself in politics, joining the left-leaning Evangelical Social Congress.
26 Ocak 1978 tarihinde karşıt görüşlü kişilerle girdiği silahlı çatışma neticesinde yaralandı.On January 26, 1978 he was wounded in an armed clash with opposing groups.
1951: Ürdün Kralı I. Abdullah uç görüşlü Araplar tarafından Tapınak Dağı'nda öldürüldü.1951: King Abdullah I of Jordan is assassinated by Arab extremists on the Temple Mount.
Sadece totaliter görüşlü kişiler yönetime katılabilir.Only those formally nominated can take part in the competition.
1997'den 2002'ye kadar Norveçli aşırı-sol görüşlü gazete Klassekampen 'in editör yardımcısıydı.He was the editor-in-chief of the Norwegian far-left daily Klassekampen from 1997 to 2002.
Keith Stanfield, Darius, Alfred'in ileri görüşlü sağ kolu.Lakeith Stanfield as Darius Epps, Alfred’s eccentric right-hand man and visionary.
Birçok konuda çok açık görüşlü, gayet rahat ve uysal biri.They are very understanding and kind and firm in a way.
Ancak laik görüşlü insanlar da bu etki altında olabilir.But the secular-minded people can be influenced by that.
Muhalefet yok, mücadele yok, karşıt görüşlü hiçbir argümana gerek yok.No opposition, no adversariality -- not necessarily any arguing in the adversarial sense.
Liderlerin, barışı sağlama ve korumada becerikli, kararlı ve ileri görüşlü olmsına ihtiyaç var.Leadership needs to be capable, determined and visionary in its commitment to peace.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.By the '70s, forward-thinking people began to recognize the value of local ingredients.
Ve lütfen muhafazakar veya sağ görüşlüyüm diyorsanız elinizi kaldırın.And please raise your hand if you'd say you are right of center or conservative.
Eğer dar görüşlü olursan asla ilerleyemezsin.You'll never row well if you're narrow minded.
Bu yüzden ileri görüşlü insanlara ihtiyacınız var.This is why you need people with long-term vision.