Biz yirmi yıldır sürekli görüşüyoruz.We have kept in constant touch for twenty years.
Kurul sosyal yardımı görüşüyor.The committee is discussing social welfare.
İki ülke barış antlaşmasını görüşüyor.We have a good negotiator on the staff.
Chris onun en sevdiği kızı, Kate'i gördü, Beth ile özel görüşüyordu.Chris saw his favorite girl, Kate, having a private conversation with Beth.
Yarın onunla görüşüyor olacağım.I'll be seeing him tomorrow.
Onunla her zaman orada görüşüyorum.I'm always meeting him there.
Yarın amcamla görüşüyorum.I am seeing my uncle tomorrow.
Yarın bir arkadaşla görüşüyorum.I am seeing a friend tomorrow.
Her gün görüşüyoruz.We see each other every day.
Tom Mary ile görüşüyor.Tom is interviewing Mary.
Bir sürü insanla görüşüyorum.I meet a lot of people.
Tom her zaman Mary ile telefonla görüşüyor gibi görünüyor.Tom always seems to be on the phone with Mary.
Bir terapistle görüşüyorum.I'm seeing a therapist.
Tom ve Mary sorunlarını John'la görüşüyordu.Tom and Mary were discussing their problems with John.
Tom ve Mary durumu görüşüyorlar.Tom and Mary are discussing the situation.
Tom ve Mary birbiriyle görüşüyor.Tom and Mary have been seeing each other.
Tom bir terapistle görüşüyor.Tom is seeing a therapist.
Haftada iki üç kez dedemle görüşüyordum.I saw grandpa two or three times a week.
Dedemle haftada iki üç kez görüşüyordum.I saw grandpa two or three times a week.
Biriyle görüşüyorsun, değil mi?You're seeing someone, aren't you?
Tom'la ne kadar zamandır görüşüyorsunuz?How long have you been seeing Tom?
Hâlâ aynı kızla mı görüşüyorsun?Are you still seeing the same girl?
Tom, Mary'yle görüşüyor.Tom is conferring with Mary.
Dan 1997'den beri bir psikiyatrist ile görüşüyor.Dan has been seeing a psychiatrist since 1997.
Sen başka biriyle görüşüyorsun, değil mi?You're seeing someone else, aren't you?
Tom ekim ayından beri bir psikiyatrist ile görüşüyor.Tom has been seeing a psychiatrist since October.
Biriyle görüşüyordum.I've been seeing someone.
Polis tanıklarla görüşüyor.The police are interviewing witnesses.
O başka biriyle görüşüyor.She's seeing someone else.
Jüri şimdi görüşüyor.The jury is now deliberating.
Birbirimizle düzenli olarak görüşüyoruz.We see each other regularly.
Sen ve Tom hâlâ görüşüyor musunuz?Do you and Tom still keep in touch?
Tom şimdi bir öğretmeniyle görüşüyor.Tom is now talking to one of his teachers.
Hâlâ bir terapist ile görüşüyor musun?Are you still seeing a therapist?
Sami, Leyla'nın başka erkeklerle görüşüyor olduğundan şüphelenmeye başladı.Sami started suspecting Layla was seeing other men.
Tom ve sen ne sıklıkla görüşüyorsunuz?How often do you and Tom see each other?
Tom'la görüşüyorum.I've been in touch with Tom.
Tom başka bir kadınla görüşüyor, değil mi?Tom is seeing another woman, isn't he?
Haftada kaç gün Tom'la görüşüyorsun?How many days a week do you see Tom?
Tom seninle görüşüyor muydu?Has Tom been in touch with you?
Agrippina ve Nero birbirleriyle kısa ziyaretler aracılığı ile görüşüyorlardı.Agrippina and Nero would see each other on short visits.
Horthy'nin oğlu Miklós Horthy, bu arada Sovyet temsilcilerle görüşüyordu.Horthy's son Miklós Horthy, Jr. was meeting with Soviet representatives.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.He went to Belgium.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.You will get to know me and we will get to know each other much better.
- Üniversiteden kimseyle görüşüyor musun?Seen anyone from the university? -Nobody.
Burada bir sosyal görevli Hyun Sook ile görüşüyor.This is a social worker interviewing Hyun-Sook.
Hatta şimdilerde Facebook aracılığıyla görüşüyoruz.Even now we are in touch through Facebook.
Ve ben 20'li yaşlarında erkekler hakkında konuşmak isteyen biriyle görüşüyordum.And I got a twentysomething who wanted to talk about boys.
Bir sonraki şiirin adı "Taşra" üniversitede birisiyle tanıştım, hala kendisiyle görüşüyorum.The next poem is called "The Country" and it's based on, when I was in college
Hemen görüşüyoruz ki bazı şeyler dengeyi sağlıyor. phg, - phgImmediately, we see something cancels out. phg, phg subtract.
Neden onunla görüşüyorsun?Why are you seeing her?
Başkasıyla mı görüşüyorsun?Are you seeing someone else?
Hee-joong biriyle görüşüyor.Hee-joong's seeing someone.
Başkan, Lee Seol'la mı görüşüyor?The Chairman is meeting with Lee Seol?
Sierra Leone Devlet Başkanıyla görüşüyordum.I have just been talking to the President of Sierra Leone.
Kocan bir falcı ile görüşüyordu. Sonra Liang"ın eşkıyaları oldukları anlaşıldı...Yen Xiaoyi saw through a fortune teller who's Wu Yong the Wizard
Ne kadardır görüşüyorsunuz?And how schlong... long have you been seeing her?
İleri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar."O Moses," he said, "the chiefs are deliberating to kill you.
Obama ve Putin Moskova dışında görüşüyor, 7 Haziran 2009.Obama and Putin meet outside Moscow, July 7, 2009.
Son olayda, grup Sudanlı müşterilerle görüşüyordu."In the recent case, the group was talking with clients from Sudan."