Biz yirmi yıldır sürekli görüşüyoruz.We have kept in constant touch for twenty years.
Her gün görüşüyoruz.We see each other every day.
Birbirimizle düzenli olarak görüşüyoruz.We see each other regularly.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.He went to Belgium.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.You will get to know me and we will get to know each other much better.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Even now we are in touch through Facebook.
Hemen görüşüyoruz ki bazı şeyler dengeyi sağlıyor. phg, - phgImmediately, we see something cancels out. phg, phg subtract.
Katılımın ne düzeyde gerçekleşeceğini ise bugünlerde görüşüyoruz." dedi.Exactly how much is something that we are working on these days," Wolfowitz said.
Başbakan, "Sırbistan'la yıllardır görüşüyoruz, bu yeni bir şey değil." diye de ekledi."We have been talking for Serbia for many years, so it is not anything new," he added.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Wiedersehen in Paris.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.J’irai en Belgique.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.Nous nous connaissons et nous nous rencontrons.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.Han pasado mucho tiempo juntas y se entienden muy bien la una a la otra.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.Si conoscono da molto tempo e si vedono tutti i giorni.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.После перебрался в Бельгию.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.9- رحلته إلى بلجيكا .
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Tilmant vertrok naar België.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.Ze leerden elkaar langzaamaan beter kennen.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Wyjechał do Belgii.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.Coraz lepiej się poznają, coraz lepiej się ze sobą czują.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Besök i Belgien.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.De känner varandra väl och de umgås flitigt.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Потім виїхали до Бельгії.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.A velice pěkně jsme si spolu povyprávěli a navzájem si porozuměli.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Belgiumból Londonba mentek.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz."Tavataan Berliinissä!"
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.Men efterhånden lærer de hinanden bedre at kende.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Contoh lain saat kita pergi ke Singapore.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.そして彼らはパリで出会うことを約束する。
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.파리아만에 접하고 있다.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Odigrao je jedan susret za Belgiju.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Dalyvavo įsiveržime į Belgiją.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Az utcán végezzük a felmérést, ott, ahol csavarognak és drogoznak.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Chúng tôi thực sự phỏng vấn mọi người trên đường phố, ở những nơi mà họ tụ tập và tiêm chích.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Estábamos entrevistándolos en la calle, en los lugares donde se juntaban y tomaban drogas.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Intervievam oamenii pe stradă, în locurile în care ei îşi petrec timpul şi se droghează.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.우리는 실제로 길거리에서 이 사람들이 어울리면서 마약을 하고 있는 장소들에서 인터뷰를 하고 있었습니다.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Nous interrogions des gens dans la rue, là où ils trainent et se droguent.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Pytamy ludzi na ulicy w miejscach gdzie przebywają i biorą narkotyki.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Quello che facciamo è intervistare le persone direttamente in strada dove vanno a procurarsi la droga.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Ty rozhovory jsme dělali na ulici, v místech kde se narkomani scházejí a berou drogy.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Vid tillfället intervjuade vi människor rakt på gatan, vid de områdena där de hängde och tog droger.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Wij zijn mensen op de straat aan het interviewen, op hangplekken waar drugs gebruikt worden.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Wir befragten tatsächlich Leute auf der Straße, an den Orten, wo sie sich aufhalten und Drogen nehmen.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Παίρναμε συνέντευξη βασικά σε ανθρώπους στο δρόμο, σε μέρη που σύχναζαν και έπαιρναν ναρκωτικά.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.В действителност ги интервюирахме на улицата. Там, където се събират и се дрогират.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Это мы говорим с людьми на улице, там, где они тусуются и колются.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz."או כן." 100 אחוז. "אנחנו נרקומנים, אנחנו יודעים איפה להשיג מחטים נקיות." "אז יש עליכם מחט?"
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.في الواقع كنا نستجوب الاشخاص في الشارع في الاماكن التي يتجمع فيها مدمنوا المخدرات
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.実際にインタビューをします 「清潔な針を携帯していますか?」
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Anche ora siamo in contatto su Facebook.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Bahkan sekarang kami berhubungan lewat Facebook.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Chiar şi acum ţinem legătura prin Facebook.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Dokonce i teď jsme v kontaktu přes Facebook.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.지금까지도 우린 Facebook을 통해 연락하고 지내죠.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Incluso hoy seguimos en contacto por Facebook.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Kontaktujemy się ze sobą przez Facebooka.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Még most is kapcsolatban vagyunk a Facebook-on keresztül.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Nous restons toujours en contact avec Facebook.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Selbst jetzt stehen wir in Kontakt durch Facebook.